Emirgân Korusu, Emirgân-İstinye semtleri arasında yer alan ve Sarıyer ilçe sınırları içerisinde bulunuyor. İstanbul Boğazı kıyısında sırtlar ve yamaçlar üzerine yayılan, çevresi yüksek duvarlarla çevrili, İstanbulluların hafta sonu kaçamağı. Emirgân Korusu’nda 2006’dan itibaren her yıl nisan ayında Lâle Festivali düzenleniyor.

17. yüzyılda Osmanlı padişahı IV. Murad tarafından, İranlı Emir Güne Han’a armağan edilen ve o tarihten sonra Emirgân Korusu olarak adlandırılan koru, daha önce Feridun Bahçeleri olarak anılıyordu. Yüzyıllar boyunca pek çok kez el değiştiren ve 19. yüzyılda da Osmanlı Padişahı Abdülaziz tarafından Mısır Hıdivi İsmail Paşa’ya verilen koruya 1871-1878 yılları arasında 3 köşk yaptırıldı. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olarak adlandırılan ve günümüze de ulaşan bu köşkler, 1940’ta dönemin İstanbul Belediye Başkanı Lütfi Kırdar’ın girişimiyle kamulaştırılıp park olarak düzenlenerek halka açıldı.

Istanbul-Emirgan-Korusu

Emirgan Korusu, İstanbul

Yamaçlar üzerinde bulunduğundan ruhu sakinleştiren, temiz havası ile İstanbul’un en yeşil bölgelerinden olan Emirgan Korusu’nun en dikkat çekici ve en kalabalık yeri meydanı. Ortada yer alan göl ve içerisindeki ördekler güzel bir manzara sunuyor. Özellikle hafta sonları hayli yoğun olan koru, çiçeklerle bezeli atmosferi ile yabancı ziyaretçilerin de uğrak adresi. Parkın sahip olduğu doğal güzellikler, şehrin bu kadar merkezi bir konumunda eşine ender rastlanabilecek türdeyken, içerisindeki köşkler de tarihe ışık tutan yönleri ile görülmeye değer.

malta

42 bin hektar büyüklüğünde bir alana yayılan Emirgan Korusu, İstanbul Boğazı’nın en güzel ve yeşil yerlerinden biri. Özellikle bahar ve yaz aylarında ve özellikle de Lale Festivali dönemlerinde çok özenli bir şekilde düzenlenen, yüzlerce çeşit lale ve çiçekle süslenen koruda meşe, fıstık çamı, çınar, erguvan ve kızıl çam gibi onlarca çeşit ağaç da bulunuyor. 2006’dan bu yana düzenlenen, İstanbul Lale Festivali’nin en önemli merkezlerinden biri olan Emirgan Korusu’nda lale ve çiçek satış noktası ile Lale Müzesi de yer alıyor.

Emirgan-Korusu-Istanbul

Emirgan Korusu köşkleri

1871 ve 1878 yılları arasında koru içerisinde yaptırılan köşkler, renklerinden aldıkları isimleri ile biliniyor. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olmak üzere üç köşkün yer aldığı Emirgan Korusu’nda ağaçlara özenle yerleştirilmiş sanatsal motifler, göl üzerindeki mini köprü, laleler ve birçok ayrıntı doğa severler için oldukça hoş görüntüler sunuyor. 1940’ta Lütfi Kırdar’ın girişimiyle kamulaştıran köşklerin bulunduğu alan, günümüzde özellikle lale mevsiminde ziyaretçi akınına uğruyor.

Emirgan Korusu’nda bulunan ve Korulukta İsmail Paşa tarafından yaptırılan Sarı, Pembe ve Beyaz Köşk’ler, günümüzde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen restoranlar olarak hizmet veriyor. Bu mekanların yanı sıra koruda bulunan piknik masalarında da kendi getirdiğiniz atıştırmalıkları yiyebilirsiniz.

Osmanlı padişahlarının, bir mevsim veya birkaç gün, bazen de birkaç saat kalacağı köşkler, kasırlar veya küçük saraylara ‘Biniş Köşkü’ adı veriliyor. Mesirelerde yer alan bu yapılarda, bazen sultanın yabancı misafirleri için bu köşkler kullanılıyordu.

