Madrid, İspanya‘nın başkenti olduğu gibi Avrupa Birliği’nin Londra ve Paris’ten sonraki en büyük üçüncü şehri. Madrid, dünya çapında sayısız müzesi, muhteşem yemek kültürü ve tutkulu gece hayatıyla tüm ziyaretçilerine heyecan ve renkli bir yaşam sunuyor. Bu deli dolu şehir aynı zamanda Avrupa’nın en gözde iş merkezlerinden biri olmanın yanında eğlence konusunda en büyük rakipleri Barselona ile yarış içinde bulunuyor.

Şehrin “an için yaşa” mottosu dünyaca ünlü Prado, Thyssen ya da Reina Sofia gibi müzelerden bile daha fazla nam salmış durumda. Madridliler genellikle biz yatağa girerken akşam yemeği yiyorlar. Sabahları da kahvaltı yapmak yerine gece yatmadan yemeyi tercih ediyorlar. Şehrin durmak bilmeyen gece hayatı sabaha dek tüm hızıyla sürüyor. Siz de bunun bir parçası olmadığınız sürece henüz İspanya’nın başkentini hiç yaşamamışsınız demektir!

Madrid Gezi Rehberi

Madrid Gezi Rehberi

Madrid, İspanya aristokrasisinin yaşamaya devam ettiği merkez konumunda. Tarihi dokuzuncu yüzyıla dek uzanan kent Arap Emiri I. Muhammed’in Manzanares Irmağı kıyısında bir kale yaptırması ile bir yerleşim merkezi haline gelmiş.

On birinci yüzyılda Müslümanlardan alınan Madrid kurulduğu İber Yarımadası’ndaki Castilian Platosu’nun ortasındaki konumuyla, kendisinden en uzak kente bile yalnızca 7-8 saatlik mesafede. Deniz seviyesinden 646 m yükseklikte bulunan şehrin ortasından akan ünlü Manzanares Irmağı, buranın turistik önemini arttırıyor. Yeni açılan butik otelleri, leziz ve çeşitli mutfağı, dünyaca ünlü gece kulüpleriyle turistlerin gözdesi olan Madrid, tarih, sanat, lezzet ve eğlence sevenleri keyifle ağırlıyor.

Madrid Gezilecek Yerler

Tarihi yerleri ve eski dokusuyla Madrid, adeta modern dünyadan geçmişte bir köprü niteliğini taşıyor. Valzquez ve Goya’nın eserlerinin yer aldığı Prado Müzesi, Lazaro Galdiano Müzesi, Thysseen Bornemisza Müzesi, Madrid Kraliyet Sarayı, Milli Kütüphane, Buen Retiro Parkı, Mayor Meydanı görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

“Altın Üçgen” adı verilen ve Madrid’in gurur kaynağı olarak görülen Museo del Prado, Centro de Arte Riena Sofia ve Museo Thyssen-Bornemisza müzeleri bir gün ayrılarak gezilecek kadar özel eserlere ev sahipliği yapıyor.

1850’de açılan dünyaca ünlü Madrid Operası, Ortaçağ’ın ilk yıllarında Müslümanlar tarafından yaptırılan ve merkezde bulunan Arap Duvarı (Muralla Arabe), La Latina’daki San Miguel Bazilikası görülecek diğer önemli yerlerden.

1. Plaza Mayor

Plaza Mayor, Madrid

Plaza Mayor, Madrid’de şehir yaşamı deyince ilk akla gelen meydan. On yedinci yüzyıldan kalma bir meydan olan Plaza Mayor’da Kral Felipe II’nin heykeli yer alıyor. Ziyaretçiler, tam bir dikdörtgen şeklinde meydanı çevreleyen binalarıyla burayı Paris’teki Place des Vosges’e benzetiyor.

2. Plaza De Cibeles

Plaza De Cibeles, Madrid

Plaza De Cibeles, aralarında şehrin postanesi olan Banco de Espana’nın da bulunduğu özgün binalarla çevrilmiş muhteşem bir meydan. Tam ortasında Kibele’nin (Kybele) at arabasında oturduğu muhteşem bir heykeli bulunuyor ve bu heykel son yıllarda Madrid’in ikonu kabul ediliyor. Madrid hem de meydan için sembol haline gelmiş birçok tarihi yapıyla çevrili meydan, adını Roma doğa tanrıçası olan Cibele yani Kibele’den almış.

3. Kraliyet Sarayı

Royal Palace of Madrid

Kraliyet Sarayı (Palacio Real de Madrid), Bailen Caddesi üzerinde yer alıyor. Avrupa’nın en büyük ve en dikkat çekici yapılarından biri olan saray, nefes kesen vadi manzarası, mimarisi, özgün dekorasyonu ve görkemli meydanlarla çevrili. Dokuzuncu yüzyılda Müslümanlar tarafından inşa edilen Alcazar Kalesi’nin yanmasıyla yerine bu saray yaptırılmış. 2.800 odadan oluşan sarayın yalnızca 50 odası ziyarete açık.

