Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi, Nevşehir’de bulunuyor. Hacı Bektaş Veli’nin Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve Anadolu’nun Türkleşmesinde etkisi oldu. İnsan, evren ve Tanrı sevgisine ve hoşgörüye dayalı öğretileri bugün yalnızca Anadolu’da değil Balkanlar ve Orta Doğu’da da varlığını sürdüren Bektaşilik tarikatının temellerini oluşturuyor.

1071 Malazgirt Savaşı’yla birlikte, Anadolu’nun kapıları Türklere açıldığından beri Selçuklular, yaşayan, çalışan halka dokunmamışlar. Halkın zorla inançlarından ayrı tutulamayacağını bilerek hareket eden Selçuklulardan sonra, iki dinin birbirine bu kadar yaklaştığına bir daha rastlanmamış.

Hacı Bektaşi Veli Türbesi

Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi ve Müzesi

13. yüzyılda Selçukluların Ortodoks Hıristiyan ya da Ermenilerin inançlarına karşı çıkmadığını hatta camilere yaptıkları yardımı kiliselere de yaptıkları biliniyor.

Selçuklu, Ortodoks papazlar için adeta bir üniversite olan ve Hıristiyanlığı besleyen en önemli bölge kabul edilen Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi’nin etrafındaki Hıristiyan toplulukların arasına Müslümanların yerleşmesini sağlamış. Böylece askeri fethin yanı sıra, inanç fethini de tamamlayabileceklerini düşünmüşler.

Hacı Bektas-ı VeliBunu da Horasan’dan gelen ve felsefeleri bugün halen geçerli olan, geniş İslami görüşe sahip âlimlerle yaptırmak istemişler. Bu hoşgörüyü zirveye çıkaran Mevlâna Kapadokya’nın güneybatısını, Hacı Bektaş-ı Veli ise, bölgenin kuzeybatısını merkez edinmiş.

Külliye, eski Türk saraylarında da gözlenen üç avlulu bir yerleşim düzenine sahip. Hacı Bektaş Velî Külliyesi Birinci Avlu (Nadar Avlusu), İkinci Avlu (Dergâh Avlusu) ve Üçüncü Avlu çevresindeki yapılardan oluşuyor. Diğer hizmet birimleri bu avluların çevresine yerleştirilmiş.

Pir Evi’nde karşılanması gereken her fonksiyon için bir birim düşünülmüş, Bektaşîliğe özgü bir terminolojiye uyularak bu birimler “mihman evi, at evi, ekmek evi vs.” şeklinde adlandırılmış. Kendi içinde birer “ocak” şeklinde teşkilatlanmış olan bu birimlerin başında “mihman evi babası, at evi babası” şeklinde anılan bir baba ile bunun maiyetindeki “canlar” (dervişler) faaliyet gösteriyor. Bütün babalar Pir Evi’nde postnişin olan Dede Babaya tâbi bulunuyor.Hacı Bektas-ı Veli Müzesi

Güneyde yer alan avlulardan ilki Nadar Avlusu olarak anılıyor. Bu avluya güney yönündeki sivri kemerli bir nişin içindeki basık kemeri ile Osmanlı mimarisinin klasik üslubunu yansıtan Çatal Kapı’dan giriliyor. Uzaktan gelen birçok ziyaretçinin ağırlandığı bu külliyede Nadar Avlusu, yolcuların ihtiyaçlarına cevap veren bölümlerin yanı sıra bazı servis birimleri ile de çevrili.

Yanında bir güvercinlik bulunduğu bilinen Çatal Kapı’nın batısında misafirlerin barındığı mihman evi (misafirhane), doğusunda at evi (ahırlar), avlunun doğu yakasında, fonksiyon açısından ikinci avludaki aş evine bağlı erzak evi (kiler), bununla aş evinin arasında da ekmek evi (fırın) yer alıyor. Duvarları moloz taş veya kerpiç tuğla ile örülmüş, üstleri düz ahşap çatılar ile kapatılmış, basit yapılar olan bu birimler ne yazık ki artık yok.

Hacı Bektaş Türbesi

Bektaşiler tarafından bu tarikatın öğretilerinin ortaya çıktığı ve tüm Dünyaya yayıldığı merkez olarak kabul gören Hacı Bektaş Veli Türbesi, uluslararası önem taşıyan bu inanç sistemiyle doğrudan ilgili olması ve bu inanç sisteminin ritüel ve sembollerinin türbe mimarisi ve iç tasarımında kullanılması nedeniyle UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olarak geösterildi.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin türbesi, Nevşehir’in 50 km. kuzeyinde yer alıyor.  Hacıbektaş ilçesi Ankara-Kırşehir-Nevşehir rotası üzerinde yer aldığından Kapadokya rotasında geliş veya dönüş yolunda uğramak mümkün.

Hacı Bektaş-ı Veli Türbe ve müzesi hemen ilçenin merkezinde yer alıyor. Hacıbektaş ilçesinde türbe dışında Atatürk Evi ve Arkeoloji Müzesi de gezilecek yerler arasında.

3 YORUMLAR

  1. Bu zamana kadar gördüğüm türbeler arasında en bakımlı yapılardan biri diyebilirim. Bahçesi çok hoş görünüyor doğrusu.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here