Malatya, Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat havzasında eski çağlardan beri Anadolu ve Ortadoğu’nun geçit veren kavşak noktası, Güneydoğu ve Orta Anadolu arasında yer alan verimli bir ova, her taşı tarih kokan, kayısı diyarı olarak bilinen güzel bir Anadolu kenti.

Malatya, Doğu Anadolu ve Fırat Nehrinin en stratejik konumunda yer aldığı için ilk yerleşim MÖ. 6000’lere kadar uzanıyor. Bilinen ilk adı Kültepe tabletlerinde Melita, Hitit tabletlerinde ise Maldia olarak geçiyor. Ayrıca bölge önemli ticaret yolları üzerinden olduğundan durmaksızın devletler arasında çekişmelere neden olmuş; yağmalanmış, savunma ve istilalardan korunmak için şehir merkezi iki kez yer değiştirmiş. 5 milyon yıl önce deniz olan Malatya’nın kurucuları Hititler, ilk yerleşim yeri ise Arslantepe Höyüğü. Ardından Anadolu uygarlıklarının hemen hepsinin egemenliği altında kalan Malatya, Arapların burayı ele geçirmesiyle Malatiyye diye adlandırmış ve Türklerin gelişiyle birlikte Cumhuriyet döneminde Malatya adıyla resmileşmiş.

Malatya

Gezilecek Yerler

Malatya, Karasu Aras yolu da denilen ve doğunun en eski ulaşım yolu olan Kafkasya’ya uzanan yol üzerinde olduğundan tarih ve kültür bakımından çok zengin bir şehir.

Malatya Kalesi, merkezine 11 kilometre mesafede. Yapımına MS. 79 yılında başlanmış olmasına rağmen Bizans İmparatoru Justianus döneminde bitirilmiş fakat zamanla harap olarak Danişmentler döneminde ise bir onarım geçirmiş.

Gezebileceğiniz bir diğer kale ise Arapgir ilçesinde yer alan Arapgir Kalesi. Yüksek bir platformda sarp kayalar içine inşa edilen kale zamanında askeri ve stratejik bakımdan önemli bir yerdeymiş. 16. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen kalenin yapımında moloz taş kullanılmış.

Anadolu‘ya neden medeniyetler beşiği dendiğinin en güzel örneği Arslantepe Höyüğü. Malatya’nın 7 kilometre kuzeydoğusunda, Fırat Irmağının yani Karakaya Baraj Gölünün batı kıyısında, Türkiye’nin en büyük höyüklerden biri. MÖ. 5000 yıllarından MS. 11.yüzyıla kadar yerleşimin olduğu höyük, bir dönem Roma köyü olarak kullanılmış ve daha sonra Bizans Nekropolü, yani mezarlığı olarak yerleşimini tamamlamış.

Arslantepe Höyüğü
Arslantepe Höyüğü

Tipik bir Osmanlı kervansarayı özelliği taşıyan Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı, Battalgazi ilçesi Alacakapı Mahallesinde bulunuyor. 4. Murat zamanında inşa ettirilmiş. Oldukça görkemli olan yapı daha çok ticaret için kullanılmış. Günümüzde de halen bütünlüğünü koruyan kervansaray, ziyaretçilerini geçmişten bugüne bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Halen ibadet için kullanılmakta olan Melik Sunullah Cami, yerel halkın Vaiz Baba ve Koca Vaiz olarak adlandırdığı bir yapı. MS. 1393 yılında inşa edilmiş. Halen mescit ve türbesi mevcut olup, üç ayrı kitabesi ve türbe içerisinde üç mezarı bulunuyor.

Malatya’da görebileceğiniz bir diğer önemli cami ise Yusuf Ziya Paşa Cami. Şehir merkezinde Mücelli Caddesinde bulunuyor. Mimarisi dikdörtgen planlı olan yapı 1793 yılında ismini aldığı Yusuf Ziya Paşa tarafından yaptırılmış. Minaresi sonraki yıllarda eklenmiş.

