Güneşli Portekiz‘in başkenti Lizbon, Tagus nehrinin Atlantik Okyanusu ile buluştuğu yerde bulunuyor. Bir seyahat destinasyonu olarak çok zengin ve ülkenin uzun tarihini çok güzel yansıtan bir şehir. Antik kalelerin kalıntılarından Lizbon’un renkli geçmişine kadar herşey tüm şehire yayılmış durumda.

Lizbon Portekiz’in keşfi söz konusu olduğunda bulunduğu konum ile gurur duyuyor. Vasco da Gama gibi kâşiflerin anıtları bu keşfin ne denli önemli olduğunun birer kanıtı olarak şehrin en önemli yerlerinde bulunuyor. Batı Avrupa’nın en eski şehri olmasına rağmen ulaşım sistemini modernize etmiş ve kıyı kesimlerinde yapılan düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen Lizbon o eski büyüsünü hiç kaybetmemiş ve ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Lizbon Gezilecek Yerler

Lizbon, her köşe başında görülebilen tarihi eserleri, yedi tepeye kurulmuş kent mimarisi, rahatlatıcı deniz havası, şehri ikiye bölen Tejo Nehri sayesinde “karşı taraf” kavramıyla İstanbul’a benzetilen bir kent. Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Lizbon’da gezinirken sokaklarının anıtsal miraslarla dolu olduğunu görüyoruz ve şehrin yeni kurulduğu dönemlerden kalma karakteristik mahallelerin eşsiz deneyimi hala en özgün şeklinde yaşanabiliyor.

Tarihin farklı dönemlerine ait pek çok eser ve yapıya rastlayabileceğiniz Lizbon’da, birbirinden ayrı özelliklere sahip olan ve medeniyetin eşsiz bir biçimde kaynaşıp modern bir şehir ve yüksek bir kültürel miras oluşturduğuna şahit oluyorsunuz. Yüzyıllık tarihiyle Lizbon, yıpranmış binalarına rağmen oldukça renkli, canlı ve güçlü bir ruha sahip.

Lizbon ışığın bolca hissedildiği bir şehir. Neredeyse tüm yıl aldığı güçlü günışığı ve Tagus Nehri ile Portekiz’in başkenti, şehrin eşsiz mimarisini ve güzelliğini öne çıkaran, binlerce renkten oluşan bir aynaya dönüşüyor. Lizbon’da ziyaretçilerin ulaşabileceği çok geniş çeşitlilikte deneyimler, yapılacak ve görülecek çok fazla şey mevcut.

1. Belem Kulesi

Belem Kulesi

Belem Kulesi aynı zamanda St. Vincent Kulesi olarak da biliniyor ve bir zamanlar Tagus Nehrinde ada olan bir yerin üzerinde bulunuyor. 1515’e dönecek olursak bu kule Lizbon’u düşmanlardan koruyor ve şehrin dostlarına kucağını açıyordu. Dört katlı kireçtaşından yapılan kalenin tepesinde bir kale burcu da bulunuyor ve burada tam 17 uzun mesafeli top yer alıyor. Kutsal Meryem anıtı da denizcileri korumak adına yüzü nehire dönük şekilde bulunuyor.

2. Sao Jorge Kalesi

Sao Jorge Kalesi

Lizbon’un en eski kalelerinden biri olan Sao Jorge Kalesi Alfama bölgesinin tam tepesinde bulunuyor. Şehrin en popüler noktalarından biri olan kale Lizbon çok eskiden Fas kontrolü altındayken yapılmış ancak daha yakın geçmişte Romalılar ve Vizigotlar tarafından da ele geçirilmiş. 1147 yılında Faslıları ülkeden savmayı başaran Portekizliler 16. yüzyıla kadar kaleyi kraliyet hanesi olarak kullanmışlar. Günümüzde kraliyet makamları arkeolojik sergilere ev sahipliği yapıyor. Kale surlarına çıkmak ise kesinlikle Lizbon’a gelen herkesin yapması gereken bir şey çünkü karşınızdaki manzara soluğunuzu kesecek cinsten.

