PAYLAŞ

Macaristan, Karpatlarda kurulu, batıda Avusturya ve Slovenya, kuzeyde Slovakya, doğuda Romanya ve Ukrayna, güneyde Sırbistan ve Hırvatistan ile komşu olan bir Orta Avrupa ülkesi. Macaristan’ın başkent Budapeşte’den sonra en önemli şehirleri Debrecen, Segedin ve Pecs. OECD, NATO, AB, Visegrád Grubu ve Schengen üyesi olan ülkenin resmi dili Fin-Ugor dillerinden olan Macarca, para birimi ise Avrupa Birliği üyesi olmasına karşın Forint.

Denize kıyısı olmayan bir ülke olan Macaristan’da başkent Budapeşte’nin ortasından geçen ve ülkeyi boydan boya dolaşan Tuna Nehri, ülkeye bambaşka bir güzellik katıyor. Almanya’dan başlayıp Karadeniz’e dökülen ve bu sırada 10 ülke, 25 şehirden geçen Tuna Nehri‘nin Budapeşte’ye ayrıcalık tanıdığı aşikar. Öyle ki Budapeşte Doğu Avrupa’nın ve dünyanın en güzel kentlerinden biri olarak gösteriliyor. Tuna’nın hayat verdiği muazzam bir kraliçe olan Budapeşte, tarihi dokusu, kültürü ve gece hayatı ile Macaristan’ın incisi.

Macaristan-Gezi

Avrupa mimarisinin en güzel örneklerini görebileceğiniz Macaristan’ın, jeolojik alanları, fosil kalıntıları, antik Roma harabeleri, Türk kültürünün tarihi eserleri ve birbirinden zarif şehir dokusuyla dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlıyor. UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmış sekiz bölgeye sahip olan Macaristan, zengin kültür ve halk geleneğiyle de Türk, Batı ve Doğu Avrupa’nın karışımı.

Macaristan, 1526’deki Mohaç Meydan Muharebesinin ardından, günümüzde Sırbistan sınırları içerisinde bulunan Nov Sad kenti ile birlikte, Osmanlı topraklarına katılmış. Başta Budapeşte olmak üzere tüm Macaristan’da Osmanlı döneminden kalma çok sayıda cami, medrese ve mescit bulunuyor.

Tükenmez kalemden rubik küpün icadına dek imzası olan Macarlar, ülkelerine 13 Nobel Ödülü getirmiş bir millet. Zira nüfusu yalnızca 10 milyon olan Macaristan, yetiştirdiği çok sayıda bilim insanı ve Avrupa’da tercih edilen üniversite eğitimi ile ünlü.

Macaristan Gezi Rehberi

Macaristan tarih boyunca Avrupa’nın kavşak noktalarından biri olması nedeniyle birçok kez istila edilip çeşitli saldırılara uğramış bir ülke. Macarların yurdu, Fin-Ugor kavimlerinin ana yurdu olan Ural Dağları ile Volga Nehri dolaylarıydı. Yine Fin-Ugor kavimlerinin Ugor ve Onogurlarla, ardından da Hunlarla karışarak Volga bölgesinde “Macar” kavmini meydana getirdiler. Daha sonra bu boylara Hazarlar’dan olan üç Kavar boyu daha katıldı. Yani günümüz Macarları Onogurlar, Ugorlar, Hunlar ve Kavar Hazarları olmak üzere üçü Türk dört kavmin birleşmesinden doğdu.

MS 9’uncu yüzyılda Don Nehri’ni yurt edinen Macarların, siyasal ve toplumsal örgütlenmeleri itibarı ile Hazarlardan ayrılmış Kavar kökenli üç kabileyi de içine alan 10 kabilenin oluşturduğu bir federasyona dayanıyordu. Bu dönemde Macar Boylarına önderlik ederek Avrupa’da fetihler yapan Macar hükümdar Arpad ve ardından gelen Geza ülkeyi Avrupa mimarisine göre düzenleyerek Hristiyanlığı yaydılar.

Anglo-Sakson halkları tarafından öteden beri Hun ismi ile anılan Macarlar, 16. ve 17 yüzyıllarda Osmanlıların, ardından Avusturya Habsburg Hanedanlığının egemenliği altında kaldılar. Bununla birlikte Macarlar fiziksel ve kültürel bakımdan geniş çaplı bir değişim geçirseler de, ulusal bilinçlerini korudular. Macaristan 1867’de özerkliğini, 1918’de de bağımsızlığını kazandı.