Emirgan-Korusu

İstanbul’un çeşitli koruluklarında, padişahların yaşama tarzı ve av merakı nedeniyle yaptırılan 50’ye yakın köşk bulunuyor. Varlıklı ailelerin tarih boyu ilgi gösterdiği bu tür kargir, kasır ve köşkler, Osmanlı’da ‘köşk’ ve ‘konak’ olarak adlandırılıyordu. ‘Kasır’ ismi ise yalnızca padişahlar için yapılan konaklara veriliyordu. Emirgan Korusu’nda yer alan köşklerde, tepeden eşsiz boğaz manzarasının yanı sıra, dönemin mimarlarının etkisi ve zamanın tutkusuyla, Avrupa stili açıkça görülüyor. Bahçelerde ise Romantik İngiliz bahçe anlayışı görülüyor.

Emirgan Korusu’nun özellikle hafta sonları erken saatlerde dolup taşmasının ve yoğun bir ziyaret almasının nedeni köşklerde verilen kahvaltı ziyafeti. Hafta içi serpme kahvaltı şeklinde verilen kahvaltılar, hafta sonları ise açık büfe şeklinde sunuluyor. Özellikle iki köprüye birden hâkim manzarası ile boğazı yukarından gören Sarı Köşk, en popüler olanı. Emirgan Korusu’nun tüm köşklerinde kahvaltı servisi saat 09.00’da başlıyor. Hafta sonu verilen açık büfe kahvaltı için son giriş saati ise 13.30. Hafta içi yine aynı saatte servis başlarken, servisin bitişi 14.00’te. Kahvaltı çeşidi ve lezzetleri açısından oldukça tatmin edici bir menüye ve kalite standardına sahip olsa da hizmet self servis. Korudaki kahvaltı fiyatları hafta içi 22,5 TL ve 25 TL (Sarı Köşk) olarak değişiyor. Hafta sonu açık büfe kahvaltı ise kişi başı 35 TL.

Pembe Köşk

Emirgan-Korusu-Pembe-Kosk

Emirgan Korusu içinde, 2 katlı tipik bir Osmanlı evi görüntüsündeki Pembe Köşk, hafta sonu kafeteryaya dönük hizmet verirken, aynı zamanda nişan, düğün, toplantı ve organizasyonların da düzenlendiği bir mekân. Ahşap kaplamalı, ismine uygun olarak sardunya pembesine boyatılmış, pembe renkli bir köşk olan Pembe Köşk, uzunca bir dönem de paşaların seyir mekânı olarak kullanıldı. 1878 Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa döneminde devrin paşalarını konuk etmek için kullanılan köşkün girişi üç kapıdan sağlanıyor.

Ön girişte, büyük geniş bir salon ve salona açılan iki oda, protokol kapısı girişinden ise gizli bir oda daha mevcut. Ayrıca 1.katta tuvalet, banyo ve mutfak bulunurken, 2.kata geniş bir merdivenle çıkılıyor. İkinci katta geniş büyük bir salon ve salona açılan iki büyük odası haricinde, salondan ara koridora geçince koridora açılan 5 büyük oda ile 2 küçük sandık odası daha bulunuyor.

1982’de Turing tarafından onarımı yapılan ve 1995’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen köşkün içindeki çeşme ve bahçesindeki çeşme mermerlerindeki ince el işi sanatı raspalanarak temizlenip eski yerlerine yerleştirildi. Yine aynı yıl belediye tarafından başlatılan bu tadilatla Pembe Köşk, baştan sona büyük bir bakımdan geçirilerek ince el işi sanatının tüm örneklerine, paha biçilmez tarihi değerine, saygı gösterilerek eski orijinal haline uygun renkte ve özellikte, çatısı dahil tamamen onarıldı. Elektrik, kalorifer ve mutfak tesisatları yenilendi, dış ve iç cephe boyaları, alaturka döşemeleri, kapı ve pencere doğramalarının bakım onarımları yapıldı.

Günümüzde Pembe Köşk, restoran ve kafeterya olarak hizmet veriyor. Pembe Köşk’te kahvaltı yapmak isterseniz, hafta içi ve hafta sonları 09.00-13.00 saatleri arasında bu hizmetten yararlanabilirsiniz.

Tabak kahvaltı: 22 TL, açık büfe kahvaltı: 35 TL

Beyaz peynir, örgü peynir, eski kaşar, otlu peynir, domates, salatalık söğüş, zeytin, salam, dana rozbif, tahin, pekmez, reçel, taze kaymak, petek bal, haşlanmış yumurta, kek ve simit.

Pembe Köşk, Emirgan Korusu’na giriş yaptıktan sonra hemen sağ tarafta yer alıyor. Kendi otoparkı bulunan köşkün otoparkı yalnızca festival zamanında halka hizmet veriyor.

