Mimarlık harikası bir el işçiliği ile inşa edilen El Deir Manastırı, Petra‘nın efsanevi anıtlarından biri. Tasarımı antik kentteki Hazine yapısına benzeyen manastır, 50 metre genişliğinde ve 45 metre yüksekliğinde.

MÖ 3. yüzyılda bir Nebati mezarı olarak inşa edilen Manastır adını Bizans döneminde bir kilise olarak kullanıldığını ima eden iç duvarlarına oyulmuş haçlardan alıyor. Kayalardan oyulmuş, 800 adımdan fazla eski bir yol Nebati Müzesi’nden başlıyor ve eski toplu ayin rotasını izliyor. Bu yol ilk bakışta yorucu görünebilir ancak dinlenmek için çok sayıda yer var ve kiralamak için eşekler mevcut.

El-Deir-Manastiri-Petra

Manastır Petra’daki en büyük anıtlardan ve ayrıca ana kapıya en uzak noktalardan biri. Deir Hermit’in Hücresi olarak bilinen mağaradan bu ismi alıyor ve kimse bu ismin nereden geldiğini tam olarak bilmiyor.

Manastır Hazine’ye göre çok daha az süslü olmasına rağmen güzelce oyulmuş ve hatta öylesine büyük ki kapısı bile birkaç katlı bir bina boyunda.

El Deir Manastırı’nın tarihi

Manastır inşa edildiği dönemde daha sonraları bir kilise ve hatta bir inziva yeri olarak kullanılmasına rağmen muhtemelen bir tapınaktı. MÖ 1. yüzyılda hüküm süren tanrısal Nebati kralı Obodas’a ithaf edildiği tahmin ediliyor.

Manastırın önündeki düz alan kalabalıkları dini törenlerde buluşturmak için kayadan oyulmuş. Orijinalinde sıra halindeki kolonlarla çevriliydi. İç mekân aynı Qasr el-Bint ve Kanatlı Aslan Tapınağı’ndaki gibi bir nişe çıkan çift merdivenli tek bir odadan oluşuyor.

Cephenin sol tarafında anıtın ve ziyaretçilerin güvenliği için turistlerin genellikle tırmanmasına izin verilmeyen ve cephe üzerinde ölülerin yerleştirildiği urnaya çıkan çok dik bir yol var. Yerel çocuklar urnada oynayarak hava atıyor, hatta bazıları tepeye kadar tırmanıyor.

Petra-El-Deir-Manastiri

Manastırın tam karşısında yer alan bir mağara içine oturup anıtı hayranlıkla seyredebildiğiniz gölgeli bir mekân ve ikramlar sunan küçük bir kafe barındırıyor.

Manastıra tırmanmak için en uygun zaman yolun çoğunlukla gölgede olduğu ve güneşin Manastır cephesinde parladığı öğleden sonra. Ürdün‘ün en çok ziyaret edilen tarihi noktası olan Petra Antik Kenti, ziyaretçilerini büyüleyen görünümde.

Petra Antik Kenti’nin tanıdık fotoğraf karelerine hayat veren El Deir Manastırı, antik kent ziyaretçilerinin en çok fotoğrafladığı nokta. Tasarımı ve el işçiliği ile hala birçok sırrı barındıran yapı, insanlık tarihinin en özgün yapıları arasında gösteriliyor.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here