Yusuf Ziya Paşa Cami
Yusuf Ziya Paşa Cami

1220’lü yıllarda I. Alaaddin Keykubat döneminde inşa edilen Battalgazi Ulu Caminin yapılan yenilenme ve ilavelerle orijinalliğinin değiştiği biliniyor. Şehrin Selçuklu mimarisini yansıtan tek dini yapı olarak önem kazanan cami, 1515’te Memlükler, 1649’da Osmanlılar ve 1903-1966 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmış.

Darende ilçesindeki Yusuf Ziya Paşa Bedesteni, klasik Osmanlı kapalı çarşı mimarisine sahip, mutlaka görülmesi gereken bir yapı. Dikdörtgen bir yapısı olan, iç duvarlarında kesme taş, örtü sisteminde moloz taş kullanılarak yapılan bedesten, 90’lar ve 2000’lerde restorasyon görmüş.

Malatya Yeni Cami
Malatya Yeni Cami

Şehir merkezinde bulunan Yeni Cami, 1912’de kesme taştan yaptırılmış, büyük bir kubbesi ve güney duvarının her iki yanında 2 şerefeli 2 minaresi bulunuyor. Malatya merkezinde bulunan bir diğer cami de, Çarşı Cami. 17. yüzyılın sonlarında yapılmış olup, kiliseden camiye dönüştürülmüş. Dikdörtgen planlı, neflerin üzeri kaburgalı haç tonozlarla örtülü. Zamanla doğu duvardaki apsis iptal edilerek, yerine güney duvarı üzerine yeni bir mihrap yapılmış.

Tipik Malatya konaklarının yapım özelliklerini taşıyan, biri birine yapışık beş konaktan ibaret bir yapı olan Beşkonaklar, Dernek Mahallesinde bulunuyor. Eski Malatya’yı yansıtan bu yapı 1900’lü yılların başlarında inşa edilmiş ve bu sokak boyunca toplam 12 konak bulunuyor. Beşkonaklar ile birlikte Niyazi Mısri Mahallesi’nde bulunan ve 110 yıllık bir konak olan Karakaş Konağı da restore edilerek ziyarete açılmış.

Beşkonaklar, Malatya
Beşkonaklar, Malatya

Eski çağlardan bu yana Orta Asya ve Orta Doğu Mezopotamya’dan gelen  ticari yolların kesişmesi ve batıya geçit veren bir konumda bulunması nedeniyle tarihin her döneminde stratejik bir önem taşıyan Malatya, doğunun ve batının geçiş kapısı olması sebebiyle tarihi ve kültürel bakımdan gezip görülecek çok yeri var. Somuncu Baba Cami Ve Külliyesi, Molla Eyüp Mescidi, Kanlı Kümbet, Eski Arapgir Kalesi, Eski Malatya Şehir Surları, Bedesten, Taşhan, Venk Kilisesi, Taşhoron Kilisesi ve Hasan Paşa Hamamı görebileceğiniz diğer tarihi yapılar.

Kernek Meydanı’nda bulunan Malatya Müzesi’nde, Malatya’nın jeopolitik önemi ve köklü tarihine ışık tutan 5.000’den fazla eser sergileniyor. Müzede, özellikle Arslantepe Höyüğü ve Gelinciktepe’de yapılan kazılarda bulunmuş Neolitik, Kalkolitik, Tun, Hitit, Urartu, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserler bulunuyor.

Toplumlararası hareketliliğin yoğunluğu, Avrasya’daki uzun doğu batı ekseninin kültürel özellikleri zenginleştirmesi, Beşkonaklar Etnografya Müzesi’nde bulunan eserlerin dolup taşmasını, ziyaretçilerin de keyifle gezmesini sağlıyor. Halkın geçmişte kullandığı eşyalar, geleneksel kıyafetler; cep saatleri, yüzükler, tespihler, ağırlık ölçü aletleri, kazanlar, tepsiler, çakmaklar ve aydınlatma araçları sergileniyor.

