Londra gezilecek yerler listesi oldukça uzun ve geniş. Çağdaşlığın simgesi olan Londra, tarihi dokusu özenle korunmuş, gecesi ve gündüzüyle capcanlı, nezaketin yaşayan bir değer olarak saygı gördüğü şahsına münhasır bir İngiliz kenti. Thames Nehri kıyısında Romalılar tarafından yaklaşık 2000 yıl önce kurulan ve dünyanın en önemli kentlerinden biri olan Londra, binlerce yıllık Avrupa tarihine tanıklık eden kültürü, müzeleri, tarihi dokuları, parkları ve ünlü mağazalarıyla gezilecek yerleri aceleye getirilmemesi gereken bir kent.

Bu listemizde gezilecek yerlerinden, dost canlısı insanlarına ve hatta muhteşem yemeklerine kadar Londra’ya ait her şeyi bulabilirsiniz. Hem ilk kez hem de sürekli olarak Londra’yı ziyaret edenler için hazırladığımız en iyi 10 listesi, huzurlarınızda:

Londra Gezilecek Yerler

1. Buckingham Sarayı

Buckingham Palace, Londra

Pek çok kişi Buckhingham Sarayı’na askerlerin görev devir teslim töreni için gidiyor. Hareketsiz duran askerlerin göz alıcı kırmızı üniformaları içinde devasa tüylü şapkalarıyla “hazır ol”da beklemelerini izlemek gerçekten farklı bir deneyim. Günde yalnızca bir sefer yapılan bu değişimi kaçırmamak için, otelinizden ya da tur rehberinizden tam olarak saat kaçta değişim olacağının bilgisini alıp o saatte gitmenizde fayda var. Genellikle çok kalabalık olduğunu aklınızda bulundurarak bir süre önce orada bulunmanız gerekebilir. Olur da göremezseniz de yine de yalnızca askerleri görmek ve fotoğraflarını çekmek de güzel bir deneyim olacak.

Buckingham Sarayı’nın en güzel yanı ise artık halka açık olması! Hemen yanında bulunan bölgeden biletlerinizi alıp hem bahçesini hem de içini gezmeniz mümkün. Tabii ki tüm odaları halka açık değil ancak büyük bir bölümünü görebilirsiniz. Bazı odaların olağanüstü güzelliğine hayran kalacak ve burası için ne kadar büyük bir servet ödendiğini aklınızdan geçirmeden edemeyeceksiniz. Ziyaret etmeden önce mutlaka rehberinizle konuşup açık olup olmadığını öğrenin çünkü bazen kraliyet seremonileri için kapatıldığı da oluyor.

Kraliçe Buckingham Sarayı’nda olduğunda Kraliyet Bayrağının, olmadığı zamanlarda ise İngiltere Bayrağının göndere çekildiğini biliyor muydunuz?

2. The London Eye

The London Eye, Londra

2000 yılında halka açılan London Eye turistlerin bir numaralı gözdesi. Devasa bir dönme dolap olan London Eye’ın farkı dev pleksiglas kutular içinde onlarca insanla beraber bulunuyor oluşunuz. 443 feet yüksekliği ile Avrupa’nın en büyük dönme dolabı olma şerefini taşıyor. Lokasyon olarak Thames Nehri kenarında oldukça stratejik bir yerde bulunuyor ve tüm şehri hiç bir engel olmadan kusursuz bir şekilde görmenizi sağlıyor. Big Ben, Westminster Abbey, Buckingham Sarayı, St. Paul Katedrali ve daha birçoğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Bir turun yaklaşık 30 dakika sürdüğü London Eye deneyimi, Londra hakkında genel bir bilgi edinmek ve şehrin büyüklüğü konusunda fikir sahibi olmak adına ilk gün için güzel bir başlangıç.

Bir tavsiye: London Eye’a gitmeyi düşünüyorsanız değişken olan Londra’nın havasının açık olduğu bir günü tercih edin zira şehrin görüntü açık havada çok daha güzel oluyor. Günün her saati kalabalık olduğunu ve uzun sıralar beklemeniz gerektiğini göz önünde bulundurup sabah erken saatlerde gitmeye çalışın.

3. Londra Kulesi / Londra Köprüsü

Londra Köprüsü

Londra Kulesi’nin tarihi 1078 yılında Normandiya Dükü William’ın İngiltere’yi işgali ve sonrasında Londra Fatihi William olarak anılmasına kadar dayanıyor. O dönemden bugünlere dek genişleyen komplekste yıllar boyu çok kanlı olaylar yaşanmış. Kule 8. Henry’nin birçok eşinin kafasını kestirdiği yer olarak da biliniyor.

Kule ayrıca çok uzun zamandır süregelen bir inanca/geleneğe de sahip. Efsaneye göre eğer siyah kuzgunlar kuleyi terk ederse, İngiltere ve Krallığın yok olacağına inanılıyor. Günümüzde ne yazık ki bu durumu engellemek için kuzgunların kanatları kırpılıp uçmaları engelleniyor ancak yine de bu dev kuşları görmek ilginç bir deneyim olacaktır.

