Lizbon, Portekiz‘in başkenti. Ülkenin batısında, Atlantik Okyanusu sahili üzerinde yer alan şehir, Tagus Nehri’nin Atlantik Okyanusu’na döküldüğü noktada kurulu. Avrupa’nın diğer kaotik başkentlerine benzemeyen, huzur ve bolca nostalji barındıran Lizbon, Orta Çağ mimarisinin en iyi korunduğu şehirlerden. Arnavut kaldırımlı dar sokakları, nostaljik pastaneleri, muhteşem katedralleri ve renkli gece kulüpleri ile görülmeyi sonuna dek hak ediyor.

Lizbon, her köşe başında görülebilen tarihi eserleri, yedi tepeye kurulmuş kent mimarisi, rahatlatıcı deniz havası, şehri ikiye bölen Tejo Nehri sayesinde karşı taraf kavramıyla İstanbul’a benzetilen bir kent. Mozaik kaldırımları, yıkık dökük pastel renkli binaları, ikonik tramvayları, melankolik Fado müziğiyle Lizbon, dünyanın en güzel şehir ruhlarından birine sahip.

Lizbon Gezilecek Yerler Portekiz

Turistlerin beyaz şehir olarak adlandırıldığı Lizbon, sıcakkanlı insanları ile de biliniyor. 711’de Arapların eline geçen ve Arapça El-Uşbuna olarak bilinen şehir, Endülüslüler zamanında gelişip büyümüş. O dönemlerin resmî dini olan İslam nedeniyle, buradaki nüfusun çoğunluğunun anadili olan Arapça, resmi dil durumunda.

Lizbon Gezi Rehberi

Lizbon’un tekrar canlanarak Yeni ve Havalı kelimeleriyle anılıyor. Öyle ki kent, 16. yüzyılda Brezilya’dan Hindistan’a dek uzanan ilk imparatorluk döneminden bu yana Lizbon için bu sıfatlar kullanılmıyordu. Vasco da Gama’nın doğuya yaptığı uzun yolculuk Avrupa’ya ilk kez deneyimledikleri egzotik tatları tanıttı. Kimyon, biber, zencefil gibi baharatların yanı sıra patates, çay ve ananas gibi meyveleri de Avrupa’nın ayağına getirdi.

Arap etkisiyle kentte yer alan pek çok yerin adı, en eski mahallesi olan Alfama’nın kökeninin El-Hamma olması gibi, Arapçadan geliyor. Lizbon’da, oldukça sık rastlanan birçok kilise, ev, saray, hatta metro ve tramvay istasyonlarının içinde ve dışında görebileceğiniz azulejo Müslüman tarzındaki seramiklerde de bu izleri takip etmek mümkün. Azulejo zamanla Portekiz’e has bir seramik çalışması olarak Portekiz kültürünün bir parçası hâline gelmiş olsa da, asıl olarak Arapçada bir taş boyama sanatı olan zellige kelimesinden geliyor.

Lizbon Gezi Rehberi Portekiz

Ticari açıdan altın yıllar geride kalıp keşifler bittiğinde, Lizbon tarihin en feci depremlerinden birine maruz kaldı. O günden sonra hep cansız kalan Lizbon’u uykusundan uyandıran öpücük ise 20. yüzyılın son dünya fuarı olan EXPO 98’de geldi. EXPO bölgesi fütüristik mimarilere, kıyılarda bulunan depolar kulüp ve restoranlara dönüştürüldü. Kentin taş örme dar sokakları enerjik gençler, butik otel ve modern hosteller ile kendine güvenini geri getirecek sanatsal tasarımlarla doldu.

Lizbon Gezilecek Yerler

1. Belem Kulesi

Belem Kulesi Lizbon Portekiz

Belem Kulesi, Lizbon’un kent simgelerinden biri. Manuelin tarzında inşa edilmiş olan Belem Kulesi, 1983’te UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’nde bulunuyor. Keskin mimarisi ve üç tarafı Tejo Nehri’nin sularıyla yıkanan kale duvarlarıyla oldukça heybetli bir görünüme sahip. 16. Yüzyılda Portekizli kâşif Vasco de Gama anısına inşa edilmiş.

