Çay hakkında öğreneceğiniz bilgiler sizi şaşırtabilir. Çay efsaneye göre, MÖ 2737’de Çin İmparatorluk saray bahçesinde uçuşan çay yapraklarının kaynamakta olan suya düşmesiyle, ikinci Çin İmparatoru Shen-Nung tarafından keşfediliyor.

Çay, tein, kafein, teofilin ve antioksidanlar için doğal bir kaynak. İçinde bulunan mineraller nedeniyle kemik ve diş sağlığına da faydalı. Dünyanın en önde gelen çay üreticisi ülkeleri, Hindistan, Sri Lanka, Çin, Türkiye, Kenya, Endonezya, Malawi ve Vietnam. Türkiye‘de ise çay, yalnızca Gürcistan sınırından başlayan ve Fatsa’ya kadar uzanan alan içerisinde yetiştirilebiliyor.

Çay Bahcesi

Çayı birçok kritere göre sınıflara ayırmak mümkün. Ancak çayın temelde siyah, yeşil, beyaz, sarı, oolong çayı ve pu-erh olmak üzere beş esas çeşidi mevcut. Bu çeşitlerin tamamı “Camelia sinensis” adlı bitkinin yaprağından üretilir. Çay yaprakları farklı oksidasyon seviyelerinden geçirilerek üretim gerçekleştiriliyor.

Siyah Çay

Siyah çayda, hasat edilen çay yaprakları fermantasyon sonrası siyahlaşarak, kafein ve tanin maddelerinin oluşmasına sebep oluyor. Siyah çay güçlü aroma ve yüksek oranda kafein maddesine sahip ancak antioksidan bakımından düşük.

Yesil Çay

Yeşil çay çok işlem görmediği için içindeki faydalı maddeler kaybolmuyor ve oksidasyona uğramadan kullanıma hazır hale getiriliyor. Çin usulüne göre Pan-Firing, Japon usülüne göre de Steaming yöntemi ile hazırlandığında ortaya daha fazla aroma çıkıyor. Antioksidanları artarken kafein maddesinin oranı azaldığından karakteristik aromatik tadı kaybolmuyor.

Sarı Çay az bulunan ve pahalı bir olan çay çeşidi. Fazla bilinmeyen farklı işlem şekilleri olan sarı çay, yüksek oranda antioksidan içeriyor.

Oolong Cayı

Beyaz çay, dünyanın en nadide ve en pahalı çayı. Toplandıktan hemen sonra hiçbir fermantasyon işlemine uğramadan soldurma ve kurutma işlemine tabi tutuluyor. Ortamdaki doymuş havayı uzaklaştırmak suretiyle ortam sıcaklığında hava ile soldurma ve kurutma işlemi yapılıyor. Bu işlem daha fazla aroma ortaya çıkarmakla birlikte, antioksidanları artırırken kafein oranını azaltıyor. Böylelikle beyaz çayda karakteristik ve kavunumsu aromatik bir tat ortaya çıkıyor.

Oolong Çayı, siyah çay ile yeşil çay arasında, belli oranda fermantasyon işlemine tabi tutularak, nemi yüzde 5’e düşünceye dek kurutuluyor. Daha sonra bazı özel proseslerle tekrar sıkıştırılmadan önce ufaltılıp küçük, uzunlamasına parçalar halinde kesiliyor. Daha koyu olan Oolong çayında kafein oranı yüksekken, antioksidan oranı ise düşük kalıyor. Birçok farklı çeşidi bulunan oolong çayı, tütünümsü bir tada sahip.

Pu-erh Çayı
Pu-erh Çayı

Pu-erh Çayı, işleme metodu veya yıllandırılma süresine bağlı; yeşil (sheng) ya da olgunlaştırılmış ham şekliyle, yıllanmış (shou) olarak satılıyor. Pu-erh çayı, yeşil çayın ikinci kez fermente olmuş hali. Çayın oksidasyon derecesine göre kabaca sınıflandırıldığı pu-erh çayı, “Camellia sinensis” varyetelerinden okside olmamış yeşil çay tarzında işlenip “maocha” olarak adlandırılıyor.