3. 28 Nolu Tramvay

28 Nolu Tramvay

Yıllar önce Lizbon’da yer almış olan eski troleybüsler bir zamanların tek taşıma aracıydı ve artık kalmadı ancak ziyaretçiler halen 28 No’lu tramvay ile bu eski geleneği yaşayabiliyorlar. Tarihi “electrico” yolcularını şehrin en eski ve en popüler noktalarından geçiriyor. Turistler genellikle bu tramvayı Sao Jorge Kalesinin tepesine çıkmak ve muhteşem manzarayı görmek için kullanıyorlar, ancak aynı zamanda yerel halk da günlük işleri için sürekli bu hattı kullanmaya devam ediyor. Bu tramvay hem şehir içinde ulaşım hem de yeni insanlarla tanışmak çok güzel bir yol.

4. Jeronimos Manastırı

Jeronimos Manastırı

Fas ve Gotik etkilerinin göze çarptığı, eşsiz Manueline mimarisinin hâkim olduğu Jeronimos Manastırı Lizbon gezilecek yerler arasında önemli bir yer. Şehrin nehir kenarındaki Belem bölgesinde bulunuyor. Dev kompleks 1500’lü yıllarda yapılmış ve Portekiz’li kaşiflerin keşiflerine adanmış. Çoğunlukla altın renkli kireçtaşından yapılmış olan manastır taş oymacılığının en üst düzey örneklerinden birini sergiliyor. Kafesçilik işçiliğinin hâkim olduğu tavanlar ve pencere tirizleri ise burayı dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yer yapmaya yetiyor.

5. Lizbon Oşinaryumu

Lizbon Oşinaryumu

Oşinaryum Lizbon’un en modern yapılarından biri. 1998 yılında Dünya Sergisi çalışmaları kapsamında yapılmış. Lizbon’un kuzeydoğusunda Parque das Naçoes’de bulunuyor ve Avrupa’nın en büyük kapalı akvaryumu. İçerisinde dört eşsiz ortama ayrılmış ve her biri ayrı bir okyanusu temsil ediyor. Köpekbalıklarından vatoslara kadar tüm deniz canlılarının hayatlarının sergilenmesine ek olarak penguenler, su samurları ve her ekosistem tek tek sunuluyor. Rengârenk balıkların başınızın üzerinden geçtiği bu eşsiz tecrübeyi kaçırmamanızı öneririz.

6. Alfama

Lizbon Gezilecek Yerler Alfama

Lizbon’un en eski bölgelerinden biri olan Alfama’nın her yanı mimari anıtlarla dolu. Bazıları Fas dönemine kadar uzanıyor ve sokaklarındaki Fado clublar, lezzetli yemekler, dolambaçlı yollar Alfama’yı mutlaka görülmesi gereken bir yer haline getiriyor. Fado bar ve clublar için Largo do Charariz de Dento mutlaka gidilmesi gereken bir yer. Burada geleneksel Portekiz halk müziklerinin en güzel tınılarını duyabilirsiniz. Eğer şehrin çok daha geniş açıda görüntüsünü görmek isterseniz gideceğiniz yerin adı Largo das Portas do Sol, burada hem Alfama hem de Targus Nehrini en iyi şekilde görebilirsiniz.

7. Santa Justa Asansörü

Lizbon Gezilecek Yerler Santa Justa

Tam merkezde bulunan Santa Justa Asansörü Lizbon’un en güzel manzaralarından birine sahip. Asansör 1902 yılında Raul Mesnier tarafından yapılmış ve ilhamını meslektaşı Gustav Eiffel’in Paris’de ki meşhur kuleden almıştır. Dökme demirden yapılmış olan asansör ziyaretçilerini 1755 yılındaki büyük depremde yıkılmış olan Carmo Convent Gotik kilisesine yürüme mesafesinde bulunan bir platforma çıkartıyor. Dileyenler asansörün üzerindeki merdivenden daha da yukarıya çıkarak tüm Baixa’yı görebileceği enfes bir manzaraya da şahit olabiliyorlar.