165 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalan ve eski tarih kaynaklarında Hungarus olarak geçen Macaristan’da bugün bile birçok Türkçe kelime ve yer adları kullanılıyor. Macaristan’da başta hamamlar olmak üzere o dönemde yapılan birçok eser halen Budapeşte’de ziyaret ediliyor. Orta Asya gelenek ve yaşayış tarzlarını, şaman inançlarını uzun süre devam ettiren Macarlar pek çok bakımdan Türklerle ortak özelliklere sahip.

Budapeste-Macaristan

Macaristan Gezilecek Yerler

Macaristan, kaplıcaları, gölleri, Tuna Nehri, dünya mirasına alınmış bölgeleri ve güzeller güzeli başkenti Budapeşte ile Avrupa’nın en güzel ülkelerinden biri. Avrupa’nın kalbinde yer alan ve tarih boyunca Avrupa kültürlerinin buluşma noktasında bulunan Macaristan, Avrupa’da yalnızca klasik ve modern sanat, müzik ve edebiyat merkezi olmakla kalmamış, aynı zamanda yenilikçi ve deneyci kültürel hareketlerin de kalbinde yer almış bir ülke.

Macaristan, kapladığı alan dar olsa da, sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi değerler bakımından oldukça önemli olan ülkede, oldukça gelişmiş bir ulaşım ağı mevcut. Budapeşte’nin harika ulaşım ağı, üç hatlı bir metro, otobüs, tramvay ve troleybüslerden oluşuyor. Biletleri metro gişelerinden ve gazete bayilerinden alabildiğiniz gibi Budapeşte’den ülkenin diğer illerine yolculuk etmek isterseniz, bunun için konforlu ve ucuz ulaşım aracı olan trenleri kullanabilirsiniz. Avrupa’nın en büyük gölü olan Balaton Gölü’ne sahip olan ülkenin başkenti Avrupa’nın en büyük sinagogu olan Dohany Street Sinagogu’nu barındırıyor.

1. Budapeşte

Macaristan-Gezi-Rehberi

Budapeşte, Macaristan’ın başkenti. İlk olarak 1526’da Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilen Budin ve Peşte ile ülkesinin bir buçuk asır Osmanlı hakimiyetinde kalmasını sağlayan kent, Tuna’nın İncisi, Tuna’nın Kraliçesi, Doğu’nun Paris’i, Avrupa’nın Kalbi ve Özgürlüğün Başkenti gibi isimlerle anılıyor. Budapeşte müzeleri, operaları, galerileri, katedralleri, kaplıcaları, tarihi kalıntıları ve zengin kültürüyle büyülü bir şehir.

Tuna Nehri’nin iki yakasında yer alan Budin ve Peşte’nin 1873’te birleşmesiyle oluşan Budapeşte, Macaristan’ın politik, kültürel, ticari, endüstri ve ihracat merkezi. Ülke nüfusunun beşte birine ev sahipliği yapan kentte, Tuna’nın batı kıyısında Buda Kalesi’nin çevresindeki görece engebeli bölgede tarihi semtler uzanıyor. Şehrin iş hayatının merkezi ve kalabalık semtleri ise Tuna’nın doğusundaki ovaya açılan düzlükte yer alıyor.

Yerleşim alanlarının çeşitliliği, bulundurduğu tarihi eserler, Macaristan’daki kaplıca ve şifalı hamam kültürünün en fazla yaşandığı kentlerden biri olması, Budapeşte’yi önemli bir turizm merkezi yapıyor. Macaristan’da bulunan yaklaşık 1300 kaplıcanın 300’ü ve daha birçok şifalı hamam Budapeşte’de yer alıyor. Avrupa’daki en büyük termal kaplıca olan Szechenyi Termal Kaplıcaları gibi Macaristan Avrupa’daki enlerin ülkesi.

Budapeşte’yi gezmenin en kolay ve keyifli yolu, Buda ve Peşte yakalarını ayrı ayrı gezmek. Buda yakası topografik olarak daha engebeli ve tarihi dokunun daha yoğun olduğu, kentin turist akınına uğrayan bölgesi. Peşte yakası ise, kentin yeni ve modern yüzünü simgeleyen mağaza, dükkân ve gece hayatının bulunduğu bölge.

