Lüksemburg, 82 km uzunluğunda ve 57 km genişliğinde, bir ülke için ufacık olmasına rağmen içerisinde çok fazla doğal güzelliklere sahip şirin bir ülke. Etkileyici güzellikteki dağları, yemyeşil vadileri ve dolambaçlı nehirleri ile yabana atılacak gibi olmayan şahane doğal güzelliklere sahip. Sarp bölgelere konuşlanmış şaraphaneler Moselle Nehri boyuna sıralanmış ve başkentte parıldayan camdan gökdelenler ilk bakışta Lüksemburg’u tüm güzelliklerin ve kültürlerin bir arada bulunduğu küçük bir paket gibi gözler önüne sunuyor.

Şehrin anlamı Luxembourg yanı ışıklı ülke olan Lüksemburg, dünyada şu anda bağımsız olarak varlığını sürdüren ve dukalık sistemiyle yönetilen tek devlet. Krallık denemeyecek kadar az toprağa sahip olduğundan Büyük Dükalık denmiş. Neredeyse İstanbul’un yarısı kadar olan yüzölçümü ve yaklaşık yarım milyon nüfusuyla Kuzeybatı Avrupa’da yer alan ülke, Fransa, Almanya, Belçika ile komşu, denize kıyısı olmayan küçük bir ülke. Avrupa Birliği’ne üye olan ülkenin başkenti de Lüksemburg şehri.

Luksemburg Gezi Rehberi

Lüksemburg için o küçük görüntüsünden çok daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Avrupa’nın en zengin ülkesi ve Avrupa Birliği’nin kurucularından da biri aynı zamanda. Lüksemburg bu günlere gelmesini biraz şans biraz da başarılı şekilde yönettikleri diplomasiye borçlu. Etrafında bulunan büyük ülkelerin arasında kaybolmaması ve lokasyon olarak tam Avrupa’nın kalbinde çok stratejik bir noktada bulunması bu küçük ülkeyi çok güçlü bir konuma getirdi.

AB’ni kuran ülkelerin başında olmasından dolayı Avrupa’da ki hemen tüm politik kararlarda çok güçlü bir konuma sahip ve birçok Avrupa enstitüsüne de ev sahipliği yapıyor.

Lüksemburg Gezi Rehberi

Bezelye kadar küçük olabilir ancak Avrupa tarihindeki öneminin yanında bu küçük detayın bir önemi kalmıyor. Başkent Lüksemburg MS 963 yılında dev bir kale olarak kuruldu ve bu şekilde ülke doğmuş oldu. Öyle ki bir zamanlar Lüksemburg şehri Avrupa’nın en güçlü kalesi olarak da biliniyordu.

Luxembourg1867’de ülke bağımsızlığını ilan etti ve düklük adına sadece çok küçük bir bölge kaldı. Kalan bu küçük bölgeye ekonomik olarak hayatta kalabilmek için çok iyi bakılması gerekiyordu ve bu görev olabilecek en iyi şekilde başarıldı. Yakın tarihe bakıldığında ise Lüksemburg uluslararası politika konusunda liderliği üstlendi ve Avrupa Birliğini kuran 6 devletten biri oldu.

Şu anda Lüksemburg’un zengin ticaret geçmişi ve kozmopolit yapısının temel taşları bu şekilde atıldığı daha iyi anlaşılıyor. Yüzde olarak Avrupa’nın en fazla yabancıya sahip olan ülkesi olma unvanı bir yana, ülkedeki herkesin üç dil konuşuyor olması bile gelişmişlik konusunda fazlaca fikir veriyor.

Günümüz Lüksemburg ülkesine bakıldığında karşımıza örnek alınacak işsizlik oranı düşük ve 400.000’den fazla insanın muhteşem standartlarda yaşadığı bir ülke çıkıyor. Küçük yüzölçümüne rağmen sunduğu güzellikler ile ziyaretçilere de muhteşem vakit geçirmeyi de garanti ediyor

Lüksemburg Gezilecek Yerler

1. Lüksemburg Şehri

Lüksemburg Gezi Rehberi

Ülke ile aynı isme sahip olan başkent Lüksemburg, eski kiliseleri, taş sokakları, tarihi binaları ve Büyük Düklük Sarayı ile ziyaretçilerini mest ediyor. Avrupa’da Fransa, Belçika ve Almanya’nın tam kesişme noktalarında yer aldığından dolayı stratejik olarak çok önemli bir yerde ve bu önem çağlar boyunca savaşlara neden oldu.