2. Jeronimos Manastırı

Jeronimos Manastırı Lizbon Gezi Rehberi

Jeronimos Manastırı, 1983’te UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan muhteşem bir yapı. Göz alıcı taş işçiliğine sahip bu manastırın inşasının her yıl 70 kg altına mal olduğu ve yapımının baharat ticaretiyle finanse edildiği söyleniyor. Deniz keşifleriyle gelen etkilerin Gotik ve Rönesans mimari tarzlarıyla karışmasından oluşan Manuelin dönemi mimarisinin tipik bir örneği.

3. Belem Kültür Merkezi

Belem Kültür Merkezi Lizbon

Belem Kültür Merkezi, sanat koleksiyoncusu Portekizli Warhol’un Picasso, Dali ve Lichtenstein’a ait eserlerini sergileyebilmek için açılmış. 1990’ların başlarında kurulan kültür merkezi, Avrupa Birliği’nin Portekiz başkanlığına da ev sahipliği yapıyor.

4. Calouste Gulbenkian Müzesi

Calouste Gulbenkian Müzesi Lizbon

Calouste Gulbenkian Müzesi, eskiden moderne, doğudan batıya çok zengin bir eser çeşitliliğine sahip. Rembrandt’tan İslami seramik sanat eserlerine, Fransız cam, mücevher tasarımcısı ve dekoratör Rene Lalique’in yarattığı mücevher ve cam eserlerden, Fransız fildişi levhaları ve tarihi halılara dek her şey var.

5. Mouraria – Alfama Bölgesi

Mouraria Alfama Bölgesi Lizbon

Mouraria – Alfama Bölgesi, Lizbon’un en eski yerleşimi. Labirent gibi girintili sokakların kafelere, dükkânların restoranlara bağlandığı, Arap etkisi taşıyan mimarisi ve nefes kesen kiliseleriyle oldukça otantik bir atmosfere sahip.

6. Okyanus Müzesi

Lizbon Okyanus Müzesi

Lizbon Okyanus Müzesi, Avrupa’nın en büyük okyanus müzesi. Denizcilik tarihinin keşifler tarihiyle birlikte izlediği müzede, keşifler, savaşlar, balıkçılık, sportif yarış tekneleri, saltanat kayıkları, şilepler, uzun yol hat gemileri, maçunalar, tarak gemileri, yandan çarklılar, nehir gemileri, okul gemileri ve kraliyet türlü deniz taşıtı sergileniyor.

7. Aziz George Kalesi

Aziz George Kalesi Lizbon

Aziz George Kalesi, Lizbon’un görkemini yansıtan antik bir yapı. Aziz George Kalesi’nin kale duvarlarının birinden, şehrin nefes kesici güzellikteki kuşbakışı görüntüsünün tadını çıkarabilirsiniz. Kulelerin birinde şehri gözlemleyebileceğiniz bir periskop ve teras bahçelerinde güneşin batışını en güzel görebileceğiniz yerlerden biri olan bahçeler bulunuyor.

8. Sao Roque Kilisesi

Sao Roque Kilisesi Lizbon Seyahat Rehberi

Sao Roque Kilisesi, Lizbon yapıları içerisinde en ihtişamlısı. İnce işçiliği, bol mozaikleri, mücevherlerle süslü boyama ahşap tavanlarıyla dünyanın en pahalı şapeline de ev sahipliği yapıyor. Sao Roque Kilisesi Barok mimari stilinin en şaşaalı örneklerinden. Şapel, 16. Yüzyılda fildişi, akik taşı, profiri, lacivert taş, altın ve gümüş gibi son derece değerli materyallerden yapılmış.

9. Ulusal Antik Sanat Müzesi

Ulusal Antik Sanat Müzesi Lizbon

Ulusal Antik Sanat Müzesi, Portekiz’in 11. yüzyıldan bu yana gelişimini gösteren, paha biçilemez güzellikte ve birinci sınıf kalitedeki sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Ulusal Antik Sanat Müzesi, Portekiz’in ve Avrupa’nın en önde gelen sanat müzelerinden biri.

10. Baixa

Baixa Lizbon Gezi Rehberi

Baixa, bir 18. yüzyıl şehri olan Lizbon’un çehresini değiştiren semt. Modern yapısı ve parke taşlı sokaklarıyla Baixa’nın özenli ve şık tasarımlara sahip göz alıcı küçük butiklerinin yanında müzeleri, tiyatroları, özgün kafeleri ve butikleriyle şirin bir bölge.

