Paris’te yer alan Seine Nehri’nin ortasında bulunan iki büyük adanın büyük olanı Île de la Cité’. Île de la Cité Adası, insanı hayretler içinde bırakan Notre Dame Katedrali‘ne ev de sahipliği yapıyor.

Île de la Cité, Paris

Görülmesi Gerekenler

Elbette en başta Notre Dame Katedrali geliyor. Adada bulunan ve Ortaçağ’a ait yapıların çoğu şehir planlamasından sorumlu olan Baron Georges-Eugene Haussmann tarafından yıkıma uğramış. Bu yıkımdan kurtarılan diğer bir bina ise Saint-Chapelle. Rengarenk boyanmış ve ışığı harika bir şekilde yansıtan camlar Paris’in en eski renkli camları.

Saint-Chapelle aşırı dinci Louis IX tarafından kutsal emanetlerin saklanması amacıyla yaptırılmış. Bu kutsal emanetlerin çoğu da Fransız Devrimi sırasında kaybolmuş. Turistlerin bu yapıyı ziyaret etmek için mutlaka güneşli bir gün seçmesi gerekiyor. Aksi takdirde ışığın renkli camlardan içeri yansımasını çok net görmek mümkün olamıyor. Saint-Chapelle’in hemen kuzeyinde bulunan Conciergerie’de ise zaman zaman konserler veriliyor. Hatta Marie Antoinette giyotin ile idam edilmeden önce son günlerini de burada geçirmişti.

Île de la Cité, Paris

Dauphine Sarayı Henry IV tarafından Dauphine olarak da bilinen Louis XIII anısına yaptırılmış. Alımlı ve cazip görünümlü restoranıyla açık havada yemek ve etraftaki insanları izlemek için çok güzel bir mekan.

Paris gezilecek yerler listesinde olması gereken bir yer de Notre Dame’ın gölgesinde kalmış, küçük Ortaçağ sokaklarından oluşan Ancien Cloitre Quartier. Bu bölgeler eskiden aralarında kötü şöhretli Peter Abelard’ın da bulunduğu eski bir papaz okulu öğrencileri tarafından sıkça ziyaret edilirmiş. Hemen yanında bulunan Adalet Sarayı, Haussmann tarafından Neoklasik tarzda yapılan birkaç adliye binasından oluşuyor.

Notre Dame, Ile de la Cite, Paris

Ada içinde görülebilecek bir başka yer de Henry IV’ın atlı heykelinin bulunduğu Square du Vert-Galant. Adanın batı tarafının sonunda bolca gölgelikli ve huzurlu bir yer olan bölge, piknik yapmak yada kitap okumak için oldukça uygun bir yer.

Ulaşım

Adaya Pont Neuf üzerinden ulaşılabilir. Türkçe karşılığı “Yeni Köprü” olan yapı 17. Yüzyılda 4. Henry tarafından yaptırılmış. Günümüzde ise Paris’in en eski köprüsü durumunda. Köprüyü geçtikten sonra Dauphine Sarayı (Palace Dauphine), Sainte-Chapelle, Adalet Sarayı (Plais de Justice), the Conciergerie,  the Square Jean XXIII ve Ancien Cloitre Quartier gibi tarihi yerleri de görmeden geçmeyin. Ayrıca adada toplama kamplarında can vermiş 200,000 Fransız için yapılmış olan bir abide olan Mémorial des Martyrs de la Déportation de bulunuyor.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here