Gürcistan Batum Karadeniz’in Kayıp İncisi: Batum

Karadeniz’in Kayıp İncisi: Batum

1475
5

Acara Özerk Cumhuriyeti, federal bir yapısı olan Gürcistan’ın sınırları içerisinde yer alıyor, Batum ise başkent. Çoruh Nehri’nin alüvyonları üzerine kurulu, ormanlar ve alp çayırlarının yer aldığı dağlarla çevrili, derin ırmak vadileri ve subtropik bitkilerin olduğu şirin bir şehir.

Vize gerekmeksizin Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanınızla Sarp Sınır Kapısı’ndan yaklaşık 18-20 km. şehre doğru ilerlerken, yol boyunca tarım arazilerinin yanından geçiyor, meyve bahçelerine selam veriyorsunuz. Ilıman iklimi sayesinde turunçgiller, çay ve üzüm; tahıl, pamuk, pirinç gibi ürünler yetiştiriliyor. Ayrıca çay ve fındık üretimi de mevcut.

Batum
Batum

Karadeniz’de bir Egeli

Karadeniz kıyılarında güneşli ve sıcak hava, masmavi deniz ve yemyeşil şehir merkezi… Batum Bulvarı geniş parkları, fıskiyeleri, heykelleri ile her şeyi yerli yerinde, doğru planlanmış bir şehir peyzajı örneği… Sahil şeridi boyunca plaj, insanlar cıvıl cıvıl; Gürcü ve Ermenilerin tatil merkezi haline gelmiş son yıllarda Batum. Taşlık da olsa en meşhur plajı Kobuleti. Şehir merkezinden minibüslerle 40-45 dk. içinde ulaşabiliyorsunuz. 21 km’lik sahil uzunluğu ve 21-29 ⁰C deniz suyu sıcaklığı ile Batum Sahili turistler için önemli bir çekim noktası.

Batum Rehberi

Gürcistan, Orta Asya ülkeleri için denize çıkış kapısı, Avrupa ile Asya arasında ve tarihi İpek Yolu üzerinde. Batum Limanı ise hayati önemde, Kafkasya ve Orta Asya’ya uzanan demiryolu ağına bağlı. Hopa-Batum Demiryolu Projesi’nin tamamlanmasıyla hem Türkiye hem de Gürcistan için önemi artacak.

Limanın etrafında cafeler var, Gürcülerin meşhur armut suyu ve çeşitli meyve gazozlarını tatmak için birebir. Fakat hizmet sektörü henüz Türkiye kadar gelişmiş değil, kalifiye eleman ihtiyacı var. Buna karşın fiyatlar uygun ve Türkçe konuşarak anlaşabiliyorsunuz.

Sosyalizmden kapitalizme

Batum, sosyalizm ile kapitalizm arasına sıkışmış bir şehir. Bir yanda Sovyet döneminden kalma düşük sosyal ve ekonomik sınıfın yaşadığı viran, tek tip binalar; diğer yanda, bulvarın sahil kesiminde ise devasa gökdelenlerin, pahalı otomobillerin, lüks zincir otellerin ve casinoların bulunduğu bambaşka bir hayat var.

Tiyatro Meydanı
Tiyatro Meydanı

Batum, uzun Sovyet yönetiminin izlerinin ardından ivme kazanan inşaat sektörüyle kendine bir yeni bir imaj yaratmaya çalışıyor. Ekonominin en dinamik sektörü haline gelen inşaat, 2000’lerden sonra Türk yatırımcıların buraya yönelmesini sağlamış. Batum Havalimanın yapımını da Türk firmaları üstlenmiş.

İnşaatların baş döndürücü bir hızla yükselmesiyle, gelen turistler de modern mimarinin en uç örneklerini görme fırsatı buluyor. Zira turizm son yıllarda önemli bir gelir kapısı. Özellikle Türkiye’den günübirlik, hafta sonu ve turlarla gelen turistler epeyce para bırakıyor.

