Uzun yıllar süren Amerika Birleşik Devletleri ambargosuna karşın mutlu insanların ülkesi olan Kübada, 1950’lerden kalma rengârenk arabalarının dolaştığı caddelerde, keten takım elbiseleriyle erkekler, büyük küpeleriyle kombinlenmiş cıvıl cıvıl kıyafetleriyle kadınlar… Kolonyal dönem mimarisi, heykelleri, parkları, beyaz kumlu plajları, müzeleri, hareketli kültürü ve müziğiyle, şüphesiz dünyanın en şahsına münhasır ülkesi Küba’da, görülmesi gereken pek çok yer var.

Küba’da Görülecek Yerler

1. Eski Havana

Küba’da Görmeniz Gereken 10 Yer, Eski Havana

Etkileyici tarihi, kendine özgü politik yapısı ve renkli kişilikleriyle Kübalıları tanımak için başkent Havana’nın tarihi bölgesi olan Eski Havana’yı keşfetmek en doğru başlangıç noktası. Eski Havana’nın kolonyal dönemden kalma pek çok tarihi yapısıyla sokaklarında gezinirken kendinizi geçmişe doğru bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyor; sokaklarda dans eden, şarkı söyleyen insanlara ve lezzetli yemeklere merhaba diyorsunuz.

2. Plaza Vieja

Plaza Vieja

Havana’nın en canlı noktalarından olan Plaza Vieja, sanat galerilerinden bira müzesine kadar kültürel ve mimari açıdan zengin bir bölge. Eski Meydan anlamına gelen Plaza Vieja’da, soluklanıp biraz da keyif yapmak için en ideali, sayısız kafeden birine oturup mojito yudumlamak ve meydandan gelip geçenleri izlemek.

3. Malecón

Küba’da Görmeniz Gereken 10 Yer, Malecon

Havana’da gün batımından gün doğumuna dek görülmesi gereken en iyi yer, açık ara Malecón. Renkli gece hayatına bir göz atıp rom içen ve eğlenen gençleri, müzisyenleri ve romantik aşıkları gözlemlemek için birebir. Havana’nın Atlas Okyanusu kıyısındaki sekiz kilometrelik bu sahil, size doğa ve farklı bir kültürün ambiyansını yaşatıyor.

4. Plaza de la Revolución

Plaza de la Revolución

Fidel Castro’nun Küba halkına seslendiği yer olan Plaza de la Revolución, asıl popülerliğini Che Guevara’nın 1960’da Alberto Kardo tarafından çekilen portresinin yer aldığı duvara borçlu. Devrim Meydanı olarak bilinen alanda, Küba İçişleri Bakanlığı’na ait bu duvarın önünde mutlaka bir fotoğraf karesi aldıktan sonra, meydandaki Teatro Nacional’e doğru devam edin ve burada düzenlenen etkileyici dans gösterilerinden birine bilet alın.

5. Morro Kalesi

Morro Kalesi

Eski Havana’ya karşıdan bakan bir kayalıkta bulunan ve kilometrelerce uzaklıktan görülebilen Morro Kalesi, on altıncı yüzyıla tarihleniyor. Bir süre hapishane olarak da kullanılan yapı, günümüzde güneşin Atlantik Okyanusu üzerinden batışını izlemek isteyenlerin seyir noktası.

6. Varadero

Varadero

Küba’nın göz kamaştırıcı plajlarından ilk akla gelen elbette bembeyaz kumları ve turkuaz deniziyle Varadero. Yıl boyunca bir milyon turist ağırlayan Varadero, Havana’dan karayoluyla iki saatlik mesafede. Tam bir tatil cenneti olan plaj, denizin, güneşin, dansın ve eğlencenin tadını çıkarmak için birebir.

7. Trinidad

Trinidad

Küba’nın güney kıyılarında yer alan Trinidad, 1514’te Diego Velaquez tarafından kurulan bir kasaba. 1988’den bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Trinidad, Arnavut kaldırımlı sokakları ve pastel renkli yapılarıyla zamanın durduğu hissini yaşatan bir bölge. Trinidad’a mutlaka bir tam gününüzü ayırın.

8. Santiago de Cuba

Santiago de Cuba

Afrika kökenli nüfusun ve müzisyen oranının en yüksek olduğu Santiago de Cuba, ülkenin en büyük ikinci kenti. İçinde kendine has tatlar barındıran bir şehir olan ve Küba’nın doğusundaki tepelik bir kıyıda yer alan kent, 1515’te kurulduğu dönemde bir süre ülkeye başkentlik yapmış. Santiago de Cuba’da ilgi çekici günlük hayatın yanı sıra görülmeye değer pek çok tarihi doku var.

9. Cayo Coco Adası

Cayo Coco Adası

Küba anakarasına yirmi yedi kilometre uzunluğun, mühendislik harikası yolla bağlanan Cayo Coco Adası, tipik Karayipler manzarasına sahip. Her şey dâhil otellerle ünlü adada saatlerce güneşlenebilir, dilediğinizce dinlenebilir ya da çılgın eğlencelere dâhil olabilirsiniz.

10. Baracoa

Baracoa

Kristof Kolomb’un Küba’da ilk ayak bastığı yer olan Baracao, Küba’nın en doğusunda, ulaşımın zor olduğu noktada yer alıyor. Turizmden uzak kalması sayesinde doğası bozulmayan ve yerel yaşantısını olduğu gibi koruyabilmiş bu kent, geçimini çikolata ve kakao üretiminden sağlıyor. Beş yüz yetmiş beş metre yüksekliğindeki zirvesiyle dikkat çeken El Yunque Dağı’nın manzarasını izlemek ise muazzam bir deneyim.

Küba’ya Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan direkt uçuş seferlerinin bulunmadığı Havana’ya Air France ile Paris aktarmalı; Türk Hava Yolları ve Air Europa ile Madrid aktarmalı; Türk Hava Yolları ve Swissair ile Zürih aktarmalı José Martí Havalimanı’na uçmanız mümkün. Diğer havayollarıyla da aktarmalı olarak da uçabileceğiniz José Martí Havalimanı, şehir merkezine otuz beş kilometre uzaklıkta yer alıyor. Havalimanından taksiyle yaklaşık yarım saatte kent merkezine gidebilirsiniz.

3 YORUMLAR

    • Gitmekte biraz geç kaldık. Güzel olmasına güzeldir de, eski kültürel dokusu ve insan davranışları kaçınılmaz olarak değişmiştir şimdi. Fiyatlar da git gide yükseliyor.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here