Pétrusse Vadisi boyunca uzanan tarihi şehrin eski yapıları, 17.yüzyılın başlarında inşa edilen Gotik mimari stiline sahip Notre-Dame Katedrali, Grand Ducal Sarayı ve etkileyici sokak manzarası, Adolphe Köprüsü ve Roosevelt Meydanı Lüksemburg şehrinde görülmesi gereken yerler. William Meydanı’nda çarşamba ve cumartesileri kurulan pazara denk gelirseniz kaçırmayın.

2. Vianden

Lüksemburg Gezi Rehberi Vianden

Başkent dışında en popüler yer olan kuzeydoğudaki ortaçağ şehri Vianden, örme taş sokakları ve tepede bulunan kalesiyle Avrupa’nın birçok şehrini güzelliği ile kıskandırıyor. Vianden, 1,800 nüfusu ile Lüksemburg’un kuzeydoğusunda bulunan ve Oesling’de şehir statüsüne sahip olan bir komün. Diekirch bölgesinin de parçası olan Vianden eyaletinin başkenti. Olağanüstü kalesi ve Our vadisindeki muhteşem lokasyonu ile biliniyor. Ortaçağ döneminde yapılmış olan kale, 19. yüzyılda restore edilmiş. Kaleye çıkan yollar ve patikalar son derece dikkat çekici olmakla birlikte yükseklik korkusu olanları zorlayacak bir deneyim. Victor Hugo’nun bir dönem kaldığı evi görebilir, Rodin tarafından yapılan büstü de inceleyebilirsiniz.

2. Müllerthal

Lüksemburg Gezi Rehberi Mullerthal

Lüksemburg’da “Küçük İsviçre” olarak da bilinen Müllerthal, bölgesinin derin ormanları, kristal gibi berrak dereleri ve muhteşem ilginç kaya formasyonları ile doğa yürüyüşleri yapmak şahane bir yer. Kayışlarınızı sıkın ve kaya tırmanışı yapın! Müllerthal bölgesinde Berdorf yakınlarında çok güzel tırmanış yerleri ve tesisleri bulunuyor.

3. Echternach

Lüksemburg Gezi Rehberi Echternach

Müllerthal şehrinden biraz daha doğuya doğru gidildiğinde ise karşınıza Echternach kasabası çıkıyor. İsviçre’nin küçüğü olarak da bilinen şehirde taşlık dağlar, tepeler, ormanlar sürekli birbiri ile kesişen yürüyüş yolları doğa yürüyüşü ve bisiklet sevenler için adeta bir cennet ortamı yaratıyor. B-u film seti havasındaki kasabada tarihi Echternach’ın kuzeyindeki ormanlıklarda yürüyerek keşif yapmanız gerekiyor.

Ülkenin bu en eski şehrinin meydanının harika ve muhteşem de bir manastıra sahip. Buradaki 7. yüzyıla ait Benedictine Manastırı ve St. Willibrord Bazilikası görülmesi gereken yerler arasında. Her Salı günü düzenlenen oldukça renkli bir dini ayine ev sahipliği yapan kasabayı her yıl yüzlerce hacı ziyaret ediyor.

4. Ardenler

Lüksemburg Gezi Rehberi Ardenler

Yerel halkın Eisleck adını verdikleri Ardenler bölgesi harika bir doğaya ve sessiz bir atmosfere sahip. Ardenler bölgesi kaleleri, nehir vadileri ve Ardenler Taarruzunun geçtiği yer olması ile Lüksemburg’un en popüler turistik yerlerinin başında geliyor.

Yüksek platolar ve akarsuların bulunduğu ve genellikle küçük İsviçre olarak da adlandırılan Ardenler, bisiklet sürmek, dağ yürüyüşleri ve kaya tırmanışları gibi aktiviteler için şahane bir coğrafya. Özellikle Obersauer ve Our doğal parkları tabiat ile iç içe bir tatil yapmak isteyenler için ideal. Bu bölgede yapılabilecek çok sayıda outdoor aktivitesinin yanı sıra, bölgenin içerdiği Vianden, Clerf ve Bourscheid’daki birçok kale de keşfetmeye değer.

5. Esch-sur-Sûre

Lüksemburg Gezi Rehberi Esch-sur-Sûre

Ülkenin kuzey batısında yer alan Sure Nehri’nin kenarına kurulu küçük köy Esch-sur-Sure, ülkenin en güzel tatil merkezlerinden biri. Wiltz Kantonuna bağlı olan köy, 2005 sayımına göre 314 nüfusa sahip.

Eğer su sporları ile ilgileniyorsanız Upper Sure Ulusal Parkının muhteşem güzelliği içerisinde harika bir yapay göl bulunuyor. Aynı zamanda ülkenin tek içme suyu rezervuarı olma özelliğine de sahip.