Şu sıralar kompleksin en ilgi çeken kısmı Kraliyet Mücevherleri. Waterloo Barakası binasında bulunan koleksiyon gerçekten de görülmeye değer. Bazıları o kadar büyük ki bir insan bunu nasıl takabilir diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Kule muhafızları ise oldukça eğlenceli ve görülmeye değer bir başka atraksiyon. Buradan bir tur satın aldığınızda kulede görevli bu özel muhafızlardan biri size rehberlik yapıyor. Bu turlar Londra Kulesi’ni görmenin ve tarihi hakkında bilgi sahibi olmanın en eğlenceli yolu. Hemen kulenin dışında ise meşhur Londra Köprüsü yer alıyor. Londra Kulesinin resmi adının Majesteleri’nin Kraliyet Sarayı ve Kalesi olduğunu biliyor muydunuz?

4. Westminster Abbey

Westminster Abbey, Londra

Westminster Abbey isimli bu dev gotik kilise parlamento binasının hemen karşısında bulunuyor. Güzel bir yapı olan kilisenin bulunduğu bölge birçok önemli olaya tanıklık etmiş. Burası geleneksel taç giyme ve İngiliz kraliyetine mensup kişilerin gömüldüğü yer. Kral Harold ve William ile 1066 yılında başlayan taç giyme törenleri bir kaç istisna dışında burada yapılmış. Aralarında 3. Henry, 1. Elizabeth, 2. Richard gibi kral ve kraliçelerin, Chaucer, Wordsworh, Milton, T.S Elliot, Keats, Sherley vb. Gibi şair ve yazarların yanı sıra Darwin ve Newton gibi bilim adamlarının da gömüldüğü yer olarak biliniyor. Yakın zamanda yapılan son etkinlik ise 1997 yılında Prenses Diana’nın ölümünden sonra cenazesinin yapıldığı yer oluşu. Bunca meşhur özelliğinin yanında oldukça güzel bir yapı olan kiliseyi gezip görmek oldukça keyifli. Westminster Abbey bir Londra ziyaretinde mutlaka görülmesi gereken bir yer.

5. British Museum

British Museum, Londra

Bir zamanlar İngiltere için “Güneşin hiç batmadığı ülke” deniyordu. O zamanlar İngiltere’nin ne kadar büyük olduğunu tahmin edebilirsiniz. Global genişleme süresince İngiltere milyonlarca antik eşyayı bir zamanlar hüküm sürdüğü yerlerden buraya getirdi. British Museum‘da müzede sergilenen eserler kelimelerle anlatılamayacak kadar büyülü bir güzelliğe sahip. Örneğin Rosetta Stone’u burada görmek mümkün. Görülecek şeylerin listesi o kadar uzun ki anlatmakla bitmez, o nedenle mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir yer.

6. St. Paul Katedrali

St. Paul Katedrali, Londra

Başyapıt niteliğindeki St. Paul Katedrali şehrin tam köşesinde, Londra’nın en eski bölümünü oluşturuyor. 1708 yılında inşası tamamlanan katedral, mimarı olan Sör Christopher Wren’in doğum günü olan 20 Ekim’de açılmış. Daha güzel bir doğum günü hediyesi düşünülemez bile! İçerisi o kadar büyük ve güzel ki, hayran kalmamak imkânsız. Özellikle de sunak bölümü nefes kesici güzellikte. Dilerseniz kubbenin tepesine tırmanıp şehrin muazzam manzarasını da izleyebilirsiniz. Alt kata inmeyi de unutmayın çünkü birçok ünlü simanın mezarları burada bulunuyor.

7. Parlamento Binası

Parlamento Binası, Londra

Televizyon yada fotoğraflarda yüzlerce kez görmüş olduğunuzu tahmin ettiğimiz Parlamento Binası da Thames nehri boyunca uzanan bir başka Londra başyapıtı. İlk kez canlı olarak karşınıza çıktığında ise gerçek olduğuna bile inanamayacaksınız. Hemen köşesinde bulunan saat kulesini ise anında tanıyacaksınız, herkesin bildiği gibi “Big Ben”. 316 feet uzunluğandaki saat kulesi dünyanın en büyük 4 tarafında saat olan kulesi.

Parlamento binasının içini de dilerseniz gezebilirsiniz ve şahsen şiddetle tavsiye ederim. Bazen Westminster Sarayı olarak da biliniyor çünkü ilk yapıldığında bir kraliyet evi olarak yapılmıştı. Satın alacağınız tur hem Halk Evi hem de Lord evi kısımlarını kapsıyor. Ayrıca bu binada yaşanmış bir çok tarihi olay hakkında da bilgi içeriyor. İçeriye girdiğinizde Winston Churchill’in heykeli ile karşılacaksınız. İnsanlar ayakkabılarından birine iyi şans getirsin diye ovaladığı için oldukça parlaktır.

