Her ne kadar gezginler için yaşamın anlamı ve amacı seyahat etmek. Birçok seyahatsever de bulduğu ilk fırsatta yepyeni coğrafyaları keşfetmek için yollara düşüyor. Ancak ne yazık ki, günümüz şehir insanının hapsolduğu metropollerden kaçıp kurtulma hayalleri hep bir yerde düğümlenip kalıyor. Oysa bir cesaretle ilk adımı attıklarında her şey çorap söküğü gibi geliyor. Biz de, düşük bütçeli seyahat için ilk adımı atmanıza ilham olacak filmleri derledik:

İlham Veren 6 Seyahat Filmi

1. The Descendants, Hawaii

The Descendants, Hawaii

Hawaii’de yer alan Kauai Plajı‘nın olağanüstü güzellikteki doğasında çekilen ve George Clooney’in oynadığı The Descendants en iyi seyahat filmlerinin başında geliyor. Filmin konusu, Honolulu’lu avukat Matt King (George Clooney)’in ikilemi; ailesinden kalan bakir kumsallar, yemyeşil dağlar ve şelalelerin bulunduğu evini satıp yazılımcılarına kaynak sağlamalı mı, yoksa hiç satmamalı mı? Böylesine bir cenneti bırakmak çok zor olurdu gerçekten de! Film, üç bin hektarlık Kipu Ranch’ın gizli saklı kumsallarından birinde çekilmiş. Oysa bu güzel bölgeye ulaşım yalnızca özel botla sağlanıyor. 

2. The Way, İspanya

The Way, Ispanya

İspanya’nın kuzeyinde yer alan 800 kilometrelik Camino de Santiago yolunu yürümeye başladığında hayatını kaybeden oğlunun ardından, onun kaldığı yerden devam edip yolu bitirmeye karar veren Tom’un (Martin Sheen) hikayesi The WayCaminoOrtaçağ’da Hristiyanların yürüyerek Santiago şehrine ulaştıkları Fransız Pireneler’inden geçen bir hac yolu. Yolun sonuna kadar Tom ve arkadaşları muazzam manzaralar eşliğinde kendi içlerindeki huzura kavuşabilmek adına yola koyuluyorlar. Doğa harikası bir coğrafyada, yol kavramına spiritüel boyuttan da bakan bir film.

3. The Hangover Part II, Tayland

The Hangover Part II, Tayland

Tayland atmosferinin beğenilmesinde etkili olduğu filmin bu serisinde; başlarını beladan uzak tutamayan ekiple birlikte, bir başka düğün için tropik Krabi’deki Ritz Carlton’a gidiyoruz. Ekip elemanları (Bradley Cooper, Zach Galifianakis ve Ed Helms) her zaman olduğu gibi bir parti veriyor ve bu kez de Bangkok’da, keşişlerin de içinde bulunduğu bin bir türlü belaya bulaşıyorlar. Söylemeye gerek yok, sonu çok fena bitiyor. Neyse ki görüntüler şahane!

4. War Horse, İngiltere

War Horse, Ingiltere

Steven Spielberg’in bu filmi gerçekten es geçilmeyecek kadar güzel. Birinci Dünya Savaşı’na atıyla birlikte giden gencin hikayesinin anlatıldığı War Horse‘un asıl can alıcı sahneleri ise Devon’ın yaşadığı çiftlik bölümü. Savaşın savaşmaya değer olduğuna dair huzurlu, ancak bir o kadar da duygusuz hikayesi ve inanılmaz savaş sahneleri…

5. Rio, Brezilya

Rio, Rio De Janeiro

Rio çocuklara özgü bir animasyon olsa da, bir romantik komedide olabilecek tüm unsurları taşıyor. Elbette tüylü arkadaşlarımız sonsuza kadar Guanabara’da mutlu mesut yaşıyorlar ve Santa Teresa’da çiçeklerin arasında muhteşem bir görüntü eşliğinde görsel bir şölen sunuyorlar.

6. Midnight in Paris, Fransa

Midnight in Paris, Paris

Bu Woody Allen komedisinde, bir yazar olan Gil (Owen Wilson) her şeyi geride bırakıp gitmek istese de asıl istediği şey tatil değil. Gil, 1920’lerin Paris’indeki kayıp jenerasyonunun olduğu yere gidiyor. Yazar tıkanması sıkıntısını çözmek için Hemmingway, Fitzgerald ve Gertrude Stein ile takılmaktan daha iyi bir çözüm olamaz herhalde! Bugünün Notre Dame, Sacre-Coeur ve Versay’ının harika görüntüleri eşliğinde izlemeye değer. Hele ki edebiyatla arası iyi olanlar için oldukça keyifli bir film.

PAYLAŞ
Önceki makaleNapoli’ye Ne Zaman Gidilir
Sonraki makaleCape Town Gezi Rehberi
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşık birisi. Aslında veteriner hekim, bilgi yönetimi okudu, marka yönetimi üzerine MBA yaptı. 14 yıl çalıştığı şirketiyle yolları ayrılınca, hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gitti. 22 ay boyunca Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat etti.

1 YORUM

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here