4. Almudena Katedrali

Almudena Katedrali, Madrid

Almudena Katedrali İspanya kraliyet ailesinin evi olan Kraliyet Sarayı’nın kapı komşusu. Saraya çok benzeyen yapısıyla on dokuzuncu yüzyıla ait bir kilise olan Almudana, 1878’de Neo-Klasik mimari tarzda yapılmış. Katedralin iç kısmı ise Neo-Gotik bir çizgide düzenlenmiş.

5. Chueca

Chueca, Madrid

Chueca bölgesinde her tarzda bar ve mağaza bulmak mümkün. Biraz vitrin dolaştıktan sonra Salamanca’nın zarif sokaklarına doğru devam edebilir ve en lüks markaların bulunduğu Calle Serrano’yu gezebilirsiniz.

6. Rastro Market

Rastro Market, Madrid

Rastro Market (El Rastro), Calle Embajadores ve Ronna de Toledo arasında kurulan Madrid’in en ünlü bitpazarı. On dokuzuncu yüzyıldan bu yana aynı yerde kurulmaya devam eden pazarda, ikinci el giysilerden, antikalara, askeri eşyalardan, ev dekorasyonunda kullanılan objelere dek pek çok şey var.

7. Prado Müzesi

Prado Müzesi, Madrid

Prado Müzesi (Museo del Prado) başyapıtlarla dolu, dünyanın en büyük galerilerinden. Klasik resim sanatı örneklerinin sergilendiği Prado Müzesi, Madrid’in en prestijli müzesi olarak kabul ediliyor. İçerisinde Valezquez’in meşhur Las Meninas’sı ve Goya’nın La Maja Desnuda gibi eserlerinin bulunduğu yapı, on sekizinci yüzyıla ait Neo-Klasik üslupta inşa edilmiş. Yılda yaklaşık üç milyon ziyaretçiyi ağırlayan müzede sekiz binden fazla eser bulunuyor.

8. Reina Sofia Müzesi

Reina Sofia Müzesi, Madrid

Reina Sofia Müzesi (Museo Reina Sofía), Madrid’in ikinci büyük müzesi. Çağdaş sanatın önemli örneklerini sergileyen Reina Sofia’nın bulunduğu yapı, eskiden hastane olarak kullanılmış. Picasso’nun Guernica’sı ve Dali’nin sürrealizmi gibi yirminci yüzyıla ait en önemli eserleri görebileceğiniz müzede, Miro, Henry Moore ve Francis Bacon gibi büyük sanatçıların eserleri bulunuyor.

9. Thyssen-Bornemisza Müzesi

Thyssen-Bornemisza Müzesi, Madrid

Thyssen-Bornemisza Müzesi (Museo Thyssen-Bornemisza), klasik ve çağdaş batı sanatının birçok örneğine sahip zengin koleksiyonuyla Prado Müzesi’ni tamamlayan bir işleve sahip. İçerisinde Rubens, Picasso, Lichtenstein, Van Gogh, Pollocak, Bacon gibi birçok sanatçının özel koleksiyonlarını görebilirsiniz. Şu anda dünyanın en önemli sanat koleksiyonu olarak kabul ediliyor.

10. Retiro Park

Praque Del Retiro, Madrid

Retiro Park (Parque Del Retiro), Madrid’in en fazla yeşil alanına sahip 130 hektarlık bir bölgesini kapsıyor. Şehir merkezinin doğusunda bulunan park, sokak müzisyenleri, jonglörleri, ressamları ve falcılarıyla çok renkli. Bir kayık kiralayıp Estanque del Retiro Gölü’nde gezintiye çıkabilir, Kral XII. Alfonso ile Bosque de los Ausentes Anıtlarını görebilirsiniz. Gölün diğer ucunda ise, Kristal Saray, Palacio de Velázquez ve Museo del Ejército adı verilen savaş müzesi ile Casón del Buen Retiro ismiyle 19 ila 20’inci yüzyıl resim müzesi bulunuyor. Pazar sabahları da Plaza De La Paja parkına gidip halkın arasına karışabilirsiniz. Bu park müzeleri gezmekten yorulanların dinlenmesi için çok güzel bir yer.

11. Puerta De Alcala

Puerta De Alcala, Madrid

Puerta De Alcala, Madrid’in kent simgelerinden biri olarak, en çok fotoğraflanan yapıların başında geliyor. Şehrin göbeğindeki Plaza de la Independencia’nın ortasında bulunan granitten yapılma bir geçiş özelliği gösteren Alcala, Carlos III tarafından şehri güzelleştirme reformların bir parçası olarak 1778’de Sabatini tarafından yaptırılmış.