Atatürk’ün Malatya’ya ilk geldiğinde kaldığı Eski Türk Ocağı ve Halkevi binasının giriş katında bulunan iki oda, 1981 yılında Atatürk Evi olarak düzenlenerek ziyarete açılmış. Müzede, Atatürk’ün Halkevi’ni ziyaret ettiği sırada kullandığı masa, koltuk ve işlemeli bir sehpa bulunuyor. Girişin solunda yer alan odada ise Atatürk kitapları sergileniyor.

Levent Vadisi

Malatya-Kayseri yolunun 40-50 kilometreleri arasında Akçadağ ilçesinde bulunan Levent Vadisi, sadece ülkemizin değil, dünyanın en eski ve en ilginç yerlerinden biridir. 65 milyon yıl kadar öncesine dayanan kaya oluşumlarının yer aldığı vadide, Neolitik Çağa ait kalıntılar bulunuyor. Vadide insan eliyle oyulduğu tespit edilen irili ufaklı binlerce mağara bulunuyor. Bu mağaralarda Hitit, Roma, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin izleri tespit edilmiş. Bir tabiat harikası olan Levent Vadisi’nde 10 bin yıldır süren yaşamın kalıntılarını görmek için burayı yılın her dönemi ziyaret edebiliyorsunuz fakat özellikle kış aylarında muhteşem bir görüntüye bürünen vadi, hiking ve trekking gibi doğa sporları yapmak için de çok uygun.

Orduzu, kayısı bahçeleri ve lahanalarıyla ünlü olan Malatya’nın bir kasabası. Dünyanın en eski şehir devletinin olduğu yerleşim alanı olarak bilinen Aslantepe Höyüğü’nün burada bulunması dışında, son yıllarda Malatya Kayısı Festivaline ev sahipliği yapması sayesinde de ülke çapında ismini duyurmaya başlamış. Orduzu’nun kuzey doğusunda bulunan Gelincik Tepesi, sıralı taş grupları ile uzaktan bakınca insan silüetlerini andıran bir yapıya sahip. Ayrıca Karamildan Tepesi de tarih meraklıları için gezilecek önemli yerlerden biri. Tepe, üzeri düzlük, belli bölgelerinde su sarnıçları ve etrafında sur kalıntıları bulunan kale şehirlerinden biri. Tarihi güzellikleri Orduzu Deresinin kenarındaki 500 yıllık tarihi çınar ağacı ile fotoğraflayabilir, buz gibi pınarından kana kana su içebilirsiniz. Pınarbaşı Göletinde balık tutmak ve kıyıda taze taze mangal yapmak da mümkün.

Günpınar Vadisi, Malatya
Günpınar Vadisi, Malatya

Darende İlçesi, Günpınar Köyünde bulunan Günpınar Vadisi, Malatya’nın doğa harikalarından biri. Doğa yürüyüşü için orta zorlukta bir parkur olan vadi, 2 km uzunluğunda, birçok mini şelale ve gölet, mağaralar ile bir kanyon yer alıyor. Türkiye’nin birkaç doğal şelalesinden biri olan ve şehir merkezine 8 kilometre mesafede bulunan Günpınar Şelalesi, metrelerce yükseklikten 3 boğum halinde dökülüyor. Eşsiz bir manzarası ve buz gibi, lezzetli kaynak suyu var. Çevresine yaydığı negatif iyon sayesinde ziyaretçilerine adeta sağlık ve huzur vadediyor.
Doğal, tarihi ve kültürel bereketi ile yüzlerce yıl boyunca tarih sayfalarında önemli bir yer edinen Malatya’nın ekonomik gelişiminde kayısı yadsınamayacak bir role sahip. Yöre halkının ‘Mişmiş’ adını verdiği kayısı Malatya’yla özdeşleşmiş bir meyve olmakla birlikte Malatya kültürü ve mutfağını da etkilemiş. Türkistan, Orta Asya ve Batı Çin’i içine alan bir coğrafya Kayısının anavatanı iken tarihsel süreçte ülkemize taşınmış ve Malatya topraklarında en güzel, en leziz, en kaliteli biçimine bürünmüş. 4 milyona yakın ağaçtan üretilen kayısı yaş tüketiminin yanı sıra kurutularak ihraç ediliyor. Hacıhaliloğlu, Kabaaşı, Soğancı, Hasanbey, Çöloğlu, Çataloğlu, Şekerpare, Yeğen, Hacıkız, Paşamişmişi çeşitlerden bazıları. Malatya’da kayısının meyvesinden çekirdeğine kadar her şeyi değerlendiriliyor: işlenmiş kayısı, dondurulmuş kayısı, kayısı konservesi, pulpu ve nektarı, kayısı meşrubatı, jöle, reçel, marmelat ve kreması, yeşil kayısı turşusu ve pestili, kayısı pastası ve dondurmas gibi. Kayısının faydaları da saymakla bitmiyor; beyni düzenli çalıştırma, karaciğer tahribatını önleme, kemik ve dişleri geliştirme, kan yapımına katkı sağlama, kansere karşı koruyucu etkisinin bulunması ve üreme faaliyetlerini arttırması gibi yararları bulunuyor.

