Yavuz Sultan Selim Camii, 1522’de Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılmış ve ölümünden sonra oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından türbe, imarethane ve medrese eklenerek külliyeye dönüştürülmüş, İstanbul’un en değerli tarihi dokularından biri. İstanbul’un 7 tepesindeki 7 selatin (Padişahların yaptırmış oldukları camiler) camiden biri olan Yavuz Sultan Selim Camii, kentin diğer camilerine göre oldukça sade mimarisi ile İstanbul’un en güzel manzaralı bölgelerinden birinde yer alıyor.

Beşinci tepesi Haliç’in kıyısından dik bir yokuşla yükselen İstanbul’un Fatih ilçesi Sultan Selim semtinde bulunan yapı, Haliç’e egemen olan bu beşinci tepedeki birçok tarihi yapıya da komşu. Tepeyi taçlandıran Yavuz Sultan Selim Camii dışında Fethiye Camii, Kariye Camii ve Fener Rum Patrikhanesi de yer alıyor. Aynı zamanda bulunduğu semte adını verev Yavuz Sultan Selim Camii, cami, imaret, sıbyan mektebi, darüşşifa, hamam ve bir türbeden oluşuyor.

Yavuz-Sultan-Selim-Camii-Istanbul

Yavuz Sultan Selim Camii, İstanbul

Evliya Çelebi mimarını Mimar Sinan olarak belirtse de çoğu kaynakta Mimar Acem Ali olarak geçen camiinin mimarı Acem Ali, klasik Osmanlı mimarisinden adı bilinen ilk mimarlardan. 1514’teki Çaldıran zaferinden sonra Tebriz’e giren Yavuz Sultan Selim’in Amasya dönüşünde Osmanlı’ya getirdiği bilinen 3 bine yakın sanatçı ve zanaatkardan biri olan Acem Ali, Osmanlı ve İran mimarisini birleştiren farklı bir üsluba sahipti.

Bir padişahın selatin camii yaptırması için bazı şartlar gerekliydi. Önemli bir askeri zafer sonrasında yapılmalı, hazineden en ufak bir gider harcanmadan doğrudan padişahın kişisel serveti kullanılarak inşa edilmeli ve birden fazla minareye sahip olmalıydı. Zira padişah olmayan veya padişahtan izin almayanlar birden fazla minareli camii yaptıramazdı.

Yavuz-Sultan-Selim-Cami

Caminin sağ tarafında ihtişamıyla Ayasofya ve tarihi yarımada, Galata Kulesi, karşısında ise İstanbul’un en eski ilçelerinden biri olan Beyoğlu bulunuyor. Caminin bir yanındaki sarnıcın Bizans devrinden kaldığı bilinse de hangi imparatorluk dönemine ait olduğu belli değil. 11 metre derinliği olan bu sarnıcın, Ortodoks kilisesi azizlerinden Ayios Makios adına yaptırıldığı biliniyor.

İstanbul taşı olarak da bilinen küfeki taştan inşa edilen camii, 2000-2500 yıl ayakta durma gücüne sahip. Topraktan çıktığı anda her türlü işleme alınabilen ve kolay işlenebilen bir taş olan küfeki, bu nedenle Roma, Bizans ve Yunan sanatında çoğu eserin temel inşaa malzemesi olarak kullanılmış. Ayrıca klimatik bir özelliği olan bu taş yazları sıcaklığı kışları ise soğuğu emerek ortamdaki havayı dengeliyor.

Yavuz Sultan Selim Camii’nin bölümleri

Bir yanı sarnıç, bir yanı Kırkmerdiven denilen bir uçurumdan oluşan caminin avlusuna giriş, Türbe Kapısı, Çarşı Kapısı ve Kırkmerdiven Kapısı olmak üzere 3 kapıyla sağlanıyor. Ağaçlı geniş bahçeli avlu ise şadırvanlı. Son cemaat yerinin 18 sütuna binen 22 kubbe ile örtülü olduğu caminin avlu ortasında IV. Murad’ın yaptırdığı abdestlik sivri kuvvesi bulunuyor. Avlunun dış yüzünde, son cemaat yerinin iç yüzünde çok değerli çiniler yer alıyor.

Birer şerefli 2 minareye sahip camide ana kubbe 4 duvardan aşağı iniyor. İçeride mihrabın solunda mermer 8 sütun üzerinde hünkâr mahfili, sağda müezzin mahfili, kıble kapısı üzerinde başka bir müezzin mahfili mevcut. Mermer minber de dahil olmak üzere bütün elemanlar oymacılık ve kakmacılık, çinicilik ve tezhip, hat ve nakış sanat eserleriyle donatılmış. Mihrabı çeviren nefis çiniler ile pencereler ve kapılarda kullanılan muazzam oymacılık sanatını görebilirsiniz. Caminin 2 yanında ise 9’ar kubbeli 2 misafirhane bulunurken, karşı tarafında medrese yer alıyor.

Yavuz-Sultan-Selim-Camii

Üç kubbeli türbenin en sağındaki sekizgen türbe Yavuz Selim’e ait. Klasik tarzda inşa edilen, revaklı girişe sahip sekizgen planlı türbe, I. Selim’in sandukasını barındırıyor. Başucunda ise, dönemin âlimlerinden İbni Kemal’in atının çamur sıçrattığı o meşhur kaftanı asılı. İki sıralı pencereleri, 4 renkli sütunu ve 5 kemeri bulunan türbeye girer girmez rengarenk çiniler göz kamaştırıyor. Kapılarının sedef kakmalı, abanoz olduğu türbenin üst tarafında ‘her nefis ölümü tadacaktır’ ayeti yazılı.

Diğer türbelerde ise Sultan Yavuz Selim, kızı Hatice Sultan ile eşi, Ayşe Hafsa Sultan, şehzadeler Murad, Mahmud, Abdullah ve diğerinde Sultan Abdülmecid’in mezarı bulunuyor.

Tarihi Külliyeden günümüze kalan yapılar ise cami, türbeler ve dış avlu girişinde bina edilmiş olan sıbyan mektebinden oluşuyor.

Yavuz Sultan Selim Camii’ne nasıl gidilir

Haliç’e en yakın olan tepedeki, Fatih Fener’de, Yavuz Selim’de, Yavuz Selim Caddesi’ndeki Tabakyunus Sokağı’nın solunda yer alan Yavuz Sultan Selim Camii’ye ulaşım oldukça kolay. Yavuz Sultan Selim Han Camii’ne giden İETT otobüsleri, metro, tramvay veya özel aracınızla gidebilirsiniz.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here