Baixa Lizbon

Lizbon, günümüzde sahip olduğu 50’yi aşkın müzesi, nehre bakan yamaçların arasından kıvrılarak ilerleyen dar caddeleriyle görenleri büyüleyen mükemmel bir görüntüye sahip. Casa-Museu da Fundação Medeiros de Almeida, Avrupai çalışmalardan oluşan zengin bir koleksiyonu sergiliyor. Burada dini sanatlar, zücaciye, resim dokumalı duvar örtüleri, saatler, gümüş eşyalar, Çin eşyaları, mücevherler, mobilya ve tablolar mevcut.

Lizbon yeme ve içme

Docas de Santo Amaro Marina Lizbon Yeme İçme

Lizbon’da akşam yemeği genelde saat sekizden sonra ve hafta sonları dokuz veya ondan sonra yeniyor. Avrupa’nın diğer büyük kentlerine kıyasla daha uygun fiyatlı Bairro Alto Bölgesi’nde her türden damak zevkine hitap edecek restoranlar bulunuyor. Turistik olarak oldukça popüler olan bu bölgede hem yerel hem de uluslararası mutfaklara bolca yer verilmiş. Rua das Portas de Santo Antao ve Praça do Comercio hemen şehir merkezinde yer aldığı gibi, Docas de Santo Amaro Marinası da muhteşem deniz manzarasıyla hemen sahil kısmında bulunuyor.

Lizbon alışveriş

Rua Garrett Lizbon Alisveris

Lizbon, Avrupa’nın başkentleri içerisinde en uygun fiyatlı deri ürünleri ve ayakkabılarına sahip. Geleneksel ve tarihi niş dükkânlarında yine ülkenin yerel elişlerinden olan seramik çiniler satılıyor. Birçok çeşide sahip meşhur Porto şarabı ise kesinlikle unutulmamalı.

En lüks markaların bulunduğu Lizbon mağazaları Avenida da Liberdade ve Rua Garrett’te yer alıyor. Biraz daha sıra dışı bir tarz arıyorsanız Bairro Alto’daki butiklere, daha sofistike ve bağımsız tarzlardan hoşlanıyorsanız da Dom Pedro V’ye gidebilirsiniz. Son olarak, çok çok eski ve her yanıyla çok cezbedici dükkanlar olan Chiado ve Baxia’yı da görmelisiniz.

Başlıca alışveriş merkezlerinden olan Vasco da Gama Alışveriş Merkezi ve İber Yarımadası’ndaki en büyük alışveriş merkezi olan Colombo Alışveriş Merkezi’ne uğrayabilirsiniz.

Lizbon’a nasıl gidilir

Lizbon Şehir İçi Ulaşım

Lizbon ile Türkiye arasında Türk Hava Yolları ile İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan haftanın her günü yapılan ve 4 saat 20 dakika süren uçuşlarla Lizbon Havalimanı’nda olmanız mümkün. Lizbon kent merkezinden 8 km uzaklıkta olan havalimanından merkeze rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Hemen terminal çıkışında bulunan taksi ile, dilediğiniz yere veya merkeze ortalama 10-15€ gibi bir ücret karşılığında gidebilirsiniz. Lizbon Havalimanı aslında tam olarak şehrin merkezinde bulunduğundan hem metro hem de AeroBus ile hızlı bir şekilde otelinizde olabilirsiniz.

Merkeze ulaştığınızda şehir içi veya dışına gitmek için metroyu kullanabilirsiniz. Alfama’ya gitmek içinse en iyi yol yürümek. Çünkü yol boyunca göreceğiniz manzaralardan fazlasıyla hoşnut kalacaksınız. Diğer yandan yürümek istemezseniz 28 No’lu tramvayı kullanabilirsiniz. Müze ve anıtlar (kule, manastır, Berardo Müzesi vb.) için ise 15 No’lu tramvaya binebilirsiniz.

Lizbon, Avrupa’nın gösterişli şehirlerinden uzakta tarihin, kültürün, mimari ve alçak gönüllüğün şehri. Orta Çağ mimarisinin en iyi korunduğu şehirlerden bir olan Lizbon, Arnavut kaldırımlı dar sokakları, nostaljik pastaneleri, görsel bir şölen gibi yükselen katedralleriyle ziyaret edilmeyi çoktan hak ediyor.

2 YORUMLAR

  1. Orta Çağ esintili şehirlere ayrı bir tutkum var. Lizbon da onlardan biri. Bir gün mutlaka göreceğim.

    • kesinlikle tavsiye ederim ben allah nasip ederse eylülde tekrar gidiyorum resmen asik oldum bu sehire

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here