Şahane Mimari Dokularıyla Birbirine Benzeyen 10 Şirin Yer
Hüküm sürdüğü yıllarda, pek çok medeniyete ev sahipliği yapan geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı Devleti, sınırlarına kattığı topraklarda mimari ve kültürel izlerini bıraktı. Bu nedenle, Türkiye‘nin çoğu bölgesinde rastlanan 18 ve 19. yüzyıl Osmanlı evlerine yakın çevredeki ülkelerde de rastlamak mümkün.
Anadolu ve Balkanlar başta olmak üzere Osmanlı’nın hüküm sürdüğü topraklarda mimari benzerlikleriyle dikkat çeken yerleşim yerleri ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor.
Mimari Benzerlikleri ile Dikkat Çeken 10 Yer
Hamamönü, Ankara

Görenlerde, hala eski dönemlerde yaşıyor hissi uyandıran Ankara Hamamönü, 19. yüzyıl sivil mimarisini en iyi yansıtan yerleşim yerlerinden biri. İsmini bir Türk boyu olan Oğuzların Bayındır Boyu Beyi Karacabey tarafından inşa ettirilen Karacabey Hamamı’ndan alan Hamamönü, belediye tarafından yapılan tarihi dokuyu koruma ve restorasyon çalışmalarının ardından daha etkileyici bir görünüme kavuştu. Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Hamamönü, muhteşem mimarisi ile ünlü yapılarıyla Ankara’ya gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği tarihi yerler arasında bulunuyor.
Taraklı, Sakarya

Şener Şen’in oynadığı reklam filmi ile adını duyuran ve ilk bakışta, tarihi dokusunu koruyan bir ‘Osmanlı kasabası’ izlenimi oluşturan Taraklı‘nın kuruluşu, MÖ 2 binli yıllara kadar dayanıyor. Muhteşem doğası ve huzurlu atmosferi ile hafta sonu kaçamakları için de oldukça uygun bir adres olan Sakarya Taraklı’da, 3 asırlık geçmişine rağmen hala tüm heybeti ile ayakta kalan tarihi ‘Taraklı evleri’ görülmeye değer. Birçoğu restore edilerek, butik otellere dönüştürülen bu evler, Hıdırlık Tepesi ve Taraklı Hisarı’nın yamaçları arasında bulunan yemyeşil vadi içinde bir inci gibi parlıyor.
Amasya

Amasya‘da, Hatuniye Mahallesi, Hazeranlar Sokak ve Yeşilırmak kıyısında Roma dönemine ait kalın sur duvarları üzerinde bulunan tarihi Amasya evleri, genellikle avlulu ve bahçeli olarak inşa edilmiş. Bitişik ve sırt sırta sıralanan bu iki katlı evlerin bahçelerinde bulunan su kuyularının çoğu günümüzde işlevini yitirmiş durumda. Eski Amasya evleri kerpiç ve ahşap kullanılarak yapılmış ancak ahşap uzun ömürlü bir malzeme olmadığı için bu evlerin yerini son Osmanlı döneminin mimarisi yansıtan yapılar almış. 19. yüzyıldan kalma bu yapılar, geleneksel Osmanlı evlerinin tüm özelliklerini taşıyor.
Kastamonu

Farklı kuşakların bir arada yaşadığı geniş aile tipine uygun biçimde yapılan Kastamonu evleri, Osmanlı mimarisinin izlerini günümüze ulaştırıyor. Kentin kültürel kimliğinin korunmasında oldukça önemli bir yere sahip olan bu evler, çok odalı, geniş ve genellikle de üç katlı olarak inşa edilmiş. Evlerin birinci katları ortak kullanım alanı olarak, ikinci ve diğer katlar ise bireysel kullanım ya da konuklar için düzenlenmiş. Evlerin yapımı sırasında özellikle, yakında bulunan yapıların (komşu evlerin) manzarasını, gölgesini veya güneşini engellememeye özen gösterilmiş.
Göynük, Bolu

