Galata Mevlevihanesi, İstanbul‘un en eski Mevlevihanesi olarak özel bir yere sahip. Beyoğlu Galip Dede Caddesi’nde yer alan Galata Mevlevihanesi, yapıldığı 1491’den bu yana birçok kez onarım geçirmiş ve 1975’te de Kültür Bakanlığı tarafından müze statüsüne alınmış, hem tarihi hem de kültürel bir değer. Yüzyıllar boyunca musiki ile bilimi bir arada kaynaştıran Mevlevihane, günümüzde özel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Kuruluşu 1491’e II. Bayezid dönemine dek uzanan, günümüzde ise müze olarak faaliyet gösteren Galata Mevlevihanesi, II. Mustafa döneminde 1765’te çıkan Tophane yangınıyla harap olmuşsa da bir yıl içerisinde yeniden inşa edilerek hizmetine kaldığı yerden devam etmiş.

Galata-Mevlevihanesi-Muzesi

Sultan III. Selim, II. Mahmut ve Sultan Abdülmecit döneminde büyük onarımlar geçiren Mevlevihane, 1925’te tekkelerin kapatılmasıyla bir süre ilkokul ve lojman olarak kullanılmış. 1967-1975 yıllarında gerçekleştirilen onarım ve düzenlemeyle müze olarak faaliyete giren yapı, 27 Aralık 1975’ten bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir müze olarak hizmet veriyor.

Galata Mevlevihanesi

Asıl ismi Kulekapı Mevlevihanesi olan Galata Mevlevihanesi, İstanbul’un fethinden sonra 1491’de Osmanlı’nın yeni başkentinde kurulan ikinci Mevlevi tekkesi olarak biliniyor. Theophile Gautier, Enmondo de Amicis gibi ünlü Batılı İstanbul gezginlerinin “Beyoğlu Mevlevihanesi”, “Kulekapı Mevlevihanesi” olarak sözünü ettiği Mevlevihanenin bulunduğu yerde daha önce Bizans’ın St. Theodore Manastırı bulunuyordu.

Ağaçlarla kaplı ve ıssız bir yer olan manastır bölgesinin ilk sahibi İskender Paşa. Sultan II. Bayezid tarafından bostancıbaşılık ve beylerbeylik yapan İskender Paşa’ya verilen alanda, ilkin bir av çiftliği kurulmuş. Ancak Mevlâna’nın torunlarından Sema-i Mehmet Dede’nin İskender Paşa’ya olan ricası karşılıksız kalmamış. Paşadan arazisinin bir bölümünü Mevlevi dergâhı yapmak için isteyen Sema-i Mehmet Dede sayesinde, 1491’de Galata Mevlevihanesi’nin yapımına başlanmış. Kuruluşundan kısa bir süre sonra halvetî zaviyesine dönüşen Galata Mevlevihanesi, 17. yüzyıl başlarında Kasımpaşa Mevlevihanesi’nin kurucusu Sırrı Abdi Dede’nin çabalarıyla yeniden Mevlevihane haline getirilmiş.

Istanbul-Galata-Mevlevihanesi

Girişte sol tarafta bulunan küçük mezarlıkta Şeyh Galib ve Nayi Osman Dede’nin mezarlarını görmenin mümkün olduğu Mevlevihane 27 Aralık 1975’te halkın ziyaretine açılarak Divan Edebiyatı Müzesi olarak hizmet vermeye başlamış. Her ayın ikinci ve son cuma günleri düzenlenen sema gösterileri ile geçmişle günümüz arasındaki bağı devam ettiren Mevlevihane, Anadolu’nun ve İstanbul’un zengin tarihi ve kültürel geçmişine ayna tutuyor.

Galata Mevlevihanesi Bölümleri

İstanbul’un en eski Mevlevihanesi pek çok bölümden oluşuyor: Şeyh Galip ve Halet Efendi Türbeleri, Semahane, Mahfiller, Derviş Odaları, semahlarda kullanılan geçmiş dönem enstrümanlar ve çeşitli sanat eserleri gibi Mevleviliğe dair oldukça önemli parçaları içeren müze, Beyoğlu Tünel tarafı, Galip Dede Caddesi’nde yer alıyor.

Semahane

Semahane, giriş kapısı üzerinde Sultan Abdülmecid’in tamir kitabesinin yer aldığı ve günümüzde müze olarak kullanılmakta olan ahşap bölüm. 18. yüzyıl Barok üslubunun güzel örneklerinden biri olan ve sekizgen planlı olarak yapılan semahanede, Türk musiki aletleri ile, Mevlevi kültürüne ait eserler sergileniyor. Ahşap kafeslerle ayrılmış olan üst kısmında ise kronolojik sıra ile divan şairlerinin divanları ile Mevlevihanede yetişmiş olan Şeyh Galip, İsmail Ankaravî, Esrar ve Fasih Dedeler ile Şair Leylâ Hanım’a ait el yazması eserler yer alıyor. Şeyh dairesi ve Hünkâr mahfeli üst katta bulunuyor.