Malatya mutfak kültürü oldukça zengin ve inanılmaz lezzetli. Mideniz tıka basa doluyor fakat gözünüz halen yemeklerde oluyor. Genellikle bulgur ağırlıklı, 7’den 70’e saymakla bitmeyen köfteler mutfağın en gözdeleri: Analı-kızlı, içli köfte, sumaklı ekşili köfte, sıkmalı köfte, elmalı köfte, kurşun geçmez köftesi, gilgirikli köfte, ciğer köftesi, haşhaşlı top köfte, kel köfte, ıspanaklı dolma köfte, patatesli içli köfte, kabaklı çimdik köfte, yumru köfte, yumurtalı sıkma köfte, yoğurtlu balkabağı köftesi, etli çiğ köfte, çiğleme, mercimekli çiğ köfte, keloğlan köftesi, yavandan patlıcanlı köfte…

Malatya Yeme İçme

Mutfak kültüründe önemli bir yeri de ekmek çeşitleri tutuyor: tandır ekmeği, yufka ekmek, kınalı ekmek, taplama ekmeği, bazlama, ekşili ekmek, ballı ekmek, otlu ekmek, pileke, dönderme, taş küllüğü, tutmaç, saç yüzü, yağlı ekmek, saç üstü…

Çorbalar, tatlılar, reçeller-turşular, sarmalar dolmalar ve etli yemekler derken Malatya’dan kilo alıp dönmeniz işten bile değil.

Dut yaprağı, kabak, pazı, zeytinyağlı marul sarmaları, asma yaprağı sarması, kiraz yaprağı, fasulye yaprağı sarması, pancar yaprağı sarması, soğan dolması, kabak çiçeği dolması…

Et tiridi, kabuk aşı, buğulama, sac kavurması, tiritli patates, tiritli fasulye, patlıcan dövmesi, boranı imambayıldı, pancar kavurması…

Elma, ayva, kabak, çilek, erik, gül vb. gibi türlerden reçel yapılır. Yine üzümden kızılcık, vişne, erik, gül gibi türlerden şuruplar hazırlanıyor. Tatlı olarak dut helvası, üzüm pestili, köpük pestili, üzüm sucuğu, pekmez, çir kavurması, peynir tatlısı, deli kız baklavası, kaymaklı kayısı tatlısı, Arapgir’in peynir helvası, Halbur tatlısı, dolma tatlısı, sütlaç ve çiğdemli sütlaç adını bildiğimiz fakat lezzetini tadınca müptela eden tatlar.

Malatya Kayısı Fuarı, Arapgir Bağbozumu Şenlikleri, Yeşilyurt Kiraz Festivali, Darende Zengibar Karakucak Güreşleri ve Kültür Festivali, Akçadağ Kültür ve Sanat Şenlikleri ve Arguvan Türkü Festivali Malatya’da her yıl düzenlenen etkinlikler arasında.