6. Clervaux

Lüksemburg Gezi Rehberi Clervaux

Lüksemburg gezilecek noktalar artasında yer alan Clervaux’da ki ortaçağ kasaba pazarında görülecek ilk yer 12.yy’a ait bir kale. Günümüzde devlet dairelerine, turist merkezine, küçük bir savaş müzesine ve dünyaca ünlü bir sergisiye ev sahipliği yapıyor. Clervaux’da bulunan Edward Steichen’in “Family of Man” sergisi olağanüstü. Dünyanın farklı yerlerinden çekilmiş 500 insanın fotoğraflarının sergilendiği ve tanıtımlarının yapıldığı sergi dünya mirasları listesinde yer alıyor.

7. Schengen

Lüksemburg Gezi Rehberi Schengen

Lüksemburg, Fransa ve Almanya’nın anlaşmaya vardığı yer olarak tüm dünyada ismini duyuran kasaba, hem Almanya hem de Fransa ile komşu. 14 Haziran 1985’te Avrupa’da sınırsız ve pasaportsuz seyahatin kapılarını açan Schengen anlaşmasının 1995 imzalandığı Schengen, küçük bir şarapçılık köyü aslında.

Burası bir anlamda, üç ülkenin topraklarının birleştiği “sınırla, sınırsızlık arasında” bir yer. Schengen’in, başyapıtlarından biri ise, 1390’da yapılmış olan kalesi. Kale, 19. yüzyılda yeniden inşa edilmiş, günümüzde ise otel ve konferans salonu olarak kullanılıyor.

Lüksemburg yapılacak şeyler

Güneydoğu kıyısında Almanya sınırına gidildiğinde karşımıza eşsiz bir mikro iklim çıkıyor. Bu iklim Avrupa’nın en küçük şarap üretim merkezlerinden birine birçok ödüllü beyaz ve köpüklü şaraplar kazandırıyor. Sarp yamaç kenarlarını sonsuzluğa uzanırmışçasına üzüm bağları kaplıyor. Yazın ise bu bağlar zümrüt yeşili bir renge bürünüyor.

Moselle nehri Lüksemburg’un en lezzetli şaraplarının üretildiği bölgelerden geçiyor ve bölgedeki birçok şarap üretim merkezi çok küçük ücretler karşılığı ziyaretçilerine bu turları sunuyor. Küçük işletmeleri ziyaret etmeden önce çoğunlukla telefon ederek rezervasyon yapmanız gerekebiliyor.

Lüksemburg blog
Mullerthal

Şifalı termal sular Mondorf-les-Bains de bulunuyor ve yorgun olan ziyaretçileri oldukça memnun edecek nitelikte.

Bascharage ve Wiltz kasabalarının alkollü içecekler üreten merkezinde birçok bira ve diğer içkilerin tadına bakabilir ya da Beierhaascht biracılık otelinde bir gece konaklayabilirsiniz.

Dil konusunda da doğal güzellikleri kadar çeşitliler. Yaşayanların çoğu Fransızca ve Almanca konuşuyor ve buna ek olarak yerel dilleri olan Lüksemburgca!

Luxembourg Gezi Rehberi
Ehnen, Luxembourg

Lüksemburg’a ne zaman gidilir

Sıcak hava genellikle Mayıs ayından Eylül ayına kadar sürüyor. Kar ise çoğu zaman kış aylarında görülebiliyor, özellikle yüksek Ardenler bölgelerinde ve ülkenin kuzey yarısında. Eskiden daha fazla kar olduğundan günümüzde bu bilgi biraz daha değişti ve eski güvenini kaybetti. Tüm ülkede yapılan kayakçılık da yavaş yavaş yok olmaya yüz tuttu.

Sonbahar ayı özellikle ülkenin kuzey bölgelerini ziyaret etmek için çok güzel bir dönem olabiliyor. Yaprakların sararması, doğanın değişimi ve restoranların mevsimsel menüleri sunuyor olması bu dönemde gelmenin en büyük artıları olarak göze çarpıyor.

Lüksemburg yeme ve içme

Lüksemburg mutfağı, Fransız ve Alman mutfağının harika bir füzyonu ile damaklara hitap ediyor. Leziz f’rell am Reisleck’den Gromperekniddelen’e kadar birçok lezzeti tatmak mümkün. Bu yemeklerin hepsi muhteşem Riesling ya da Pinot Gris şarapları ile pişirildiğinden apayrı bir aromaya sahip. Vianden’in en meşhur yiyeceği ise sadece ceviz ile yapılan cevizli kek ve şekerlemeler. Alternatif olarak da salamura edilmiş ya da kurutulmuş Ardenler jambonu da denenebilir.