8. Trafalgar Meydanı / Ulusal Galeri

Trafalgar Meydanı, Londra

Sanatseverler mutlaka Ulusal Galeri’yi ziyaret etmek isteyeceklerdir. Özellikle Vang Gogh, Da Vinci, Monet, Rembrandt, Cezanne ve daha birçok ünlü sanatçının eserlerinden oluşan koleksiyonu kesinlikle görülmeye değer.

Galeri gibi bulunduğu Trafalgar Meydanı da görülmeye değer. Meşhur Nelson Sütunu da bu meydanda yer alıyor ve hemen altında ise 4 aslan yatıyor. Trafalgar Savaşında ölen Amiral Lord Horatio Nelson’ın anısına yapılan bu sütun Londra’nın en çok ilgi çeken yerlerinden biri. Meydanda biraz turlayıp bir kafede soluklanarak insanları izleyebilirsiniz.

9. Londra Hayvanat Bahçesi

Londra Hayvanat Bahçesi

650 farklı tür ve 12,000 hayvan ile çocuklarınızla gidebileceğiniz en güzel yerlerden biri olan Londra Hayvanat Bahçesi, kurulduğu 1828 yılından bu yana zürafa gibi dev hayvanlara ev sahipliği yapıyor. Çocuklar bakıcılarla konuşabilir ve onları hayvanları beslerken izleyebilirler… Hatta yardımcı olmak isterlerse gönüllü olarak yardım bile edebilirler.

2010 yılında hayvanat bahçesine yağmur ormanları bölümü eklenerek marmoset maymunu gibi hayvanlar da dâhil edilmiş. Bunun dışında gece avlanan hayvanlar bölümünün de yer aldığı bahçede yarasa gibi hayvanları da görmek mümkün.

10. Hop On/Off İki Katlı Otobüs Turu

Londra Otobus Turu

Hava şartları elverişli olduğu sürece ilk ya da zamanınız varsa ilk iki gün için yapmanız gereken şey bu otobüsle bir şehir turu yapmak. Şehirde sürekli gördüğünüz iki katlı otobüsler dışında sadece turistik yerleri dolaşan özel firmalara ait birçok otobüs bulunuyor. Eğer yazın ya da bahar aylarında hava sıcakken giderseniz üstü açık otobüslerde gitmenizi tavsiye olunur. Bu otobüsler hem temiz hava hem de daha geniş bir açıyla şehri görmeniz açısından büyük avantaj sağlıyor. Genellikle her 15 dakikada bir gelip dilediğiniz yerde inerek tekrar dilediğiniz yerde binebildiğiniz otobüslerde unutmamanız gereken şeyse, şehir içinde birçok farklı bölgede belli rotaları takip ediyor oluşu. Hangi rota üzerinde olduğunuzu bilmeniz sizin adınıza faydalı olacaktır.

Bu otobüsleri kullanınca şehrin genel görüntüsü ve yerleri hakkında olukça geniş bir bilgiye sahip olacaksınız. Görülecek birçok yere de uğraşmadan kolaylıkla ulaşacaksınız.

Bir tavsiye: İngiltere’de hiç bir koşulda araba kiralamanız tavsiye edilmez, özellikle de turist olarak. Taksi yada metro kullanarak dilediğiniz yere kolayca ulaşmanız mümkün. Turist otobüslerinde ise o an bulunduğunuz yerle ilgili bilgilendirmeler bulunuyor.

Birkaç öneri:
Otobüs turunu daha keyifli hale getirmek için:

  • 2 günlük biletlerden alın ve böylece şehrin hemen hemen tümünü gezmiş olun.
  • Otobüse her bindiğinizde biletinizi şoföre gösterdiğinizden emin olun.
  • Hangi tur firmasını kullandığınıza dikkat edin çünkü aynı renkte otobüslerde birçok firma bulunuyor.
  • Otobüsten indiğiniz yeri unutmayın çünkü geri dönerken yine aynı yerden bineceksiniz. Eğer kaybolursanız otobüs turu işaretlerini bulmaya çalışın ya da bir başka tura ait otobüsün nerelerde durduğuna bakın.
  • Nerelere gitmek istediğinizin planını baştan yapın ve ona göre sırayla inmek istediğiniz yerlerde inip aynı yerden tekrar binerek yolunuza devam edin. Bu şekilde hazırladığınız rota üzerinde her şeyi görebilir ve aynı yerlerden tekrar tekrar geçip zaman kaybetmezsiniz.

Elbette bir dünya kenti olan Londra‘nın gezilecek yerleri saydıklarımızdan ibaret değil. Daha ayrıntılı bilgi için diğer Londra Gezi Rehberi‘ne de göz atabilirsiniz.

1 YORUM

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here