Kapadokya yeraltı şehirleri, bölgenin olağanüstü peri bacaları oluşumlarının yanında yerin altında sakladığı akıl almaz sürprizlerle, Anadolu’nun eşsiz güzelliklerinden. 25 bin kilometrekarelik bir alanı kaplayan bu yeraltı şehirleri, tüm Kapadokya bölgesinin kasaba ve köylerinde büyüklü küçüklü kaya yerleşimleri olarak karşımıza çıkıyor.

Yumuşak volkanik tüfün aşağıya doğru oyulmasıyla inşa edilen bu yerleşimlerin bazıları 30 bin kişiyi barındırabilecek büyüklükte. Kapadokya bölgesinin geçmişte maruz kaldığı çeşitli saldırılar nedeniyle, barınaktan ziyade tehlike anında sığınak olarak kullanılmak üzere bu şehirlerin yapıldığı biliniyor.

Kapadokya-Yeralti-Sehirleri
Göreme, bölgeyi ziyaret edenlerin konaklama için tercih ettiği başlıca yerlerden

Kapadokya’ya gelen ziyaretçilerin çoğu peri bacalarının büyüsüne kapılsa da, Kapadokya’nın en ilginç kültürel zenginliklerinden biri olan çeşitli büyüklükteki yeraltı yerleşimlerinin sayısı yaklaşık 150-200 civarında. Günümüzde ise bunların yalnızca yedi tanesi gezilebiliyor. En çok ziyaret edilenler, Nevşehir-Niğde yolu üzerindeki Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri.

Bölgenin doğal yapısı gereği yer üstüne oyulan peri bacaları ile aynı volkanik tüften yeraltına inşa edilen bu şehirlerde, ortak kullanılan mutfaklar, tandırlar, yiyecek depoları, bugün hâlâ iş gören ve yeraltını yeryüzüne direkt bağlayan havalandırma bacaları, oturma ve yatak odaları bulunuyor. Hristiyan nüfusun yoğunluklu olarak yaşadığı bilinen Kapadokya bölgesinin bu yeraltı yerleşimlerinde kiliseler, misyoner okulları ve şarap mahzenleri de var. Burada sürekli yaşamadıkları bilinen dönemin Hristiyanlarının İslamiyet’i yaymak için gelen Arap akıncılarından kaçmak için yeraltına indikleri, 2-3 hafta kalıp tekrar geri döndükleri biliniyor.

Kapadokya yeraltı şehirleri tarihi

Kapadokya bölgesindeki ilk yerleşimler Prehistorik döneme kadar uzanıyor. Yapımına hangi dönemde başlandığı kesin olarak bilinmemekle birlikte yeraltı şehirlerinin Hititler zamanında var olduğu, Hristiyanlık döneminde genişletilerek Arap akınlarına karşı korunmak amacıyla kullanıldığı düşünülüyor. Hitit şehirlerinin savunma sisteminde Potern adı verilen ve ustaca yapılan yeraltı geçitlerine Kapadokya’da sıkça rastlanıyor.

Yeraltı şehirlerine ait tüm bulgular ise MS 5-10’uncu yüzyıllar arasındaki Bizans Dönemi’ne ait. Hristiyanlığın merkezi ve eğitim yeri olan Kapadokya bölgesinde, genellikle dini ve sığınma amaçlı olarak kullanılmak üzere yeraltı şehirlerinin sayısının önemli ölçüde arttığı biliniyor. Selçukluların ise bu yeraltı şehirlerinden yararlandıkları ve askeri amaçlı kullandıkları düşünülüyor.

Yeraltı şehirleri hakkında en eski yazılı kaynak Xenophon’un Anabasis adlı kitabı. MÖ 4’üncü yüzyılda yaşayan Xenophon’a göre, Anadolu’da ve Kafkaslarda yaşayan insanlar evlerini yerin altına oyarak bunları birbirlerine dehlizlerle bağlıyorlar. Bölgedeki en ciddi çalışma ise 1960-1970 arasında Alman arkeolog Martin Urban’a ait. Ona göre ise yeraltı yerleşimleri MÖ 7-8’inci yüzyıl tarihli.

Kapadokya Yeraltı Şehirleri

Kapadokya denince herkesin gözünde canlanan peri bacaları olsa da, yeraltı şehirlerini gezerken belki de daha fazla heyecanlanacaksınız. Kapadokya’da yumuşak tüf kayalara oyularak yapılmış yeraltı şehirlerinin başlıcaları Kaymaklı, Derinkuyu, Özkonak, Mucur, Örentepe, Gümüşkent, Tatlarin, Ovaören ve Gökçetoprak’ta yer alıyor. Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri, bölgenin en büyükleri.

Yeraltı şehirlerini rehbersiz gezmeyi düşünüyorsanız, aklınızda bulundurmanız gereken öncelikli kural, mavi okların sizi yukarı, kırmızı okların da yer altına götürdüğünü aklınızdan çıkarmamak. Eğer kalabalık olmadan gezmek istiyorsanız, turist gruplarının henüz yoğunlaşmadığı sabah erken saatlerde gelmek şart.

1. Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu-Yeralti-Sehri-Kapadokya

Derinkuyu Yeraltı Şehri, Nevşehir-Niğde karayolu üzerindeki Nevşehir’e 30 kilometre uzaklıkta bulunan Derinkuyu İlçesi’nde yer alıyor. Derinkuyu’nun ilk yerlileri Asur kolonilerine dek uzandığı gibi MS İkinci yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun zulmünden kaçan ilk Hıristiyanların Antakya ve Kayseri üzerinden Kapadokya’ya gelerek buraya yerleştiği biliniyor. Burada uzun süre dışarı çıkmadan yaşamak zorunda kalabilecekleri için erzak depoları, havalandırma bacaları, şarap imalathaneleri, kiliseler, manastırlar, su kuyuları, tuvaletler ve toplantı odaları bulunuyor. Birbirine bağlı odalardan oluşan bu şehirlerde bazı odalar ancak bir insanın geçebileceği kadar dar tünellerle birbirine bağlanıyor. Derinkuyu’nun Kaymaklı Yeraltı Şehri’nden farklı olarak Derinkuyu’da bir misyonerler okulu, günah çıkartma yeri, vaftiz havuzu ve ilgi çekici bir kuyu da bulunuyor.

2. Kaymaklı Yeraltı Şehri

Kaymakli-Yeralti-Sehri-Kapadokya

Kaymaklı Yeraltı Şehri, Nevşehir’e yirmi kilometre mesafede, Ihlara yolu üzerinde bulunan Kaymaklı Kasabası’nda yer alıyor. Tarihi MÖ 3000 yılına dek uzanan Kaymaklı, 5 bin kişi barındırma kapasitesine sahip olmakla birlikte sekiz kattan oluşuyor. Şehirde dar koridorlarla birbirlerine bağlanan oda ve salonlar, şarap depoları, su mahzenleri, mutfak ve erzak depoları, havalandırma bacaları, su kuyuları, kilise ve dışarıdan gelebilecek tehlikeleri önlemek amacıyla kapıyı içten kapatan büyük sürgü taşları yer alıyor. Günümüzde yalnızca ilk dört katı ziyaretçilere açık olan Kaymaklı Yeraltı Şehri’nin geziye açık en derin noktası yerin 20 metre altında.

3. Özkonak Yeraltı Şehri

Ozkonak-Yeralti-Sehri-Kapadokya

Özkonak Yeraltı Şehri, Avanos‘a on dört kilometre uzaklıktaki Özkonak Kasabası’nda yer alıyor. İdiş Dağı’nın kuzey yamaçlarında volkanik, granit tüf tabakalarının oldukça kalın olduğu bir yere yapılan yeraltı şehrinin henüz temizlenen bölümleri ziyarete açık.

4. Mazı Yeraltı Şehri

Mazı Yeraltı Şehri, Ürgüp’ün 18 kilometre güneyinde, Kaymaklı Yeraltı Şehri’nin de on kilometre doğusunda yer alıyor. Mazı Köyü’nde bulunan şehrin farklı yerlerinden dört girişi bulunsa da esas girişi düzensiz taşlarla örülmüş koridordan sağlanıyor. Giriş ve çıkışın kontrol altında tutulduğu büyük bir süngü taşının bulunduğu şehirdeki ahırlardan kısa bir koridorla şehrinin kilisesine ulaşılıyor. Antik adı “Mataza” olan Mazı Köyü’nde yer alan şehrin kilisesinin apsisi ise köşeye oyularak cephesi kabartmalarla süslenmiş.

5. Özlüce Yeraltı Şehri

Ozluce-Yeralti-Sehri-Kapadokya

Özlüce Yeraltı Şehri, eski adı “Zile” olan Özlüce Köyü merkezinde yer alıyor. Nevşehir – Derinkuyu karayolu üzerindeki Kaymaklı Kasabası’nın altı kilometre batısında bulunan yeraltı şehri, girişi bazalttan yapılmış, birbirine geçmeli iki kemerli bir mekândan oluşuyor. Daha sonra yine moloz taşlarla örülü on beş metre uzunluğundaki bir geçitle asıl tüf kayaya ulaşılıyor. Bu koridorun bitiminde ise yaklaşık iki metre çapında sürgü taşı bulunuyor. Erzak depoları, oturma odaları, galeriler, hücre tipi odalar, tabanlarda ise tuzakların yer aldığı Özlüce Yeraltı Şehri henüz ziyarete açık değil.

6. Tatlarin Yeraltı Şehri

Tatlarin-Yeralti-Sehri

Tatlarin Yeraltı Şehri, mekânlarının büyüklüğü, erzak depolarının sayısının ve kiliselerin çokluğu nedeniyle askeri garnizon ya da manastır kompleksini andırıyor. 1991’de ziyarete açılan yeraltı şehri ise, oldukça geniş alanlara yayılmış, ancak küçük bir kısmı temizlenebilmiş. Halen iki katı gezilebilen yeraltı şehrinin en önemli özelliği diğer yeraltı şehirlerinde pek bulunamayan tuvalete sahip olması.

Kapadokya yeraltı şehirleri, aynı zamanda yiyecek depolamak amacıyla da kullanılıyor. Doğal oluşumu nedeniyle yaz kış ısıyı sabit tutuyor.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here