Buda

Buda, kentin daha tarihi bölgesi. Peşte’ye göre daha engebeli bir yapısı bulunan Buda bölgesinin bu tepelerinden kenti izlemenin keyfi ise bambaşka. Buda’da gezmeye başlayacağınız ilk nokta UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan Kale Bölgesi. Şehrin ana turistik mekânı olan bölgeye çıkmanın en keyifli yolu ise, füniküleri kullanmak. Kraliyet Sarayı, Matthias Kilisesi, Balıkçılar Tabyası gibi üç önemli adresi bulunan Kale Bölgesi içerisinde Buda Kalesi, Budapeşte Tarih Müzesi, Macaristan Ulusal Galerisi ve Milli Kütüphane bulunuyor.

Gellert Tepesi, Buda’nın en özel noktası. Budapeşte’de ise muazzam Tuna Nehri’ni seyredebileceğiniz en güzel tepesi olan Gellert’de aynı zamanda kenti Nazilerden kurtaran Sovyetler Birliği anısına dikilen Özgürlük Heykeli bulunuyor. Burada aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün adının verildiği bir sokak bulunuyor. Gellert Kaplıcaları ise kentin Buda yakasındaki en ünlü kaplıca. Kentin Buda yakasında ayrıca, Budapeşte’nin en güzel Barok kiliselerinden biri olan St. Anne Kilisesi ve Elisabeth rahibelerinin yaşadığı bir manastır olan St. Francis Kilisesi’ni gezebilirsiniz. Ayrıca Roma İmparatorluğu dönemi kalıntılarını da içeren Aquincum Arkeoloji Parkı’nı ve bir Bektaşi dervişinin anıt mezarının yer aldığı Gül Baba Türbesi’ni de görebilirsiniz.

Peşte

Peşte yakasında başlıca gezilecek yerlerden ilki Budapeşte’yi kuran 7 Macar kabilesini temsil eden birer atlı heykelinin bulunduğu Kahramanlar Meydanı, kentin ana meydanı. Dünyanın en büyük üçüncü parlamento binası olarak gösterilen ve Tuna Nehri kıyısında yer alan Parlamento Binası, Kossuth Meydanı’nda yer alıyor. St. Stephen Bazilikası ise kentin en yüksek binası. Neo-Rönesans ve Barok mimari tarzında bir tasarım harikası ve başyapıt olarak kabul edilen Macaristan Devlet Opera Binası ise Avrupa’nın en iyi akustiğe sahip bina olarak kabul ediliyor.

En nadide Macar modern sanat koleksiyonlarını barındıran Ludwig Modern Sanat Müzesi, uluslararası sanat eserlerinin sergilendiği Güzel Sanatlar Müzesi, ünlü Opera Binası ile Terör Evi’nin de yer aldığı Budapeşte’nin bürokratik caddesi olarak da bilinen Andrassy Bulvarı ile kentin en renkli ve popüler caddesi olan Vaci Utca mutlaka görülmeli. Budapeşte’nin ve Avrupa’nın en büyük termal havuz kompleksi olan Szechenyi Kaplıcaları, Avrupa’dan pek çok turistin geldiği cumartesi günleri yapılan havuz partileriyle ünlü.

Tuna Nehri Köprüleri

Budapeşte’nin Tuna Nehri üzerinde, iki yakayı birbirine bağlayan sekiz köprüsü bulunuyor. Kuzeyden güneye doğru Megyeri Köprüsü ve Árpád Köprüsü ile II. Dünya Savaşı esnasında havaya uçurulan ve aynı zamanda Margit Adası’nın üzerinden geçen Margit Köprüsü olarak sıralanıyor. Margit Köprüsü’nden sonra gelen Zincir Köprü ise Budapeşte’nin en ünlü köprüsü olmakla birlikte Buda yakasındaki Kale Tepesi ile Peşte’nin tarihi semtlerini birleştiren oldukça turistik bir yapı. Her ikisi de yıkılıp yeniden yapılan Özgürlük Köprüsü ve Petofi Köprüsü ile Lágymányosi Köprüsü kente zarafet katan Budapeşte köprüleri.

