Lüksemburg, Belçika, Fransa ve Almanya arasında kalan bir coğrafyada kurulmuş minik bir ülke. Ülkenin aynı adı taşıyan başkenti Lüksemburg şehri, yüksek kayalıkların ve dik yamaçların üzerine kurulmuş küçük ama bir o kadar cazip bir yer.

Parkları ve yeşil alanlarıyla huzur dolu bir atmosferi olan Lüksemburg şehri, yüksek olmayan nüfusuyla da sakin bir yaşam sunuyor. Alzette ve Pétruse nehirlerinin güzel görüntüsü tüm şehri etkisi altına almışken, güzel evleri, tarihi yapıları ve gurme restoranlarıyla “zenginliğin başkenti” unvanını alması şaşırtıcı değil.

Lüksemburg Şehri

Lüksemburg Şehri

Onuncu yüzyılda kurulmuş başkent Lüksemburg, Avrupa’nın kalbinde stratejik bir konumda zengin tarihe sahip bir şehir. Tarihte dünyanın en iyi korunan şehirlerinden biri haline geldi ve “Kuzeyin Cebelitarık’ı” unvanını kazandı. Muhteşem savunma yapılarına şehri koruyan binlerce askerin güvende olmalarını sağlayan 23 km uzunluğundaki tüneller de dâhil. Kiliselerin sivri uçlu kulelerinin şehrin üzerindeki hâkimiyetine hayran olmamak elde değil. Şehrin yüzlerce yıllık surları üzerinde yapılacak bir gezintide, ülkeye neden Avrupa’nın en güzel balkonu dendiğini anlaşılabiliyor.

Göz At: 

Karakter olarak ikiye ayrılan şehir eski tarihi dokusunun büyüsünü yaşatırken zarif meydanları, etkileyici kiliseleri ve örme taş yollar üzerinde bulunan eşsiz dükkânları ile öne çıkıyor. Kirchberg bölgesi en modern, gösterişli ve her yerde görülebilecek ofisler, alışveriş merkezleri ve eğlence kompleksleri ile ülkenin alım gücünü en iyi örnekleyen yer.

Luxemburg Şehri

Lüksemburg tarihi şehir merkezi adeta keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibi. Dev meydanlar ve dolambaçlı taş sokaklar şehrin her yanında. Yeraltı tünelleri, siper olarak da bilinen yeraltı tünelleri ve turistler için özel olarak hazırlanmış üstü açık tren ile Petrusse Vadisini gezmek yapılabilecek en güzel aktiviteler arasında yer alıyor.

Düklük Sarayında gerçekleşen nöbetçi değişimi de izlenebilecekler arasında yer alıyor. Görülebilecek diğer yerler arasında Knuedler olarak da bilinen Guillaume II Sarayı ve haftada iki gün (Çarşamba ve Cumartesi) açılan pazarı ile 17.yy’a ait Notre Dame Katedrali yer alıyor.

Başkent müze ve galeriler söz konusu olduğunda çok başarılı bir şehir çizgisi çiziyor. En önemlileri ise Ulusal Doğal Tarih Müzesi, Ulusal Tarih ve Sanat müzesi ve Lüksemburg Şehir Müzesi.

Luxemburg City

Lüksemburg gezilecek noktalar arasında yer alan şehrin en etkileyici köprüsü Pont Grand Duchesse Charlotte’dan gidilebilen bölge fazlasıyla modernize edilmiş. Dolup taşan uluslararası bir finans merkezine, birçok Avrupa enstitüsüne ve Lüksemburg’un en büyük sinema ve alışveriş merkezi bulunuyor.

Akşam yemeği ve şarap için en güzel yer şehrin büyüleyici meydanı Place d’Armes ziyaret edilebilir. Bu meydan aynı zamanda Grund olarak da biliniyor. Alzette nehri kıyısında birçok restoran ve canlı kafeler sahip. Antik taşın bulunduğu yerden asansör ile kolayca gidilebiliyor.

Brüksel’e 188 km, Paris’e 289 km, Köln’e 190 km uzaklıktaki Lüksemburg şehri, ülkede hayatın en hareketli yer aynı zamanda.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here