Zıtlıklar bir arada

1 Lari 1.21 Lira. Akaryakıt, freeshop, sigara ve alkol ucuz. Şehirde her bütçeye uygun otel ve pansiyonlar mevcut. Yollardan vızır vızır geçen pahalı otomobillerle “Lüküs Hayat” esintisi, ara sokaklardaki küçük dükkânlarda ufak tefek ürünler satan Gürcülere pek uğramıyor. Bağımsızlık sonrası başlayan kriz, ekonominin birçok kolunu yok etmiş ve tarım belkemiği haline gelmiş. Acara Bölgesi’nin sorunlarının başında da işsizlik geliyor. Nüfusun önemli kesimi düşük verimli tarım sektöründe çalışıyor.

Batumi Buldings

Adım adım Batumi

Batum’dan bir Avrupa kenti yaratma arzusu yoğun. Mitolojik değerlerine sahip çıktıklarının nişanelerini meydanlara, kiliselere, zarif heykel ve fıskiyelere; tarihi dokulara, hatta opera, emniyet ve hükümet binalarına kadar ince ince işlemişler… Denize çıkan Arnavut kaldırımlı şirin sokaklardaki insanlar seyrek. Şehir yürünerek veya bisiklet kiralanarak gezilebiliyor, zira görülecek çok yeri var.

Piazza Meydanı sanatın, estetiğin ve zanaatın bir arada olduğu büyülü bir meydan. Gözünüzün değdiği her nokta adeta bir sanat eseri… Huzurlu müziklerin yükseldiği meydanda, oteller, restoranlar, cafeler ve publar bulunuyor…

Piazza Meydanı
Piazza Meydanı

Geldik Avrupa Meydanı’nın simgesi Medea Heykeli’ne… Güçlü, güzel ve herkese tepeden bakan bir kadın var karşımda. Eteklerinde Argo Gemisi’yle devasa yükseklikteki heykeli epey uzaktan seyredebiliyorsunuz. Belki de Medea’ya fazla yaklaşmak iyilik getirmediğinden…

Poseidon Heykeli ile Opera Binası’nın bulunduğu büyük ve güzel meydan ise Tiyatro Meydanı.

Batumi Botanik Bahcesi
Batumi Botanik Bahcesi

Botanik Parkı, şehre 9 km. uzaklıkta. Dünyanın önemli botanik parklarından biri olarak gösteriliyor. Andrey Nikolayevich Krasnov isimli bir Rus botanikçi tarafından 1800’lerde kurulmuş. 108 hektardan fazla alanda 5000’i aşkın bitki türü bulunuyor. Kafkasya’ya özgü yarı tropik bitkiler, Asya, Yeni Zelanda, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Himalayalar, Meksika, Avustralya ve Akdeniz bitkilerinin bulunduğu park 3 bölgeye ayrılmış. İsterseniz akülü araçlarla da gezebiliyorsunuz.

Orta Camii, Osmanlı zamanından kalan Batum’daki tek faal cami. Adına Türk esnafın fazla olmasından dolayı Türk Caddesi denilen yerde bulunuyor. Caddede iki taraflı Türk lokantaları var.

Astronomik Saat, Güneş, Ay, Zodyak takımyıldızları ve diğer gezegenlerin birbirlerine göre konumlarını gösteriyor.

Batumi Astronomik Saat
Batumi Astronomik Saat

Virgin Mary Kilisesi, Batum’un en gösterişli yapılarından biri. 19. yy’da Neo-Gotik tarzda yapılmış, heybetli, üç kubbeli, Batum’un en büyük kilisesi. Katolik Kilisesi ve St. Nickolas Klisesi de görülmeye değer.

Chacha Kulesi olarak da bilinen Saat Kulesi’nin 4 çeşmesinden her akşam 19:00’da 10 dakikalığına Gürcülerin meşhur içkisi Chacha akıyor.

