Budapeşte’nin kaplıcaların Roma İmparatorluğuna kadar uzanan bir tarihçesi var. Türkler tarafından 1565 yılında çok sık şekilde yapılmaya başlanmış. Budapeşte ve Macaristan’ın diğer bölümleri sürekli termal kaynakların üzerine yapılıyor ve böylece yıkanmak için gerekli zengin mineralli sulara kolayca ulaşılıyordu.

Macarlar ve diğer Avrupalılar bu kaynak sularının şifalı etkilerine oldukça çok inanıyorlardı. Hem kemiklere hem de cilde çok iyi geldiğini düşündüklerinden birer klinik gibi görüyorlardı ve sık sık ziyaret ediyorlardı. Hatta ihtiyacınız olmasa bile gitmenin ruhunuzu rahatlatacağına inanılırdı.

Kiraly’nin inşası Buda Paşası olan Arslan tarafından 1565 yılında başlamış ancak veliahtı tarafından bitirilmiştir. 16.yy’da Türkler tarafından yapılan Rudas halen günümüzde de çalışmaktadır. Bu iki kaplıca Türklerin egemen olduğu dönemden kalmış mimari eserlerdir. Rudas 10m çapında bir kubbeye, sekizgen biçimdeki bir havuza ve etrafında 8 sütuna sahiptir. 1936 yılından 2007 yılına kadar sadece erkeklerin girmesine izin veriliyordu. Günümüzde ise sadece kadınlara özel olarak Salı günleri girilebiliyor. 19.yy’ın sonlarında ve 20.yy’ın başlarında, Budapeşte’nin altın çağında, bir çok harika hamamlar yapıldı. Şehir Parkında bulunan olağanüstü Szechenyi Kaplıcası ve neoklasik tarzın muhteşem bir örneği olan Lukacs Kaplıcaları gibi.

Tüm bu kaplıca ve hamamlar halen kullanılmaktadır ve mutlaka gidilip görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor. Budapeşte’de ki kaplıcaların çoğu yeni bir ücretlendirme sistemine girmiş. Başta temel bir ücret ödüyorsunuz ve ardından içeride kaldığınız süre için ekstra ücret ödüyorsunuz. Girişte size verilen küçük bir çip kartla içeride kaldığınız süre hesaplanıyor. Bu kartı kaybetmemeye dikkat edin yoksa en uzun kalma süresi üzerinden hesaplanıyor. İçeride kaldığınız süre ödediğiniz temel ücretten az ise kalmadığınız süre için para iadesi alıyorsunuz.

szechenyi-termal-kaplicalari
Szechenyi Termal Havuzu

Termal hamamlar Macar kültürünün sosyal aktiviteleri arasında derin bir geçmişe sahip ve her hamamda farklı kurallar bulunabiliyor ve bu kurallar da haber verilmeksizin değiştirilebiliyor. Çoğu hamam çalışan pek dost canlısı değil, çoğu İngilizce konuşmuyor ve sabırlı olduklarını söylemek de güç. Ziyaret eden yabancıların çoğu buralara gelme konusunda biraz stres ve rahatsızlık yaşıyorlar ancak biraz alıştıktan sonra bu kültürün bir parçası olduğunu idrak edip nispeten daha rahat davranıyorlar. Tavsiyemiz orada bulunan bir yerel halktan birinin hareketlerini takip edin ve ne yaptığına, nasıl yaptığına dikkat edin. İçeriye girer girmez hemen etrafı keşfe başlayın ve bir kaç dakika içinde tüm stres ve sıkıntınızdan kurtulacağınıza emin olabilirsiniz. Yabancı olduğunuz bir durumu çözmeye çalışmanın tadını çıkartın, sonuçta bunun için burdasınız.

En can sıkıcı nokta almak istediğiniz hizmeti seçeceğiniz bölgeye geldiğinizde oluyor. Bir sürü seçenekler arasında İngilizce tercümesi olmadığı için ne istediğinizi seçmek bir hayli güç. Genellikle seçenekler arasında şunlar bulunuyor: uszoda (havuz); termal (termal havuz); fürdo (banyo); gozfürdo (buhar banyosu); massage ve sauna. Özellikle izlemeniz gereken bir sıra yok, hangisi kolayınıza geliyorsa ve hangisini istiyorsanız onu seçin. Kaplıcaların çoğu klinik merkez olarak hazırlanmıştır o yüzden hizmetlerin bir çoğu tam olarak size göre olmayabilir. Havlu kiralama törülközo yada lepedo olarak geçiyor. Giriş için aldığınız bilete genellikle dolap kilidi dahildir; ancak bazı yerlerde özel bir kabin için ücret ödemeniz gerekebilir. Her iki durumda da hizmetli dolabı sizin için kilitleyecek ve size de geri döndüğünüzde almak için bir numara verecek.

Unutmamanız gereken şeylerden biri mutlaka yanınıza kendi mayo ve bonenizi getirmeniz, böylece 1970lerden kalma modelleri kiralamak zorunda kalmazsınız. Uzun saçlar mutlaka bone altında toplanmalı. Tek taraflı sadece erkeklerin girebildiği banyolarda –Rudas, Lukacs, Gellert ve Kiraly—erkeklere bir peştemal veriliyor. Suyun hijyeni ise tartışmalı bir konu. Kim bilebilir ki? Bir plastik poşetin içine havlunuzu koyup öyle gelebilirsiniz. Parmak arası terliklerinizi getirmeniz de iyi bir fikir olacaktır. Termal havuza girmeden önce duş alın. Şampuan kullanımı sadece bu duşakabinlerde olabiliyor ancak siz ihtiyacınız olabilecek her şeyi önceden yanınızda getirin ve durmadan geri dönüp kilitli dolabınızı açmasını isteyip görevliyi kızdırmayın.

Suların bazılarının mineralleri çok yüksek o yüzden çıkmadan önce iyice saçlarınızı yıkamanızı öneririz. Havuza bağlı olarak biraz fazlaca sülfür kokusu alabilirsiniz ancak unutmayın bu cildinize inanılmaz iyi gelecektir. Eğer gözlüksüz olarak görebiliyorsanız mutlaka o şekilde gelin çünkü sürekli olarak gözlüğünüz buharlanacaktır.

Genellikle masaj ve pedikür gibi ekstra hizmetler hamamdan çıktıktan sonra veriliyor. Tüm görevliler bahşiş konusunda oldukça açıklar ve severek kabul ediyorlar. 200 ft’lik bir bahşiş normal, eğer durmadan dolabınıza gidip görevliye açtırıyorsanız o zaman 200’den fazla vermeniz daha hoş olacaktır.Masörler ve manikürcüler ortalama 500-700 arası bir bahşiş bekliyor. Etrafta bir çok su sebili bulunuyor, girmeden önce ve girdikten sonra bol bol su tüketmenizi tavsiye ederiz. Boş mideyle hamama girmek baş dönmesi ve mide bulantısına neden olabilir o yüzden eğer aç girecekseniz yanınızda birisi olursa iyi olur.Bazı havuzlarda tek seferde 10 dakikadan fazla kalamayacağınıza dair uyarılar görebilirsiniz. Banyo ve hamamların çoğunda abur cubur için büfe tarzı yerler var ve buradan soğuk meyve suyu yada sandviç alabilirsiniz ancak hepsini orada yemeniz gerekiyor. Bol bol sıvı aldığınıza emin olun.

2 YORUMLAR

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here