Derviş Hücreleri

Derviş Hücreleri, kâgir ve yan yana dizilmiş odalardan meydana geliyor.

Türbeler

Şeyh Galip Türbesi, 19.yüzyıl başlarında Halet Said Efendi tarafından yaptırılmış, kare planlı bir yapı. İçerisinde Mevlevihanede şeyhlik yapmış olan Mehmed Ruhi, Hüseyin, İsa Selim Efendiler ile Mesneviyi ilk şerh eden Şarih-i İsmail Ankaravî ve Şeyh Galip Efendi’nin mezarları bulunuyor.

Halet Said Efendi Türbesi’nde ise Şeyh Kudretullah, Ataullah efendiler ile Halet Said Efendi ve Ubeydullah Efendi`nin eşi Emine Esma Hanım’ın mezarları yer alıyor.

Sebil ve Muvakkithane

Sebil ve Muvakkithane, girişin sağında yer alıyor. Kâgir olan yapı 19.yüzyıl başlarında inşa edilmiş.

Kütüphane

Kütüphane, Halet Said Efendi tarafından yaptırılmış. Muvakkithane’nin üst katında yer alan kütüphane, 3455 cilt kitaba ev sahipliği yapıyor.

Hâzire

Hâzire (Mezarlık), Mevlevihanede şeyhlik yapmış olanlarla, eşleri, kudumzenler, neyzenler, divan sahibi şairlerin gömülü olduğu bölüm. Ayrıca Humbaracı Ahmet Paşa’nın Türkiye’de matbaayı ilk kuran İbrahim Müteferrika’nın, ünlü bestekâr Vardakosta Seyyid Ahmet Ağa’nın, Nayi Osman Dede’nin ve Tepedelenli Ali Paşa’nın aile efradının mezarları burada bulunuyor. Mezar taşları yazı ve süslemeler açısından da çok değerli.

Galata Mevlevihanesi Müzesi

Adres: Şahkulu Mahallesi Galip Dede Caddesi No: 15 Tünel Beyoğlu, 34420 İstanbul, http://www.galatamevlevihanesimuzesi.gov.tr/
Telefon: 0 (212) 245 41 41
Ziyaret Saatleri
Yaz Sezonu: 15 Nisan-1 Kasım arası, 09.00-19.00
Kış Sezonu: 1 Kasım-15 Nisan arası 09.00-16:30
Gişe Kapanış Saati: Müze kapanışından bir saat önce. (Cumartesi ve pazar günleri Sema Gösterileri nedeniyle gişe 40 dakika öncesinden kapanıyor.)
Kapalı: Pazartesi hariç diğer tüm günler ziyarete açık, Ramazan ve Kurban bayramlarının birinci günü yarım gün ziyarete kapalı.
Ziyaret Ücreti: 10 TL, Müzekart geçerli (Müzekart Sema Gösterilerini kapsamıyor.)
Ücretsiz: 18 yaş ve altı; 65 yaş ve üstü; gaziler, şehit ve gazilerin eş ve çocukları ile engelliler ile bir refakatçisi; er ve erbaşlar.
Sema Gösterileri: Her pazar saat 17.00’da yapılıyor, bu etkinlik ayrıca ücretli.

Galata Mevlevihanesi’ne nasıl gidilir

Galata Mevlevihanesi, İstiklal Caddesi’nin sonundaki Tünel Meydanı’ndan Galata Kulesi’ne inen Galipdede Caddesi’nin hemen başında, sol tarafta yer alyor. Merkezi konumu ile ulaşım bakımından oldukça avantajlı olan Mevlevihane’ye Taksim Meydanı’ndan ya da Eminönü ve Karaköy’den ulaşmak çok kolay.

Taksim Meydanı’na kadar gelip buradan İstiklal Caddesi’ni yürüyerek geçebilirsiniz. Diğer yandan Şişhane’ye kadar metroyu kullanabilirsiniz. Karaköy’e gelip buradan 10 dakikalık bir tırmanışla, ya da finükülerle Tünel’e kadar çıkmak da bir başka seçenek. Otobüsle ise, Taksim Meydanı’ndan Eminönü veya Karaköy’e gelen herhangi bir otobüse binebilir; Bağcılar-Kabataş Tramvay Hattını kullanarak yine Karaköy’e kadar gelebilirsiniz.

1 YORUM

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here