Margit Adası

Margit Adası, Buda ve Peşte yakalarının ortasında, Tuna Nehri’nin üzerinde, şehir gürültüsünden ve kalabalığından kaçmak isteyenlere rekreasyon alanları sunan bir ada. Tarih boyunca ülkenin soylularının dinlence yeri olan 2.5 km uzunluğundaki bu adanın, günümüzde de bozulmayan atmosferi onu oldukça turistik bir yer haline getiriyor. Yeşil alanları, piknik alanları, araç trafiğine kapalı yürüyüş ve bisiklet yolları ile halen Budapeşte sakinlerinin gözde sayfiye merkezi. Tarihi ibadet merkezleri ve kaplıcalarıyla da ünlü, sakin ve dinlendirici bir bölge olan Margit Adası’nda mutlaka görülmesi gereken yerleri, 13. yüzyıl tarihli Dominikien Kilisesi, 14. yüzyıl tarihli Fransisken Kilisesi, 11. Yüzyılda yapılan Aziz Mikâil Kilisesi, 100. Yıl Anıtı, yemyeşil Japon Bahçesi, termal kaynakların üzerinde kurulu Palatinus Su Parkı ve Bodor Kuyusu bulunuyor.

Tuna Nehri Tekne Turu

Tuna Nehri’nde tekne turu yapmak, Budapeşte’nin olmazsa olmazı. Özellikle de Avrupa’nın en iyi ışıklandırılan kenti olan Budapeşte’de gece nehir turu yapmamak düşünülemez. Yemekli ve yemeksiz olmak üzere katılabileceğiniz nehir turlarında Budapeşte’nin en güzel yapılarını ve köprülerini görme fırsatı yakalıyor, nehrin ortasındaki Margit Adası’na da uğrayabiliyorsunuz. Peşte yakasındaki sahil boyunda tekne turu yapan firmalardan birine karar verdiğinizde, Türkçe dil desteği sunan sesli rehberler ile önünden geçtiğiniz yapıların özelliklerini de öğrenebiliyorsunuz. Yaklaşık bir ila bir buçuk saat süren tekne turu, Tuna Nehri’nin sağ kıyısından sol kıyısına dönerek tamamlanıyor. Böylelikle kentte görülmesi gereken hemen hemen tüm adresleri şahane ışıklandırılmış halleriyle görebiliyorsunuz.

2. Szeged

Szeged-Macaristan

Szeged, Macaristan’ın güneyinde yer alan, ülkenin en büyük üçüncü şehri. 2010’da Avrupa Kültür Başkenti seçilen ve Tisza Nehri’nin ortasından geçtiği şehir, Macaristan’ın en seçkin üniversitelerinin bulunduğu kültürel etkinlikleri ve düzenlenen fuarlarıyla biliniyor. Kelime anlamı “köşe” olan Szeged, aynı zamanda her yıl düzenlenen ve Macaristan’daki en büyük festival olan Szeged Açık Hava Festivali’ne ev sahipliği yapmasıyla da oldukça popüler bir Avrupa kenti. Her yıl 21 Mayıs tarihinde şehirde düzenlen Şarap Festivali ise aynı zamanda Szeged Günü olarak kutlanıyor. Tüm ülkeden yoğun katılımın sağlandığı festivalde tüm şarap üreticilerinin katılımı ile, yöresel sanat ürünleri satışı, konser ve tiyatro etkinlikleri düzenleniyor.

Günümüzde Güney Macaristan’ın en önemli şehirlerinden biri olan Szeged, 1526’da Osmanlı hakimiyetine girerek Budin Eyaleti’ne bağlı bir sancak olsa da 1686’da bağımsızlığını kazanmış. Habsburg Hanedanlığı hakimiyetinin ardından, İkinci Dünya Savaşı’nda çok yıpranan kentteki Museviler Naziler tarafından öldürülmüş. Sovyet ordusunun kenti el geçirmesiyle komünist dönemin başladığı Szeged’te en büyük dönüm noktası, 1879’da yaşanan sel baskını olmuş. Kent büyük tahribatın ardından Avrupa şehirleri model alınarak yeniden düzenlenmiş.

Budapeşte’den yaklaşık 1.5 saat mesafede olan şehirde yer alan Albert Szent-Györgyi Tıp Okulu, C vitaminini ilk kez izole etmeyi başaran ve Nobel ödülü kazanan Albert Szent-Györgyi’nin adının verildiği en önemli eğitim merkezi. Szeged Üniversitesi ise ülkenin en önemli üniversitelerinden birisi olduğu kadar Avrupa’nın en iyi 100 üniversitesinden biri olarak kabul ediliyor. Macaristan’ın diğer birçok şehrinde olduğu gibi, Szeged’te de Thermal Für ve Anna Für bölgelerinde bir dizi termal banyo bulunuyor.