130 metrelik Alfabe Kulesi, Gürcülerin dillerine sahip çıkmak istemelerinin en güzel örneği… Gürcü Alfabesi özel bir alfabe, kaynaklar MÖ 4. ile MS 3. yy arasında geliştirildiğini söylüyor. Yalnızca 5’i sesli olmak üzere toplam 33 harften oluşuyor. Kule çift sarmal şeklinde, insan DNA’sından esinlenilerek tasarlanmış.

Alfabe Kulesi Batumi
Alfabe Kulesi ve Cha Cha Batumi

Batum’da görülmeye değer pek çok yapı var; restoran olarak hizmet veren Ters Ev, yine ters bir şişe görünümündeki Adalet Sarayı,  55 m’lik yüksekliğiyle Dönme Dolap… İlk olarak 19. yy’da Osmanlıların yaptığı, 1800’lerde ise Ruslar tarafından ikinci kez inşa edilen Fener Kulesi

Adjara ve Batum Sanat Müzeleri, Nobel Kardeşler Teknoloji Müzesi ve Stalin Müzesi ile Khariton Akhvlediani Devlet Müzesi ve Batum Arkeoloji Müzeleri; Batum Sinagogu, Apsaros Kalesi, Sputnik Tepesi; Aqua Park ve Yunus Parkı ile Akvaryum ziyaret edebileceğiniz yerlerden bazıları.

Turizmin 50 tonu

Batum Gürcistan’ın kültürel merkezi statüsünde, pek çok uluslararası festival, organizasyon ve fuara ev sahipliği yapıyor. Kıyı turizmi, eko-turizm, tarih ve yerel kültür turizmi, kış-kayak turizmi, termal su ve kaplıca turizmi, kumar ve kongre-fuar turizmi gibi pek çok avantaja sahip… Özellikle Shuakhevi ve Khulo bölgelerinde 4 mevsim eğlence, dinlence ve sağlık turizmi tesislerinde konaklayabilirsiniz.

Haçapuri
Haçapuri

Köklü tarih, zengin kültür…

Gürcü mutfağı, yemekleri, tatlıları, mezeleri ve şaraplarıyla çok zengin bir mutfak… Naif bir sofra adapları var. Temelde et, peynir, şarap ve hamur ağırlıklı. Baskın olan baharat kişniş…

Haçapuri tadı bize yakın olan hayranlıkla yiyeceğiniz bir pide, Khinkali dedikleri dev Gürcü mantısını çatal bıçakla yemeniz imkansız zira, içi sulu ve elle yeniyor. Chashushuli etli bir yemek, peynirin her çeşidi ise birbirinden güzel. Buna Gürcü misafirperverliği ve mutfak kültürünü de ekleyince ortaya harika lezzetler çıkıyor.

Kimyasal ilaç ve gübre kullanılmayışı; standardizasyon ve nakliye eksikliği, entegre tesislerin olmayışı tarım sektörünün gelişimini engelleyen başlıca sebepler olarak gösterilse de aslında meyve, sebze ve etin çok lezzetli, taze ve organik olmasını sağlıyor. Büyük ve küçükbaş hayvancılığın yanında balıkçılık da önemli Batum’da. Bu bozulmamışlığa Batum’un pazar tezgâhlarında rastlamak, çocukluğumuzun o güzel tatlarını tebessümle anımsatıyor.

Batum Sarapevi

Gürcüler bu işi biliyor

İlk Gürcü şarapları efsaneye göre, Kafkas dağlarının Kakheti bölgesindeki tepelerde, papazlar tarafından üretilmiş. Farklı kaynaklar ise, şarabın ilk kez MÖ 6000 yıllarında, bugünkü İran’ı ve Gürcistan’ı içine alan bölgede üretildiğini söylüyor. Üzüm, bağcılık ve şaraba dair mitolojik meseller, kutsal kitaplardaki anlatılar ve arkeolojik veriler bu coğrafyada yoğunlaşıyor. Gürcistan ve Ermenistan, Van Gölü çevresi, Iğdır, Azerbaycan, Batı İran ve Zagros Dağlarını içine alan bir alanda, yerleşik hayata geçmeden çok önce üzümün şaraba dönüştürüldüğü biliniyor. Öyle görünüyor ki Gürcistan, şarabın anavatanı. Şaraplarının kalitesi, lezzeti ve aroması da bunu doğruluyor. Beyaz olsun kırmızı olsun gerçekten enfes.

