Hep muhteşem sahilleri ile anılan Tunus, aslında daha içerilere doğru girildiğinde çok daha fazlasına sahip olduğunu hissettiriyor. Bu kuzey Afrika ülkesi sahip olduğu Sahra çölü, devasa antik kalıntılar, egzotik şehirler ve renkli pazarları göz önüne alındığında küçük boyutuna rağmen aradığınız her şeyi bulabileceğiniz bir ülke.

Tunus, Roma’nın kültürel geçmişi ve geride bıraktıkları için bile başlı başına ziyaret edilebilecek bir yer. Berberi dilinde konaklanacak alan anlamına gelen Tunus, Fenike kökenli Kartaca Uygarlığıyla anılıyor. Ancak gelip geçmiş Arap ülkelerinin geride bıraktıkları da göz ardı edilemeyecek kadar güzel ve İslami mimarinin en güzel örneklerini de görmeniz için çok büyük bir fırsat.

Tunus Gezilecek Yerler

1. El Djem Amfi Tiyatrosu

Tunus Gezilecek YerlerEl Djem’in efsanevi Roma amfi tiyatrosunun duvarları modern şehrin etrafını sarıyor. Olağanüstü bir şekilde korunmuş olan Roma yadigârı dünyada halen sağlam bir şekilde duran az sayıdaki amfi tiyatrolardan biri. Roma’nın bir zamanlar Kuzey Afrika’ya kadar uzanabildiğinin çok açık ve güçlü bir göstergesi. Arenanın altındaki koridorlarda gladyatörler gibi yürünebiliyor. Ya da dilerseniz yukarıya çıkıp sanki halen gladyatörlerin dövüştüğünü hayal edebilirsiniz.

2. Djerba Adası

Tunus gezilecek yerlerEğer kusursuz bir kumsal görüntüsü istiyorsanız Djerba Adası aradığınız her şeyi karşılayacaktır. Ana ada olan Houmt Souk bembeyaz evlerden kurulu tarihi bir merkeze sahip. Alışveriş için birçok dükkân bulmak mümkün ve bu yüzden kendi başına turistlerin ilgi odağı halinde ve deniz kıyısından biraz uzaklaşmak isteyenler için mükemmel bir yer. Ancak burayı en meşhur yapan özellik muhteşem kumsalları. Üzerinde gölge yapan palmiye ağaçlarının altında muhteşem bir görüntü oluşturuyor. Her şeyi bir kenara bırakıp hayatın tadını çıkartmak isteyenler için doğanın tasarladığı en muhteşem yerlerden biri.

3. Sidi Bou Said

Tunus Gezilmesi Gereken YerlerMuhteşem derecede sevimli olan bu tepe kasabası sanki usta bir ressamın fırçasından çıkmış tablo misali karşımıza çıkıyor. Birçok ünlü sanatçının da burayı işgal etmesi de şaşılacak bir durum değil tabi ki. Bembeyaz sokakları, demir cam çerçeveleri, mavi kapıları ve Tunus mimarisinin en güzel örnekleriyle Akdeniz manzarasını arkasına alan şehir adeta pastanın üzerindeki çilek denilebilir.

4. Kartaca 

Tunusta Gezilecek YerlerBir zamanlar Roma’nın en büyük rakibi olan Kartaca (Carthage), Fenikelilerin tarih kitaplarında sonsuza kadar yer alacak bir şehir. Antik şehrin atmosferi paha biçilemez bir keyif sunuyor ve başkent Tunis’e çok yakın bir mesafede bulunuyor.

5. Bardo Müzesi

Tunusun Gezilecek YerleriMüzeleri gezmeyi sevmeyenler bile bu müzedeki muhteşem mozaikleri gördüğünde etkileneceklerdir. Kuzey Afrika’nın en güzel müzelerinden biri olmasının yanında dünyanın en önemli mozaik koleksiyonlarına sahip. Tunis’e geldiğinizde asla kaçırılmaması gereken bir antik dünya sanatı müzesi olarak kesinlikle tavsiyemizdir.

6. Kum Tepeleri 

Grand Erg OrientalSahra çölü Tunus’un büyük bir kısmını kaplıyor ve kum tepeleri (Grand Erg Oriental) de bu çölün mutlaka görülmesi gereken bir köşesi. Şiirsel bir güzelliğe sahip olan bu tepeler sürekli uçuşan çöl kumları ile rüya gibi bir ufuk çizgisinin üzerinde tarifi imkânsız bir duygu uyandırıyor. Ziyaretçilerin büyük bir kısmı kum arabaları ve develerle bu bölgeyi gezmeyi tercih ediyor ancak hiçbir şey bu dev tepelerden birinin üzerine oturup gün batımını izlemenin yerini tutamaz.