Maocha’da ise, yıllanmış pu-erh’i üretmek için çay, preslenmeden önce birkaç ay süreyle ön olgunlaştırmaya tabi tutuluyor. Olgunlaştırma periyodunun ardından da direkt olarak preslenerek ham pu-erh elde ediliyor. Bu şekilde olgunlaştırılmış ve işlenmemiş pu-erh’lerin teknik olarak yeşil çay olarak sınıflandırılmasına karşın, işlenen ve daha uzun süre yıllandırılan pu-erh’ler ise koyu kırmızı renklerine bağlı olarak siyah çayların bir alt kategorisi olarak sınıflandırılıyor.

Bununla birlikte bu iki pu-erh formu, serbest radikallerin oksidasyonu ile birlikte çayda bakteriyel fermantasyona neden olan (yoğurt ve peynirde olduğu gibi) organizmaların gelişimiyle ikinci bir oksidasyona maruz kalıyor. Böylece de eşsiz tada sahip olan bir çay elde ediliyor.

Adını, Çin’in Yunnan yakınlarındaki Pu Erh kentinden alan bu çay, toprağımsı bir aromaya sahip. Yaklaşık 2000 yıl öncesinden günümüze kadar Çin’de kullanılan ve genellikle geleneksel metotlarla üretilen pu-erh zengin, yumuşak ve uzun süre damakta kalana aromasıyla en özel çaylar arasında yer alıyor.

Tea Garden

Siyah çay ise yüzde 75’lik oranla dünyada en popüler olan en çok tüketilen ve çay çeşidi. Çin’de kırmızı çay olarak adlandırılan siyah çayın genel olarak çok ezilmiş kırık yapraklarla demlenmesi, çayı daha koyu yapıyor. On dokuzuncu yüzyılda aromalarla, popüler kokularla harmanlanan siyah çay, “Earl Grey” gibi çeşitlerin doğmasını sağladı.

Earl Grey çayı, turunçgiller familyasına ait bergamot meyvesinin kabuğundan çıkarılan rayihalı yağla tat verilen bir çay harmanı. Adını on dokuzuncu yüzyılda Britanya başbakanı olan 2. Earl Grey’den alan çay, günümüzde dem rengi, buruk tadı ve hem sert hem yumuşak derecesiyle aromalı çay sevenlerin vazgeçilmezi.

Çay, doğal bir antioksidan olup B1, B2, B6 vitaminleri yönünden ve potasyum, manganez, folik asit ve kalsiyum açısından zengin bir içecek. Bitki Çayı ise, çay bitkisinin yapraklarından elde edilmediğinden gerçek çay olarak kabul edilmemekle birlikte bitkilerin, kök, gövde, çiçek gibi kısımlarından oluşuyor.

Greedn Tea Garden

Dünyanın en iyi çayları dağlık alanlarda, deniz seviyesinden 900-2100 metre yükseklikte, tropik ve subtropik bölgelerde yetiştiriliyor. Çin, Hindistan, Kenya, Sri Lanka, Türkiye, Endonezya, Vietnam, Japonya, İran ve Arjantin gibi ülkeler çay üretiyor.

Çay bitkisinin tohumdan başlayan büyüme serüveni 4-12 yıl alıyor. İlk hasat üçüncü yılda, gelişim aşamasında yapılırken bitkide tam verimli hasat on ikinci yıldan itibaren başlıyor.

Köklenme oranının düşük olmasına karşın, çaydan kış döneminde alınan odunsu çeliklerle, bitkisel hormon kullanarak yeni bitkiler üretmek mümkün. Doğal ortamında büyümeye bırakıldığında, bulunduğu ortama göre üç ila yirmi metreye kadar boylanabilen çay bitkisi, 100 yıllık ömre sahip.

Dünyada yılda üç milyon ton çay üretiliyor. Dünyanın en büyük çay üreticisi olan Çin’i, ikinci sıradaki Hindistan izliyor. Yeşil çay ve diğer bölgesel çayların ön planda olduğu Çin‘de de çayın önemi oldukça fazla. Çin’de çay, kapaklı kupalarda demleniyor ve yine bu kupalarla içiliyor.