12. Puerta de Europe

Puerta de Europe ikiz kuleleri, Madrid ve İspanya’nın, Avrupa’ya karşı ekonomik gücünü simgeliyor. 1990’ların sonlarında yapılan kuleler Chamartin Tren İstasyonu’nun hemen yanında bulunuyor.

13. CaixaForum Madrid

CaixaForum, Madrid’in en modern simgesi. Yalnızca modern sanat sergileri ile değil aynı zamanda dış görüntüsünde de dikey olarak tasarlanmış 15 binden fazla bitki bulunan bahçesiyle de modern bir görüntü çiziyor.

Parlamento Binası, Madrid

14. Plaza de España

Plaza de España, Madrid şehir merkezinin kuzeybatısında yer alıyor. Plaza Mayor’dan, şehrin ana merkezi Gran Via’a ile Plaza de Cibeles’e doğru yürüyebilirsiniz. Gran Via Caddesi’nin bitiminde bulunan Plaza de España’da Madrid’in ilk gökdelenleri olan Torre de Madrid ve Edificio de España yer alıyor. Meydan aynı zamanda, ünlü Cervantes Anıtı ile Don Kişot ve Sancho Panza Heykelleri’ne de ev sahipliği yapıyor.

15. Puerta del Sol

Puerta del Sol, Madrid’in kalbi. Şehrin en kalabalık meydanlarından olan Puerta del Sol, tarihi yapıları, festivalleri, sokak sanatçıları ve çeşitli etkinlikleriyle bir panayır yerini andırıyor. Güneş Kapısı anlamına gelen Puerta del Sol, birçok ünlü cadde ve karayolunun kesiştiği merkez. Meydanın en ünlü yapıları ise Kral III. Charles Heykeli, Real Casa de Correos binası, Saat Kulesi ve El Oso y El Madroño, yani Ayı ve Madroño Ağacı Heykeli.

16. Las Ventas Arenası

Las Ventas Arenası (Plaza de Toros de Las Ventas), 1931’de yapıldığı günden bu yana 25 binlik izleyici kapasitesiyle boğa güreşinin doğduğu yer olarak kabul ediliyor. En az Madrdi kadar ünlü olan arena, Madrid’in doğusundaki Salamanca Bölgesi’nde yer alıyor. Fas ve Arap mimari tarzının baskın olduğu, dünyanın en ünlü, İspanya’nın da en büyük arenası olan Las Ventas’da Eylül ve Mart ayları arasında konserler, Mart-Ekim aylarında ise boğa güreşi gösterileri düzenleniyor.

Madrid yeme ve içme

Yemek konusunda İspanya’nın en parlak yıldızı kuşkusuz Barselona ama en fazla restoranı ve tapas barlarını bulabileceğiniz yer kesinlikle Madrid. İspanya’nın en önde gelen şefleri çoğunlukla restoranlarını başken Madrid’de açmayı tercih ediyor.

Uluslararası bir mutfağa sahip şehir, İspanyol mutfağı sunan tapas barları ve gurme restoranlarıyla oldukça geniş bir menü yelpazesine sahip. Göçmenlerle birlikte oldukça zenginleşen mutfak kültürü sayesinde kentin her köşesinde birbirinden farklı ve güzel lezzetleri deneyebileceğiniz restoranlar bulmak mümkün. Popüler deniz ürünlerinin yanı sıra kendine has bir mutfağı da olan Madrid, Cocido madrileno (sebzeli nohutlar), besugo al horno (fırında sarkos), tortilla de patatas (patates omleti),  sopa de ajo (sarımsak çorbası) ve caracoles (salyangoz türleri) gibi yemekleriyle turistlerin beğenisini topluyor.

Tapas Bar, Madrid

Alışverişlerle her zaman hareketli olan caddeleri ve gezilip görülecek yerlerin saymakla bitmeyeceği Madrid, yorulanlar için çok sayıda güzel kafeye de sahip. Plaza de Oriente ya da Plaza de Santa Ana’da mola vererek İspanyol usulü bir sütlü kahve olan café con leche eşliğinde keyif yaparak tüm yorgunluğu atmak mümkün. Birbirinden güzel lezzetleri deneyebileceğiniz kafelerin yanı sıra Madrid’de Flamenko gösterisi izlenebilecek pek çok Flamenko kafesi de bulunuyor. Buraya kadar gelip bu gösteriyi izlemeden dönülürse seyahatin eksik kalacağını söylemek gerekiyor.