Malatya kent merkezindeki Kapalı Çarşı, Bakırcılar Çarşısı, Kuru Kayısı Pazarı, Atatürk ve İnönü Caddeleri ile Milli Egemenlik Caddesi alışveriş merkezleri. Dönerken sevdiklerinize anı kalacak bir şey almak isterseniz, sofra bezi, perde, yazma gibi ahşap kalıplarla ve baskı tekniği ile süslenmiş dokumalar; halılar, canlı ve renkli olan kilimler, cicim; dövme, çekme germe gibi yöntemlerle yapılan bakır mutfak eşyaları; ahşaptan yapılan ve “güm güm” denen yayıklar çıkrıklar, kaşıklar Malatya’dan alınabilecek özgün hediyelik eşyalar.

Malatya Kayısı

Tabii ki Malatya’ya gelip de kayısı almamak olmaz. Kuru kayısının yanında, kayısının çeşitli türlerinden yapılmış dondurulmuş kayısı, kayısı konservesi, jöle, reçel, marmelat ve kreması, yeşil kayısı turşusu ve pestilinin de yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir.

Malatya’ya Nasıl Gidilir?

Tarihi İpek Yolu ile Kral Yolu’nun bir kolunun geçtiği Malatya, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde doğal geçişi sağlayan yol güzergâhında bulunuyor.

Malatya, doğuyu batıya bağlayan D300 karayolu üzerinde yer alıyor. Doğu-batı ve kuzey-güney aksında kara ve demiryollarının kavşak noktasında. Ülkenin her tarafına kara ve demiryolu ulaşımı mümkün. THY Malatya’ya Sun Express, Türk Hava Yolları, Pegasus Hava Yolları gibi özel havayolu şirketleri ile de Ankara-İstanbul-İzmir ve yurt dışında Almanya’ya bağlantısı var.

İstanbul’dan 1099 Km; Ankara’dan 656 Km; İzmir’den 655 Km

Malatya tarihi, kültürü, kayısısı, lezziz yemekleri ve insanıyla Anadolu’nun bir medeniyetler beşiği olduğunu hissettiren, Türkiye’nin en nadide şehirlerden biri.

4 YORUMLAR

  1. Malatya Malatya gerçekten özledim seni. Harika yemekler, gezilecek yerler ve kayısı ile cezeryeler. Tam turistik bir vilayet oluyor inşallah.

  2. Malatya’ya 7 km.uzaklıktaki Yeşilyurt eski adıyla Çırmıhtı ilçesi yeşilliği ve mesire alanları ile ünlüdür.Yeşilyurt ve hemen yanıbaşındaki Gündüzbey beldesinde bulunan birbirinden güzel lokantalarda kahvaltı,ızgara yemeklerin her türlüsü servis ediliyor…Malatya’nın içme suyu yine burada bulunan Pınarbaş kaynağından sağlanmaktdır.Kapılık piknik alanıda vatandaşların uğrak yeridir.Çad barajıdan gelen su kanallarla bahçe sulamasında kullanılıyor.Ünlü türküleri konu olmuş Kernek kanalı yine başlangıç noktası Pınarbaşı ve Çad barajı tünel çıkışıdır….Çırmıhtı eski kalesi ve Taftacık mevkiinde bulunan Roma Lahit mezarı ile tarihi yüzlerce yıl geriye gitmektedir…..bu konuda henüz bilimsel araştırma yapılmamıştır….Malatya’ya yakın olmasından dolayı Çırmıhtı merkezi,Gündüzbey Malatya’nın en önemli çekim alanı olmuştur….Malatya’ya gelen mutlaka buraları görmelidir….

  3. Ne çok gezilecek yeri varmış. Oysa Malatya aklımda hep kayısısı ile kalmış. 🙂 Bu arada belki okurken atlamış olabilirim ama Malatya’da 7 yıldan bu yana uluslararasi bir film festivali de düzenleniyor. Sonbaharda yapıldığını hatırlıyorum. Denk gelirse ona da mutlaka gitmek lazım. 😉

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here