Sarı Köşk

Emirgan-Korusu-Sari-Kosk

1871-1978 tarihleri arasında Hıdiv sülalesinden, İsmail Paşa tarafından yaptırılan Sarı Köşk, şale üslubunda, bir kuş evi görünümünde. Kuş evleri görünümü, Türklerin kuş sevgisinin işlevsel ve sanatsal bir anlatım biçimini yansıtıyor. Türk insanının geleneksel yaşama düzeninin gereği olarak bir sofa etrafında toplanan plan şeması uzun yıllar değişmeden sürdürülmüş. Sarkiş Balyan yapılarında tavan ve duvar süslemeleri, büyük yüksek, kapı ve pencereler, iç mekanlarda parlak renkle zenginleştirilmiş işlemeler önem taşıyor.

Üst katında 3 oda bir salon, alt katta 4 oda, hol ve mutfak, bodrum katından meydana gelen köşk, zarif süsleme sanatının en ince özelliklerini taşıyor. İç tavanda çiçek motifleri yağlı boya figürler, dış cephe süslemeleri oyma el sanatının tipik örneğini sergiliyor. San rengi beyazla birlikte motife edilmiş bir kuş evini andıracak şekilde dekore edilmiş.

17 ve 19. yüzyıllarda Osmanlı dönemi ağaç işçiliği, mimarı yapılara daha sıcak bir atmosfer sağlandığı için sıkça kullanılan dönemlerdi. Malzeme olarak ceviz, elma, çınar, ıhlamur, abanoz, gül ve meşe ağacının kullanıldığı Sarı Köşk’te ise, farklı bir üslup oluşturulmuş. Öyle ki natüralist çiçek motiflerinin ağırlık kazanmasından, üçgen, yıldız, zikzak, baklava ve çokgen türü geometrik kompozisyonlar, sedef, fildişi, altın, gümüş gibi ahşap dışında yardımcı başka malzemelerden de yararlanılmış. Bu yüzyılda çiçek bezemesi, ağaç işlerinin tümünü kaplamış.

19. yüzyılda batı etkisinde kalarak, seçmeci üsluplar, rokoko, barok ve ampir üsluptaki bezemeler, bu yapıtların içini zenginleştiren unsurlar olduğundan köşkte yüksek tavanlar zengin kalem işleriyle süslenmiş. Narçiçeği, gül, karanfil, yasemin ve lalelerle bezeli duvarlar, tavanlar altın varaklarla kaplı.

Alt katın önünde, boğaza bakan dar şerit, iki set olarak teras haline getirilmiş. İstinat duvarları ise, sarı kandıra taşından örülmüş. Köşk tekdüze kirli sarı renginden çıkarılıp beyaz sarı karışımı boyanınca, bir kuş yuvası güzelliğini kazanmış. Havuzun çevresindeki yola bakan istinat duvarları, granit gebze taşından ördürülmüş.

1996-1997 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından elden geçirilerek, büyük bir tadilat başlatılan Sarı Köşk, en ince noktalarına kadar dikkat edilerek restore edildi. Tadilatlar sonunda, Beltur AŞ İşletmeleri tarafından, Restoran ve Kafeterya olarak halkın hizmetine açıldı. Korudaki diğer bütün BELTUR tesisleri gibi harika bahçesi ve çok büyük havuzuyla, kartpostallarda görülebilecek bir yer. Sarı Köşk hafta içi A’la Carte, hafta sonu ise sabahları kahvaltı ve öğlenden itibaren oluşan açık büfesi ile hizmet veriyor.

Özellikle hafta sonlarında yoğun ilgi gösterilen kahvaltılar, her iki köprünün de görülebildiği manzarasıyla adeta bir şölene dönüşüyor. Öyle ki Emirgan Korusu köşkleri arasında manzarası ile en çok plana çıkan da Sarı Köşk. Sarı Köşk’te kahvaltı yapmak isterseniz, hafta içi ve hafta sonları 09.00-13.00 saatleri arasında bu hizmetten yararlanabilirsiniz.

Tabak kahvaltı: 22 TL
Açık büfe kahvaltı: 35 TL
Beyaz Peynir, örgü peynir, eski kaşar, tulum peyniri, domates, salatalık söğüş, iki çeşit Ege zeytini, salam, dana rozbif, tahin, pekmez, reçel, taze kaymak, petek bal, haşlanmış yumurta, kek ve simit.