Dugonics Meydanı ve burada bulunan Andras Dugonics ve Atilla Jozsef Bronz Heykeli; Dom Meydanı’nda ise Müzikal Saat, Dömötör Kulesi ve Szegedi Katedrali görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Arad Martyrs Meydanı, Ağıt Köprüsü, Belediye Binası, Kara Para Müzesi, Ferenc Mora Müzesi, Dugonics Meydanı görülecek diğer adreslerden. Klauzal Meydanı’nda yer alan Rakam Heykeli ve Sokak Müziği Heykeli, Macaristan’ın en güzel sinagogu kabul edilen Uj Zsinagoga, Sırp Ortodoks Kilisesi, Bölgesel Sanat Merkezi, Salam Fabrikası ve Paprika Müzesi görülmeli. Ayrıca Anna Bath, Napfenyfürdo Aquapolis termal kaplıcaları; Szegedi Zoo ve Botanik Bahçesi, Ulusal Tiyatro ve Su Kulesi de kentte ziyaret edilebilecek yerlerden bazıları.

3. Szentendre

Szentendre-Macaristan

Szentendre, Budapeşte’nin 20 km kuzeyinde yer alan, yemyeşil, huzurlu, sakin ve şirin bir kasaba. Tuna Nehri’nin bir parçası üzerinde yer alan Szentendre, Osmanlıdan kaçan Sırpların yerleştiği bir bölge olarak da biliniyor. İki kilisesi bulunan kasaba, Ortodoks kültürünün izlerini taşıyor. Ayvalık veya Alaçatı gibi büyükşehirden kaçanların sığınıp seramik atölyeleri, resim atölyeleri açtığı, mis kokulu çörek kokularıyla pastanelerin bulunduğu, antika dükkânlarının ve rengârenk hediyelik eşya tezgâhlarının serildiği, kendine hayran bırakan bir cennet. Batthyány Meydanı’ndan ortalama her yarım saatte bir hareket eden banliyö trenleri veya yine Árpád Köprüsü’nden kalkan otobüsler, yaklaşık otuz dakikada Szentendre’de olmanın en kolay yolları.

4. Estergon

Estergon-Macaristan

Estergon, Budapeşte’nin 60 km kuzeyinde yer alan, Macaristan’ın tarihteki ilk başkenti. Estergon aynı zamanda ülkenin dini merkez görevini de yapmış bir kent. Tuna Havzası’nda askeri ve ticari açıdan önemli bir noktada bulunan ve Roma döneminde kurulan Estergon şehri, on ila on ikinci yüzyıllar arasında Macar Krallığı’nın başkentliğini yapmış. Kral IV. Bella’nın başkenti Budin’e taşımasından sonra bile önemini yitirmeyen kentin Türklerle tanışması 1526’da Budin’i alan Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleşmiş. Şehirde yer alan pek çok müze ve yapının yanı sıra mutlaka görülmesi gereken adresleri ise Estergon Kalesi ve Estergon Bazilikası. Diğer yandan kentte Osmanlı döneminden kalma pek çok cami ve benzeri tarihi yapı tamamen yıkılarak tahrip edilmiş.

Tuna Nehri kıyısında yer alan Estergon Kalesi, yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetinde kalan, adına türküler yakılan, Türk tarihi bakımından oldukça önemli olan bir yapı. Tuna Nehri’ni tepeden gören ve 10-12. yüzyıllarda yapılan ve Estergon Kalesi, 1241’deki Moğol istilasına dek Macar Krallığı’nın idari ve dini merkezi görevini de üstlenmiş. Bu yönüyle Macar tarihinde de özel bir yeri bulunan kale, Habsburglar, Osmanlı ve Avusturya arasında pek çok kez el değiştirmiş. Yenilgiyle biten İkinci Viyana Seferi’nden sonra Avusturya güçleri tarafından kuşatılan kaledeki 140 yıllık Osmanlı egemenliğini sona ermiş. Günümüzde kale, Osmanlı zırhları, kılıçları ve tüfeklerine dek pek çok tarihi anıyı simgeleyen objeleri bulabileceğiniz Savaş Müzesi olarak hizmet veriyor.

