Moulin Rouge Paris, açıldığı dönemde inanılmaz popüler olmuş bir yerdi. Sahipleri olan Joseph Oller ve Charles Zidler’in söylediğine bakacak olursak burası ilk “Kadın Sarayı” olma özelliğini taşıyormuş. 1889’da açılmasının ardından inanılmaz bir popülariteye sahip oldu.

Paris erkeklerinin güzel zaman geçirmek için gittikleri ve kadınların da onlar için dans edip diğer hizmetler de sundukları bir yer olarak nam salan Moulin Rouge’un içinde olan bitenler halktan oldukça tepki almış ve büyük protestolara neden olmuştu.

Moulin Rouge, Paris

Ünlülerin kullandığı birtakım uyuşturucular popülaritesini hızlandırsa da bu durum fazla devam etmemiş. İçerisinde neler olup bittiği çok fazla bilinmemesine rağmen Moulin Rouge, Paris tarihinin büyük bir parçasına damgasını vurmuş.

Moulin Rouge, Tarihi

Hollywood filmlerinde tasvir edildiğinin aksine kadınların Moulin Rouge’da yaşamak için fahişelik yaptıkları doğru değil. Yaptıkları şey yalnızca konuşmak, erkeği eğlendirmek ve bu şekilde buranın ruhunu ayakta tutabilmekti.

Baştan çıkarma konusunda inanılmaz usta olan bu kadınların genellikle Avrupa’nın önde gelen elitleriyle de uzun süreli ilişkileri olmuş. Halk tarafından kötülenen kadınların hareketleri de basın tarafından yakından izleniyor, muhabirler açıklarını yakalayabilmek için her an tetikte bekliyormuş. Bu da birçok Parisli’nin bu kadınlarla yattığı algısını yaratmaya yetmiş.

Moulin Rouge, 1959
Moulin Rouge, 1959

Ön yüzü o zamanlar için epey orijinal bir şey olan parlak ışıklandırmalar ve dev bir kırmızı yel değirmeninden oluşan Moulin Rouge binası, Paris’in genelev bölgesi olarak bilinen yerinde bulunuyormuş.

Yeldeğirmeni, bir zamanlar pek çok yel değirmeninin bulunduğu Montmarte’nin tarihini göstermek için tasarlanmıştı. Gotik mimari tarzındaki bir kale de hemen yel değirmeninin yanında bulunuyordu.

Moulin Rouge, Paris

Resmi olmayan bir genelevden sosyetik bir müzikhole dönüşmesi yıllar alan Moulin Rouge, zaman içinde kötü şöhretini yavaş yavaş kaybetmiş ve şehrin önde gelenlerini ağırladığı şovlar yapmaya başlamıştı. Atletik ve yetenekli dansçıların gösterileri insanları büyülemeye başlaması ve Moulin Rouge’un kendine Fransız sosyetesi arasında yer bulması için birçok değişiklikten geçmiş.

1. Dünya Savaşı’ndan sonra müzikaller ve kabare şovlarının sayısı artsa da bu şovları ayarlayan kişinin ölümü aynı zamanda Moulin Rouge’un da ölümünü simgeliyordu. Bir dönem sinemaya dönüştürüldü ve 1950’lerde hem yemek yenilebilen hem de gösterilerin yapıldığı bir yer olarak yeniden canlandırıldı. Şu anda Moulin Rouge dansçıları halen ülkenin önde gelen misafirleri için abartılı elbiseler ve kostümler eşliğinde şovlar düzenliyor.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here