8. Rossio Meydanı (Pedro IV Square)

Lizbon Gezilecek Yerler Rossio Meydanı

Lizbon’da yerel atmosferi içinize çekebileceğiniz daha güzel bir yer bulunmuyor. En meşhur plaza olan Pedro IV Meydanı Pombaline bölgesinde yer alıyor. “Rossio” ortaçağ dönemlerinden beri şehrin en önemli buluşma noktası olmuş ve halen de bu geleneği sürdürüyor. 16.yy engizisyon döneminde bu meydan halka açık idamlar için kullanılıyordu. Günümüzde ise dostların bir araya gelip cafe ya da barlarda bir şeyler içip hemen meydanın kuzeyinde bulunan ulusal tiyatroya gittikleri bir yer haline gelmiş.

9. Gulbenkian Müzesi

Lizbon Gezilecek Yerler

Lizbon’da gezilecek yerler arasında bulunan Gulbenkian Müzesi, Lizbon Calouste Gulbenkian Vakfının ana merkezi olarak biliniyor. Bu vakıf kar amacı gütmeyen bir organizasyon ve Ermeni petrol tüccarlarının önde gelenleri tarafından finanse ediliyor. Müzede Gulbenkian’ın özel sanat koleksiyonu ziyaretçiler için sergileniyor ve gerçekten görülmeye değer. Monet, Renoir ve Rembrandt’ın eserleri koleksiyonlar arasında yer alıyor. Bunun dışında Lalique mücevherleri, Çin ve Pers döneminden porselenler ile birlikte tarihin en önemli sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda müzede dünyaca meşhur seyahat sergileri de yapılıyor.

10. Keşiflere Adanan Anıtlar

Lizbon Gezilecek Yerler

Keşiflere adanan anıtlar arasında bulunan devasa beyaz kaya(Padrao dos Descobrimentos) Portekiz’in en önemli keşiflerinin başladığı Tagus Nehrinde bir gemi gibi yelkenlerini açmış şekilde duruyor. Denizce Prens Henry olarak da bilinen Infante Dom Henrique anısına yapılmış. Prens Portekiz’in keşif çağını başlatmış ve heykeldede diğer kahraman ve kâşifler ile birlikte tasvir ediliyor. Ziyaretçiler asansör ile bu anıtın tepesinden muhteşem manzarayı izleyebiliyorlar.

Tagus Nehri’ni ziyaret edin. Nehrin kıyısı hoşça vakit geçirebileceğiniz faaliyetlerle dolu ve nehir, tarihi Belém bölgesiyle modern Parque das Nações bölgesini birbirine bağlıyor. Gece hayatının sabaha kadar sürdüğü Lizbon’da eğlencenin tadına varıyorsunuz. Şahane golf sahaları ve el altındaki kumsalları ile Lizbon’da her türlü spor yapmanıza imkân var. Şehrin parklarında, bahçelerinde, kafelerinde ve huzurlu yollarında Lizbon’un daha kusursuz atmosferini deneyimleyebilirsiniz. Ya da sadece gastronomisi, lüks otelleri, spaları ve alışveriş merkezleriyle Lizbon’da olmanın tadını çıkartsanız bile yeter.

Hemen yanı başında bulunan Atlantik sahilleri ve masallardan fırlamış gibi duran sarayları ziyaretçilere sunulan adreslerden. Lizbon‘u görmeye gelen turistler burada kendi yollarını çizip istedikleri tadı bulabilecekleri bir maceraya çıkıyorlar.

1 YORUM

  1. Ne yapıp edip gidin derim ben. Diğer Avrupa şehirleri gibi reklamı iyi yapılmadığından çok az kişi gidiyor benim gördüğüm. Hiçbir arkadaşım gitmemiş. Ben de İspanya gezimle birlikte gittim. Çok güzel bir şehir, çok sevdim ben.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here