20. yüzyıl Türk evlerini görme fırsatı bulacağınız Bolu Göynük‘te, yaklaşık 100-150 yıldır ayakta duran bu yapıların odaları, kapıları ve pencerelerindeki ahşap işlemeler ve motifler birer sanat eseri. Genelde bir ya da iki katlı olacak şekilde inşa edilen Göynük evlerinin pencereleri ise odaların şeklini dışarıya yansıtacak şekilde tasarlanmış. Üç penceresi bulunan duvarların arkasında bir oda, üçten fazla penceresi olanların arkasında da sofa tipi oda bulunuyor. Kiler, mutfak, hizmetçi odası, boş oda gibi birden çok odası bulunan evlerde, gündelik yaşamın geçtiği yer ise birinci kat olarak tasarlanmış.
Şirince, İzmir

İzmir‘in Selçuk ilçesinde bulunan Şirince, günümüzde büyük çoğunluğu pansiyon ve otel olarak kullanılan eski Rum evleriyle marka köye dönüştü. 1780’li yıllarda Osmanlılar tarafından iskan edilen köye, Rum vatandaşlar yerleştirilmiş. Zamanla bölgedeki Rum nüfusun yerini Türk aileler almış. Bugün ise köy nüfusunun neredeyse tamamı Türklerden oluşuyor. O dönemlerde Rum ailelerin yetiştirdiği kaliteli incirleri ile meşhur olan köy, günümüzde 19. yüzyıldan kalma iki katlı şirin evleri ile dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çekiyor.
Safranbolu, Karabük

Her biri birbirine benzeyen tarihi evleri, on binlerce kişi tarafından ziyaret edilen Safranbolu, bu görkemli yapıları ile ülkemizin en etkileyici yerleşim yerlerinden. 1994 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine alınan Safranbolu evleri, 18 ve 19. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak görülüyor. Etkileyici görünümlerinin yanı sıra depreme karşı dayanıklı yapılarıyla da bilinen bu evlerin harcında yumurta akı kullanılması evlerin dayanıklı olmasında en önemli etken.
Berat, Arnavutluk

Arnavutluk’un 13 ve 15. yüzyıldan kalma tarihi binaları ile ünlü etkileyici şehri Berat‘tan, büyük pencereli eski evleri nedeniyle ‘Bin bir pencereli şehir’ olarak da söz ediliyor. Osmanlı döneminden kalma beyaz evleri, muhteşem görünümleri ile büyüleyen şehir, UNESCO Dünya Mirası Listesinde de kendine yer bulmayı başarmış. Berat, birbiri ardına sıralanmış evlerinin oluşturduğu mükemmel mimari dokusunun yanı sıra çam ağaçlarından yayılan tertemiz havasıyla da görülmeye değer bir yer.
Beypazarı, Ankara
Osmanlı döneminin tımarlı sipahi merkezlerinden biri olan Beypazarı, mimari güzelliğiyle Ankara’nın en ihtişamlı ilçeleri arasında yer alıyor. Hititler, Frigler, Galatlar Romalılar, Bizanslılar, Anadolu Selçukluları ve son olarak da Osmanlıların hüküm sürdüğü Beypazarı toprakları, pek çok farklı kültürden beslenmiş, zengin bir geçmişe sahip. Günümüzde, birbirine bitişik ve yüz yüze bakan kiremit çatılı, ahşap evleriyle de ilgi çeken ilçedeki bu mimari görünümün, yöre halkının sıcak ve samimi yapısını yansıttığı da dile getiriliyor.
Ohrid, Makedonya

Makedonya’nın turistik cazibe merkezi olan Ohrid, mimarisi ve kültürel dokusu ile farklı medeniyetlerin kesiştiği bir coğrafyada. Ohrid, kendi adını taşıyan ünlü Ohrid Gölü ve ülkenin Osmanlı sınırları içerisinde kaldığı yıllarda inşa edilen büyüleyici Osmanlı evleriyle tanınıyor. Ohrid Gölü kenarında sıralanan bu evler, şehre otantik bir görünüm katıyor.
Tarihin ve mimari dokunun eşsiz güzelliğine kapılıp, yola çıkmayı düşünenler, bu muhteşem yapıları yerinde görme fırsatı bularak, unutulmaz manzaralara tanıklık edebilir.