7. Bulla Regia

Tunus BlogTunus’ta Roma kalıntıları bitmek bilmiyor, ancak Tabarka’da bulunan Bulla Regia ülkenin en ilginç yerlerinden biri. Burada dönemin Romalıları yaz sıcakları ile baş edebilmek için dâhice bir çözüm bulmuş ve villalarını yerin altına yapmış. Bu sayede günümüze kadar da kusursuz bir şekilde korunmuş da oldu. Tarih severler için gerçek bir Roma şehrinde her şey yerli yerinde dururken yürümek gibi olağanüstü bir şans sunuyor. Antik çağlarda yaşamış bir şehrin görüntüsüne tam anlamıyla şahit olabileceğiniz ender yerlerden biri.

8. Kairouan

Kairouan CamiCamileri, medreseleri ve sayısız türbeleri ile Kairouan özellikle Müslüman olanlar için dördüncü en önemli şehir konumunda bulunuyor. Arap mimarisi gökyüzüne yükselen minareler ve ihtişamlı kubbeleri ile oldukça ilham verici gözüküyor. Ancak arka sokaklara gidildiğinde Medina bir anda tüm ilgiyi kendi üzerine çekiyor. Daracık labirente benzer sokakları, rengârenk evleri ve Kairouan’ın tarihi kent merkezi o kadar büyüleyici bir atmosfere sahip ki kendinizi zamanın içinde kaybolmuş gibi hissediyorsunuz.

9. Sousse Medina

Sousse Medina TunusGörkemli Ribat ve Kasbah’ın gölgesindeki Sousse’un Medinası keşfedilmek için ziyaretçiler gelsin diye dua ediyor. Bu harika eski şehir merkezi alışveriş için tam bir cennet. Seramik, deri ve metal işçiliği gibi sanatlar şehrin her yerinde kendini gösteriyor. Pazar curcunasından uzakta, sessiz ve sakin bir şekilde yerel yaşamın içine yorulmadan karışmanızı sağlıyor.

10. Chott el Djerid

Tunus Gezisi BlogHott el Djerid, adeta bir hikâye kitabından çıkıp hayatın içine gelmiş bir şehir. Göz alıcı beyazlıkta evler ve ufuk çizgisinde dalgalanan serap insana kendisini bir masaldaymış gibi hissettiriyor. Tozeur’da bulunan tuzla, apayrı bir gezegen görüntüsüne sahip. İlk görüşte gözleri yoracak kadar parlak ve efsanevi bir güzelliğe sahip. Burayı ziyaret ettiğinizde doğanın ne kadar ilginç şeyler yaratabileceğini görüp hayretler içinde kalacaksınız.

11. Hammamet

Medina, Hammamet, TunusHammamet’in tüm özelliği plajı. Tunus’un en gözde tatil merkezlerinden biri olan Hammamet masmavi bir denizin arkasında küçük beyaz noktalar gibi sıralanmış beyaz evlerden oluşuyor. Bu kentin rahatlatıcı atmosferi güneş banyosu yapmak için gelenleri ya kumsala kilitliyor ya da restore edilen tarihi şehir merkezindeki pazarlarda streslerinden arınmasını sağlıyor. Tam bir “sıfır stres” bölgesi ve Tunus’un tüm güzelliklerini tek bir pakette ziyaretçilerine sunuyor.

12. Monastir Ribat

Ribat Monastir, TunusTunus’un en fotojenik binalarından biri ve tam iskeleye doğru bakıyor. Eskiden sahil kısımlarında bulunan kale duvarlarının bir parçasıydı ancak günümüze kadar ulaşmayı başaran az sayıdaki yapılardan biri ve çok iyi korunuyor. Şimdilerde ise Ribat şehri korumaktan ziyade tam bir turist bölgesi halinde. Bu muhteşem yapı tarih severler için kaçırılmayacak güzellikte ve Tunus’a gidildiğinde görülecekler listesinde sıkça bulunan bir yer.

Kairouan’ın minarelerini izlemekten boynunuz tutulup, El Djem’de kendinizi Gladyatör filminde gibi hissettikten sonra şimdi sırada Sahra’nın eşsiz, uçsuz bucaksız boşluğuna kendinizi kaptırmak var. Muhteşem sahiller ve palmiye ağaçlarının altında huzurlu bir şekilde gidip gelen dalgalar geri döndüğünüzde sizi bekliyor olacak.

PAYLAŞ
Önceki makaleTunus Mutfağı
Sonraki makaleLüksemburg Nerede
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşık birisi. Aslında veteriner hekim, bilgi yönetimi okudu, marka yönetimi üzerine MBA yaptı. 14 yıl çalıştığı şirketiyle yolları ayrılınca, hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gitti. 22 ay boyunca Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat etti.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here