Estergon Kalesi’nin en güzel fotoğraf karelerini yakalamak için yapılacak en doğru şey Slovakya’nın sınır kenti Štúrovo’ya geçmek. Buradan şahane Tuna ve kale manzarası göreceğiniz gibi Macaristan ve Slovakya’yı birbirine bağlayan Mária Valéria Köprüsü ile karşıya geçebilirsiniz.

Estergon Bazilikası, dünyanın en büyük 18’inci kilisesi olarak kabul edilen neo-klasik mimari tarzında yapılmış tarihi bir yapı. Macaristan’ın en büyük kilisesi olan yapı, 8500 kişilik kapasiteye sahip. Ülkedeki en büyük kilise orguna da sahip olan bazilikanın altındaki mezarlığa defnedilmek için zamanın soyluları sıraya giriyormuş.

5. Visegrád 

Visegrad-Macaristan

Visegrád, Budapeşte’nin 43 km kuzeyinde, Tuna nehrinin sağ kıyısında yer alıyor. Macar Kralı Matthias Corvinus’un erken Rönesans yazlık sarayı ve Orta Çağ kalesinin kalıntıları ile ünlü bir bölge. Orta Çağ krallarının ihtişamlı hayatının göstergesi olan Visegrád Kalesi, aynı zamanda bir av şatosu. Bir tatil ve kafa dinleme bölgesi olan Visegrad aynı zamanda bir termal şehir. Tuna’nın en dar yerinde kurulan ve yemyeşil bir kasaba olan Visegrad kelime anlamı olarak Slavca yüksek şehir anlamına geliyor. 1544’te Osmanlıların eline geçen Visegrad Kalesi’ne farklı dönemlerde eklemeler yapılmış ancak günümüzde halen restorasyon çalışmaları devam ediyor. Tuna ve çevresindeki manzara için bile Visegrad Kalesi’ne çıkmaya değer! Visegrad’ın bir diğer özelliği de, Avrupa tarihinde dönemin Çek, Macar ve Polonyalı krallarının toplandığı yer oluşu. Öyle ki günümüzde de Çek, Macar, Polonyalı ve Slovak liderlerin toplantılarına ev sahipliği yapıyor.

6. Debrecen

Debrecen-Macaristan

Debrecen, ülkenin Budapeşte’den sonra ikinci büyük kenti. Avrupa’nın en büyük araştırma merkezlerinden olan Debrecen Üniversitesi’ne ev sahipliği yapan kent, Macaristan’ın en iyi takımlardan biri olan Debreceni VSC futbol kulübüne sahip. Pek çok spor müsabakası ve Avrupa ile dünya şampiyonalarının da düzenlendiği Debrecen’de mutlaka görülmesi gereken yerler, Protestan KilisesiŞehir Parkı ve Déri Müzesi. Diğer yandan fırsatınız varsa, Debrecen ziyaretinizi her yıl 20 Ağustos’ta düzenlenen Flower Carnival of Debrecen’e denk getirebilirsiniz.

Macaristan yeme ve içme

Macar-Mutfagi

Macaristan mutfağı, Türk damak tadı ile oldukça benzerlik gösteren lezzetleri barındırıyor. 150 yıllık Osmanlı geçmişiyle çeşitlenen Macar mutfak kültürü, aynı zamanda Orta Avrupa’nın en çeşnili mutfaklarından bir olarak kabul ediliyor. Alman ve Rus kültürlerinin de izlerini barındıran ve Balkan lezzetlerini de kapsayan Macar mutfağı denince ilk akla gelecek olan baharat paprika. Macarların tatlılar dışında her yemeklerinde kullandıkları paprikanın tatlı paprika olarak kullanımı daha yaygın.

Macar mutfağının ilk akla gelen yemeği ise elbette Gulaş Çorbası. Her yörenin kendine özgü bir gulaş çorbası olsa da otantik gulaş çorbasında sığır eti, patates, domates, kırmızı ve yeşil biber, soğan ve bol baharatla yapılıyor. Ana yemek olarak da yanında csipetke adı verilen çorba için küçük hamur parçasıyla servis ediliyor. Küçük balık, soğan, yeşil biber ve paprika ile yapılan bir başka popüler çorba ise, halászlé. Lahana dolması töltött káposzta, kaz ciğeri foie gras, Macar usulü ratatouille olan lecsó ve süzme peynirle yapılan bir tür makarna olan túrós csusza ise en çok tüketilen ana yemeklerden.