Lüksemburg Yeme İçme

Lüksemburg alışveriş

1885 yılından bu yana mum imalatı ile ün yapmış olan Esch-sur-Sure kasabasından rengârenk mumlar almak artık buraya gelenlerin bir geleneği gibi. Hediyelik eşya almak için ise Asselborn stüdyolarında hazırlanmış olan cam üfleme ile yapılmış sanatsal parçalar ve işlemeli kâseler oldukça ilgi çekiyor. Nospelt ’in küçük mavi-beyaz toprak işi seramikleri kesinlikle çok ilgi çekecektir, aynı kuş düdüğü şeklindeki geleneksel aşk simgeleri gibi. Lüksemburg’un mutfak tadı çoğunlukla meyve ağırlıklı ve en üst düzey Moselle şaraplarına sahip. Şehir dışına çıktığınızda tekrar bulmak çok zor o yüzden yanınıza almayı unutmayın.

Porselen ve kristal satışı konusunda büyük bir isim olan Villeroy & Boch’un porselen fabrikası 2010 yılında kapanarak Asya’ya taşındı ancak dükkân ikinci el ve seri sonu ürünlerin satışı için halen açık. Villeroy & Boch’un şehir merkezinde bir dükkânı da bulunuyor. Bir diğer toprak işi ise Nospelt ve Ağustos ayında 4 gece sürecek bir yerel sergi de bulunacak. Nospelt çömlekçiliğinde en çok üretilen ürün –özellikle gençler arasında- kuş görünümlü olan düdüklerdir.

Daha lüks alışveriş ve moda alışverişi için adres Lüksemburg’un merkezindeki Grand Rue. Uluslararası meşhur firmaların da bulunduğu bu bölge aynı zamanda 60’dan fazla dükkân ile en geniş alışveriş merkezi olma unvanına da sahip. Esch-sur-Alzette, Lüksemburg’un en büyük ikinci şehri, Belval Plaza adında bir alışveriş merkezine de sahip ve bu merkez de oldukça geniş ve büyük.

Pazartesileri 12.00-18.00 (dükkândan dükkana değişiyor). Lüksemburg’da ki bazı dükkânlar ve büyük AVM’ler daha geç saatlere kadar açık kalabiliyor. Daha küçük kasaba ve köylerdekiler ise 1-2 saatliğine öğle yemeği aralarına çıkıp dükkânı kapatabilir.

Luksemburg Blog
La Rue du Marche-aux-Herbes, Old Town Luxembourg

Lüksemburg’a nasıl gidilir

Türk Hava Yolları’ ve Lüksemburg’un resmi havayolu şirketi LUXAIR ile direkt uçuşları bulunuyor. Yolculuk yaklaşık 3 saat 30 dakika sürüyor. Pegasus ile Brüksel’e uçup Brüksel’den 3 saatlik tren yolculuğu ile Lüksemburg’a ulaşabilirsiniz. Ayrıca özellikle ucuz uçuşlar için kullanılan Almanya Frankfurt’da bulunan Hahn Havaalanı’ndan da Lüksemburg’a shuttle otobüsleri ile gidiliyor. Flibco firmasına ait bu otobüsler direkt Lüksemburg garına götürüyor.

Lüksemburg şehir merkezine 6 km uzaklıktaki Lüksemburg Havalimanı’ndan merkezine ulaşmak için otobüs, taksi ve araç kiralama seçenekleri bulunuyor. En uygun seçeneklerden toplu taşımada iki farklı otobüs hattı yer alıyor. Biletlerinizi terminal binası önüne bulunan bilet makinesinden alın. 16 nolu Eurobus otobüsü hafta içi 10 dakika, hafta sonu 20 dakika arlıkla kalkıyor. 29 numaralı otobüsler ise hafta içi 15 dakika, hafta sonu 30 dakika arayla hizmet veriyor. Havalimanından merkez tren istasyonuna ortalama taksi ücreti ise 30 €.

Lüksemburg’a diğer Avrupa birliği ülkeleri gibi Schengen vizesi ile gidilebiliyor. Eğer bir Avrupa şehrindeyseniz Lüksemburg’a tren, otobüs veya uçak ile geçiş yapmanız mümkün.

PAYLAŞ
Önceki makaleLüksemburg’a Ne Zaman Gidilir
Sonraki makalePortofino Gezi Rehberi
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşık birisi. Aslında veteriner hekim, bilgi yönetimi okudu, marka yönetimi üzerine MBA yaptı. 14 yıl çalıştığı şirketiyle yolları ayrılınca, hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gitti. 22 ay boyunca Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat etti.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here