Hindistan’da, kuvvetli bir aromaya sahip yerel çaylar, bolca şeker, süt ve tarçın gibi ilavelerle hazırlanıyor. Türkiye‘de siyah çay günümüzde çaydanlıkta demleniyor. Demi bol ve büyük ölçüde şekerli tüketilen çay tercihen ince belli, küçük cam bardaklarda içiliyor. Türkiye’de çay, sabah kahvaltısı ve akşamları başta olmak üzere günün her saatinde, her kafe ve restoranda, her özel ve sıradan günde içilebiliyor.

Fas’ın en otantik yerleşimi olan Marakeş‘in kendine özgü Moroc çayı, çay doldurma kültürü var. Bu iş yapan seyyar satıcılar, bolca nane ve şekerden hazırlanan çayı bardaklara yüksekten dökerek hafif köpük oluşturuyor.

Çay, İran ve Afganistan da milli içecek olarak tanıtılır. Yeşil çay susuzluğu giderirken, siyah çay ise sıcak içecek olarak tüketiliyor. Her ikisi de bol şekerli hazırlanıyor.

Kuzey Afrika‘da çoğunlukla yeşil çay tercih ediliyor. Süt ve bolca şeker ile hazırlanan çay, cam bardaklarda sunuluyor ve günün her anında tüketilebiliyor. Çayın, kültüründe önemli bir yer tuttuğu Japonya‘da da yeşil çay tercih ediliyor. Hazırlanmasından içimine kadar bir ritüel gibi ele alınan çay, hafif ve yumuşak kıvamda tüketiliyor.

Tibet’te, süt ya da suyla oldukça uzun süre demlenen çay, tahta yayıklarda tereyağı ile çalkalanarak hazırlanıyor. Çayı on yedinci yüzyılda içmeye başlayan Ruslar, pahalı olması nedeniyle on dokuzuncu yüzyıla dek fazla tüketemeseler de, sıcak metalin uzun süre sıcak tutmasından dolayı geleneksel olarak semaverde yapıyorlardı.

Birleşik Krallık‘ta ise günde 165 milyon, yılda ise 62 trilyon fincan çay tüketiliyor. Britanyalılar dünyada ikinci en çok çay tüketen toplumken, çay tüketiminde birincilik İrlandalılara ait. İngilizler, sert içimli hazırladıkları çayı süt ve şekerle tatlandırmayı ve böylece tattaki burukluğu azaltmayı tercih ediyorlar. Tüm dünyada bilinen “5 Çayı” konsepti de yine İngilizlere ait.

Avrupa’da genellikle bitki, meyve ve aromalı çaylar tercih edilirken, siyah çay çoğunlukla bardak poşet formatında kısa sürede demleniyor.

Amerika’da ise soğuk çay da bol miktarda içiliyor. Özellikle güney eyaletlerde çay ya soğuk suyla demleniyor, ya da sıcak suyla demlendikten sonra soğumaya bırakılıyor.

Tea Bag

Çay poşeti, ilk kez 1908’de Amerikalı Thomas Sullivan tarafından denendi. Müşterilerine çay örneklerini sunmak için küçük ipek çantalar hazırlayan Sullivan, bu fikrini çay poşeti olarak geliştirdi.

Dünyanın en pahalı çay poşeti ise, PG TIPS çay şirketinin yetmiş beşinci kuruluş yıl dönümü anısına tasarlandı. Üzeri 280 tane pırlanta ile süsü çay poşeti 12 bin dolar değerinde.

Tieguanyin, bir tür Oolong çayı. Çin’de üretilen bu marka, dünyanın en pahalı çayı olarak kilosu üç bin Dolar’dan satışa sunuluyor. Hong Kong‘un Ritz Carlton Otelinde çaydan yapılan yemek istiyorsanız, 8.888$ ödemeniz gerekiyor.

Lipton, dünyanın en popüler ve en çok satan çay markası. Dubai’nin Jebel Ali şehrinde bulunan fabrikasında en az beş trilyon çay poşeti satılıyor. Avrupa’da, on altıncı yüzyılda çay yapraklarıyla fal baktırmak oldukça yaygındı.

2 YORUMLAR

  1. Çay yetiştirmesi ve toplanması zahmetli bir bitki olmasına rağmen hayatın vazgeçilmezlerinden. Çaysız bir hayat kulağa çok zor geliyor 😀

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here