Sarı Köşk, Emirgan Korusu’na girince 50 metre yukarıdan sola dönüyorsunuz. Aracınızı köşkün otoparkına bırakmanız mümkün. Sarı Köşk, korunun en güzel manzaralı köşkü olduğundan, yılın her günü açık. Ancak festival döneminde önceden rezervasyon yaptırmanız gerektiğini unutmayın.

Beyaz Köşk

Emirgan-Korusu-Beyaz-Kosk

Emirgan Korusu’ndaki en özel, en güzel botanik düzenlemeye ve bitki çeşitliliğine sahip köşk olan Beyaz Köşk, özellikle bahar aylarında çiçek açan rengarenk laleler ve ağaçlar arasında çok özel bir havaya bürünüyor. Eski sahipleri tarafından uzun yıllar, av, piknik, dinlenme ve konuk ağırlama köşkü olarak kullanılan Sarı Köşk, 1996-1997 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan tadilat sonunda restore edilerek BELTUR AŞ İşletmeleri tarafından, restoran ve kafeterya olarak hizmete açılmış durumda.

Emirgan Korusu’nun en tepesinde yer alan Beyaz Köşk’ün otoparkı, festival dönemi haricinde halka açık değil. Aracınızı büyük otoparka bırakıp 5 dakika yürümeniz gerekiyor.

Emirgan Korusu
Adres: Emirgan Mah., 34467 Emirgan-Sarıyer, İstanbul
Telefon: +90 (212) 277 5782

Emirgan Korusu’na nasıl gidilir

Emirgan Korusu’na özel araçlarıyla gitmek isterseniz sahil yolu ile Beşiktaş yönünden Emirgan’a geldiğinizde Sakıp Sabancı Caddesi’nde soldan tabelaları takip ederek Emirgan Korusu’na ulaşabilirsiniz. İstinye tarafından geliyorsanız da, İstinye Bayırı’na girmeyip Tormak Burnu’nu geçtikten sonra düz devam ettiklerinde sağdaki tabelalarla Emirgan Korusu girişine ulaşabilirsiniz. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Avrupa yakasından Küçükarmutlu Sapağı’nı kullanarak sahil yoluna ulaşmanız yeterli.

Anadolu yakasından geliyorsanız, Kadıköy’den vapurla, Üsküdar’dan ise motor ve vapurla Beşiktaş’a geçip Beşiktaş-Ortaköy yolundan geçen herhangi bir otobüse binmeniz yeterli.

Otopark ücretleri ise, 2 saate kadar 10 TL, 4 saat 20 TL ve tüm gün de 40 TL.

Deniz yolu ile Emirgan Korusu’na gelmek isterseniz de İDO’nun Emirgan seferleri ile Emirgan İskelesi’ne kadar gelebilir buradan 40 No’lu otobüse binerek yaklaşık 25 dakikada koruya geçebilirsiniz.

Emirgan Korusu’na toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak için İETT’nin sahil yolundan Sarıyer’e giden tüm otobüslerini kullanabilirsiniz. Emirgan durağında inip 5 dakika yürüdüğünüzde koruda olabilirsiniz.

Toplu taşıma araçları ile ulaşım şekilleri, İstanbul’un hemen her yerinden Mecidiyeköy’e ulaşım metrobüs ile oldukça kolay. Buraya geldikten sonra 29Ş No’lu otobüsler direk olarak Emirgan Korusu’na kadar geliyor.

İstinye, Bahçeköy, Sarıyer yönünden, 25E, 42T, 40T No’lu otobüsler Kabataş yönünden, 25E, 40T, 22RE numaralı otobüslerle veya Mecidiyeköy’den 25L No’lu otobüse binip 4. Levent’te indikten sonra EL2’ye binerek Emirgan’a ulaşabilirsiniz.
Mecidiyeköy yönünden, 29Ş No’lu otobüsler veya Zincirlikuyu yönünden, 40B No’lu otobüsler Taksim yönünden, 40, 42T, 40T, 40B No’lu otobüslerle koruya ulaşabilirsiniz.

İstanbul Boğazı’nın en güzel manzaralarına sahne olan ve hafta sonlarını değerlendirmek için ideal bir adres olan Emirgan Korusu, geçmişten günümüze gelen büyük ağaç varlığının günümüze kalmış zengin parçalarından. Yerli ve yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Lale Festivali dönemlerinde ise koru muazzam bir güzelliğe bürünüyor.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here