Macarlara Habsburg Hanedanlığından geçen bir sebze yemeği olan főzeléks, soğan, bezelye, taze fasulye, kabak ve mercimeğin sütlü bir sosla karıştırılmasıyla hazırlanıyor. Tavuk paprika, paprikas csirke ise Macar mutfağını karakterize eden her malzemeyi barındırıyor.

Tatlıları ise, Macar cevizli keki olan somlói galuska; túró gombóc; erik tatlısı szilvás gombóc; karamel ve çikolatalı kek olan dobos; krep içine dövülmüş ceviz ve sıcak çikolata sosu dökülen palacsintak ya da palaçinka ve Macar mutfağına özgü bir lezzet olan kürtős kalács.

Macaristan mutfağında domuz etinden yapılmış olan birçok yemekle karışılabilirsiniz. Ve sofralarından eksik etmedikleri bir diğer yiyecek ise, salata. Diğer yandan dünyaca ünlü olan Macar şarabı, üzüm cinsinden çok meşe fıçılarda bekletiyor olmasından dolayı bu kadar leziz.

Macaristan konaklama

Macaristan’da konaklama imkanları, ucuzdan pahalıya, bir ila beş yıldıza sahip otellerden, pansiyondan kamp alanlarına kadar pek çok konaklama alternatifi bulunuyor. Budapeşte’de
tam teşekkülü otellerin yanı sıra panzió denilen ucuz pansiyonlar da var. Daha çok Buda tepelerinde yoğunlaşan pansiyonların dışında macera severler için ise kentte yer alan sekiz kamp alanında kendi çadırınızı kurabilirsiniz. Diğer yandan Macaristan’da öğrencilerin en sık başvurduğu seçeneklerden biri olan ev kiralayabilir veya özel öğrenci yurtlarını da tercih edebilirsiniz.

Macaristan alışveriş

Macaristan-Alisveris

Macaristan’da alışveriş Budapeşte ve Szentendre’de yoğunlaşıyor. Ülkenin aynı zamanda alışveriş başkenti olan Budapeşte’de her zevke hitap eden alışveriş merkezleri, mağazalar, pazarlar ve sokak tezgâhları var. Yalnızca Budapeşte’nin değil Macaristan’ın en ünlü alışveriş caddesi olan Vaci Utka son moda markalar, ışıltılı vitrinler ve cıvıl cıvıl atmosfere sahip. Budapeşte’ye özel hediyelik eşyalar arasında ise seramik, porselen, ahşap işçiliği ürünleri, dantel ve nakışlar ile Tokaji şarabı ve Unicum likörleri bulunuyor.

Lüks mağazalarıyla Váci Utka’nın haricinde, Folkart Centrum’daki el sanatları ürünleri, Büyük Pazar Yeri’ndeki yiyecek – giyecek ve hediyelik eşya dükkânları ile Nyugati Tren İstasyonu yanındaki WestEnd City Center’da aradığınız her şeyi bulabileceğiniz gibi ülkeye özgü hediyeliklerden de alabilirsiniz.

Szentendre’de ise pek çok sanatçının yaptığı eserler, takılar, objeler ve dokumalar çok güzel oldukları kadar fiyat olarak da daha uygun. Macaristan’da alabileceğiniz bir diğer ürün ise elbette dünyaca ünlü Macar şarapları.

Macaristan’a nasıl gidilir

Macaristan ile Türkiye arasında başkent Budapeşte’ye direkt uçuş seferleri bulunuyor. Türk Hava Yolları ve Pegasus Havayolları ile haftanın yedi günü, 2 saat süren direkt uçuşlarla Budapeşte Ferenc Liszt Havalimanı’nda olabilirsiniz. Şehir merkezine 23 km mesafede olan havalimanından taksi, shuttle, airport minibusz, 51 ve 38 No’lu tren hattı ile Budapeşte kent merkezinde olabilirsiniz. Ayrıca, havalimanından hareket eden 200 ve 93 No’lu otobüslerle, Kobánya-Kispest metro istasyonuna dek gidebilir, buradan aktarma yaparak ortalama 20 dakika içerinde şehrin birçok noktasına metroyla ulaşabilirsiniz.

Macaristan, Tuna Nehri’nin tam ortasından geçerek ikiye ayırdığı başkenti Budapeşte ile kaplıcaları, doğal güzellikleri, tarihi dokuları ve muhteşem mimarisiyle Avrupa’nın incisi.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here