Gürcistan coğrafyasına özgü üzüm çeşitleri olan Rkatseli, Mtsvane, Tsalikouri, Tetra, Ojaleshi, Alexandrouli, Mujuretuli ve elbette en özeli Saperavi’yle muazzam şaraplar yapıyorlar. Dünya mutfaklarında tanınan şarap markaları ise Marani, Badagoni, Tbilvino, Teliani Valey, Mukhrani, Mukuzani, Kindzmarauli ve Pirosmani… Dünyanın her yanından butik turlarla bağ bozumu şenliklerine ve şarap tadımına turistler geliyor. Batum’da ise özellikle Keda kesimi şarapçılık açısından çok önemli. Öyle ki Acara Bölgesi’nde şarap yapımının tarihi merkezi olarak görülüyor. Bu bölgede üretilen Kedis Tsolikauri, Chkhaveri ve Teliani Valley çok meşhur.

Batum Sarap
Batum Sarap

Aşk, Kumar ve Diğer Şeyler…

Gürcistan’da yasal olan kumarın turizmi çok popüler… Ağırlık verilen inşaatlarla modern mimarinin en farklı örneklerinin olduğu bu gündüzleri sakin geceleri hızlı şehirden ikinci bir Vegas yaratılmak isteniyor. Batum, Tiflis’ten sonra ülkenin en fazla sayıda otel açılan şehri.

Aşkın Kafkasya hali: Ali ve Nino

Deniz kıyısında birbirine doğru yaklaşan, büyük bir aşkla bir olan, birbirinin içinden geçip iki ayrı yöne giden bir kadın, bir adam… Meselemiz yine: Ha bu ander sevdaluk…

Al Nino Heykeli
Al Nino Heykeli

Gürcülerin dünyaca ünlü sanatçısı Tamara Kvesitadze’nin orijinal ismiyle “Man and Woman” heykeli, Bakü’de okurken tanışan Ali Han Şirvanşir ile Avrupalı Nino Kipiani’nin trajik aşkını anlatan kitaptan esinlenilmiş, 7 m’lik kinetik bir heykel. Müzik ve ışıklandırmalar eşliğinde birbirlerine doğru hareket ederek her 10 dakikada bir birleşiyor ve ayrılıyorlar.

Tamara Kvesitadze, “Bir aşk hikâyesini temel alarak sonsuz bir hareketin ve döngünün içinde hiçbir şeyin ebediyen sürmediğini anlatmaktı.” Diyor amacı için.

Bu güzel parçanın tınısıyla ince ruhlu şehirden ayrılıyorum: 

Aşklar, doğdukları topraklara bir şekilde mitler, kitaplar ve heykeller olarak dönüyorlar diye düşünürken buluyorum kendimi yolda…

Keşfedilmemiş inciye son bakış…

Kafkasya’nın ve dünyanın en eski milletlerinden olan Gürcüler, en köklü yerli Kafkas halkı. Gürcüce halen yaşayan en eski diller arasında ve Gürcülerin varlıkları 2.500 yıl geriye uzanıyor. Polifonik halk müziği ve edebiyatıyla tüm Kafkasya’yı ve çok geniş bir coğrafyayı etkiledikleri biliniyor. Tarihi, sanatı, folkloru kısacası her yönüyle özel bir halkın coğrafyası, Karadeniz’in kayıp incisi Batum’a veda vakti…

5 YORUMLAR

  1. Dilek hanım dediğiniz 6-7yıl önceydi. Şimdi gidin bakalım tanıyabilirmisiniz….?Trabzona gelen misafirlerimi götürdüğüm için sık sık giderim. yazıntadına doyum olmaz.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here