Cocido Madrileno, Madrid

Asla tapas barlara uğramadan şehri terk etmeyi aklınıza getirmeyin. Bir de sabah uyandığınızda yerel lezzetlerden churros’un tadına bakın. Diğer yandan yeni açılan fantastik restoranları da ziyaret etmeyi unutmayın. Bu şehirde bulunduğunuz sürece daima iyi hissedeceksiniz, üstelik bu hissin en güzel yanı da bulaşıcı olması!

Madrid konaklama

Madrid’de lüks konaklamak isterseniz, Paseo del Prado, Salamanca, Paseo de la Castellana ve Plaza de Santa’da beş yıldızlı oteller mevcut. Orta dereceli oteller ise yoğun olarak Gran Vía, Plaza de España, Plaza de Oriente, Puerta del Sol ve Plaza Mayor’da bulunuyor. Turistik yerlere yakın otel düşünüyorsanız ve şehir merkezini tercih ediyorsanız bunlar size göre.

Madrid’deki hosteller çoğunlukla Atocha, Plaza de Santa Cruz, Calle Plaza de San Miguel, Puerta del Sol ve Plaza del Ángel bölgelerinde ve Cruz, Esparteros, Carretas, San Jerónimo ve Las Fuentes Caddeleri’nde bulunuyor. Diğer yandan apartman dairesi kiralamak isterseniz de, çoğunlukla şehir merkezindeki Mesonero Romanos’taki Gran Via, Atocha’daki  Puerta del Sol Lofts, Apodaca’daki Central Suite Apartments ve Glorieta de Bilbao’daki HomesForTravellers sayılabilir.

Madrid alışveriş

Madrid’de alışveriş yaparken en çok dikkatinizi çekecek şey en ünlü markaların sanki yüzyıllar öncesine ait gibi görünen mağazalarda olması. Alışveriş tutkunlarını baştan çıkarabilecek kadar güzel ve bol çeşitliliğe sahip bir şehir. Moda merakı her geçen gün daha da büyüyen şehirde Salamanca Meydanı butik dükkanlar ve ünlü markaların mağazalarıyla dolu.

En üst tabakaya hizmet vermeyi amaçlayan yerler Calle Serrano’da, bir derece altında alışveriş deneyimi ise Chueca ve Calle Fuencarral bölgelerinde bulunuyor. Ayrıca ülkemizden de aşina olduğumuz Zara ve Mango gibi İspanyol markalarını da burada sık sık görebilirsiniz.

Chueca bölgesinde her tarzda bar ve mağaza bulmak mümkün. Biraz vitrin dolaştıktan sonra Salamanca’nın zarif sokaklarına doğru devam edebilir ve en lüks markaların bulunduğu Calle Serrano’yu gezebilirsiniz. Biraz daha yerel hayatın tadına bakmak isteyenlerse Rastro Market’i tercih etmeli. Hemen hemen tüm Madrid’lilerin her pazar gittiği yer. El Rastro Market’e uğramadan dönmeyin, zira hiçbir zaman kullanmayacağınız ıvır zıvırlarla dolu bir pazar olsa da, gezmesi çok keyifli.

Madrid’e nasıl gidilir

Madrid’e, Türkiye’den direkt uçuş seferleri ile yaklaşık 4 buçuk saatte ulaşım mümkün. Madrid’e, Aeropuerto de Madrid-Barajas’a Iberia ve Türk Hava Yolları ile İstanbul Atatürk Havaalanı’ndan direkt; Swiss Air, Air Berlin ve Lufthansa ile de İstanbul Sabiha Gökçen, Ankara, İzmir ve Antalya’dan aktarmalı uçuşlar bulunuyor.

Madrid Barajas Uluslararası Havaalanı, Madrid’in tarihi merkezi Puerta del Sol’e 13 kilometre mesafede yer alıyor. Barajas’tan kent merkezine otobüs, metro, tren, taksi ve havalimanı servisleri ile ulaşım mümkün.

Madrid’de hemen hemen her yer yürüme mesafesinde. Zamanınız sınırlıysa şehir içi ulaşımda en uygun seçenek metro.

Madrid’e ne zaman gidilir

Madrid, kışları karlı ve soğuk, yazları ise sıcak ve kurak geçiren karasal bir iklime sahip. Madrid’e seyahati için en uygun dönemler, ılıman bir iklime sahip olan ilkbahar ve sonbahar ayları. Ancak en yoğun olan Nisan, Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim aylarında Madrid’e gelmeyi düşünüyorsanız, otel rezervasyonlarınızı önceden yapmanızda fayda var.

Madrid, İspanya’nın başkenti olduğu kadar, ünlü spor kulüpleri, flâmenko gösterileri, festivalleri ve sabahın ilk ışıklarına kadar açık olan gece mekânlarıyla eğlencenin de başkenti olarak gösteriliyor.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here