Budapeşte, dünyanın “Tuna’nın İncisi”, “Doğu’nun Paris’i” sıfatlarıyla andığı, Tuna Nehri’nin muazzam manzarasıyla Avrupa’nın en güzel şehirlerinden. Tuna’nın batı yakası Obuda, Kale Tepesi’nin Orta Çağ döneminden kalan tarihi bölgesi, Buda ve doğudaki ticaret bölgesi Pest bugünkü Budapeşte’yi yaratıyor. Sanatçıların ve düşünürlerin ilham aldığı Budapeşte sofistike karakteri ve dinamik yaşamıyla Avrupa’nın en çok ziyaret edilen şehirleri arasında.

Budapeşte Görülecek Yerler

Budapeşte’de tarihi yerlerin çoğunun bulunduğu Buda yakasında, Kale Tepesi, Buda Tepeleri ve kuzeyde de Obuda yer alıyor. Budapeşte gezilecek ve görülecek yerlerin başında gelen Matthias Çeşmesi, Trinity Meydanı, Lajos Batthyany Heykeli, Beyaz Haç Konağı, Hirsch Evi ve Macar Kültür Vakfı gibi pek çok yer bu yakada.

Peşte Yakasında Görülecek Yerler

Peşte yakası, mağaza, dükkân ve gece hayatının bulunduğu bölge olarak, kentin yaşayan cıvıl cıvıl bölgesi. Kentin yeni ve modern yüzü.

1. Vigadó

budapeste-gorulecek-yerler-vigadoOn dokuzuncu yüzyıla ait bir konser salonu olan Vigado, Tuna Nehri (Danube) boyunca görebileceğiniz en güzel yapılardan biri. Tam önünde bulunan zarif meydanda ise oldukça etkileyici bir çeşme göze çarpıyor.

2. Opera Binası

hungarian opera house budapestOpera Binası, Neo-Rönesans ve Barok mimari tarzında yapılmış oldukça ihtişamlı bir bina. Dünyaca ünlü olan yapı, tasarım harikası ve başyapıt olarak kabul ediliyor. Avrupa’da bulunan en iyi akustiğe sahip bina olan yapıyı rehber eşliğinde gezmek mümkün. Andrassy Bulvarı üzerinde No.22’de yer alan ve 1300 kişilik seyirci kapasitesine sahip olan Opera Binası, kuşkusuz bulvarın en özel yapısı.

3. Elisabeth Meydanı

elizabeth meydani budapesteElizabeth Meydanı, Peşte yakasının merkezindeki en geniş yeşil alanlardan. 2000’li yılların başlarında daha da genişletilerek Deak Ferenc Meydanı ile sınır komşusu olan meydanın en ilginç noktası ise Danube Çeşmesi. Meydandaki iki farklı bölümün batı tarafının tarihi yüzyıllar öncesine dayanırken, doğu tarafı yapılalı çok fazla olmamış. Eski bir otobüs istasyonu olan ve şimdilerde koruma altında bulunan bir anıt, iki bölge arasında sınır görevi görüyor.

4. Danube Çeşmesi

budapeste danuda cesmesiElisabeth Meydanı’nın ortasında bulunan Danube Çeşmesi’nin, etrafı çiçeklerle, yürüyüş yolları ve banklarla donatılmış, ağaçlıklı bir bölge. Macar mimar Miklos Ybl tarafından 1880-1883 yılları arasında yapılmış alan çeşmede, bir yunus üzerinde duran ve Danube Nehri’ni simgeleyen Danubis Heykeli bulunuyor. Onun hemen altında ise üç kadın figürü, sıralı halde Danube’ye bağlılıklarını sunuyor: Tisza, Drava ve Sava. Heykellerin yaratıcıları, Macar heykeltıraşlar Bela Brestyanszky ve Leo Feszler.

5. Tuna Nehri Kıyısındaki Ayakkabılar

tuna nehri ayakkabilarTuna Nehri kenarında, Kossuth Ter ile Szechenyi Ter arasında kalan bölgede bulunan Ayakkabı Heykelleri, İkinci Dünya Savaşı’nda kurşuna dizilerek nehre atılan Yahudiler anısına yerleştirilen ve Budapeşte’nin simgesi haline gelmiş bir holokost anıtı. Yönetmen Can Togay ile heykeltıraş Gyula Pauer tarafından tasarlanarak 16 Nisan 2005’te açılan anıt, Parlamento Binası’nın bulunduğu meydandan yaklaşık üç yüz metre kadar güneye doğru ilerlediğinizde, nehir kıyısında etkileyici bir sahneyle karşınıza çıkıyor. Altmış çift ayakkabıyla oluşan çalışma, açıldığı günden bu yana Budapeşte’nin en çok ilgi çeken ve ziyaret edilen noktalarından biri haline gelmiş.

6. Küçük Prenses Heykeli

kucuk-prenses-budapesteBudapeşte’nin en ilgi çekici heykellerinden biri olan Küçük Prenses Heykeli (Kiskiralylany Szoboryani), yaratıcısı Laszlo Marton tarafından 1989’da bronzdan yapılmış. Tırabzanlarda oturan küçük bir çocuğun tasvir edildiği heykel, gelen turistlerin ellerini heykelin ayaklarından birine koyarak poz vermeyi çok sevmesi nedeniyle, o bölümünün boyasının renk değiştirmesine neden olmuş. Buda ve Peşte’yi birbirine bağlayan ilk köprü olan Zincirli Köprü’ye yakın tramvay hattı üzerindeki bir durakta yer alan heykel aslında, heykeltıraş Laszlo Marton’un kızını tasvir ediyor. Marton’un şık kıyafetini üzerine geçirip tacını takan ve prenses taklidi yapan beş yaşındaki kızı Eve, babasına ilham olmuş.

7. Özgürlük Meydanı

budapest ozgurluk meydaniBudapeşte’nin en geniş meydanı olan Özgürlük Meydanı (Szabadseg Ter) on dokuzuncu yüzyılın sonlarında, pek çok devasa anıtsal bina ile sıralanarak genişletilmiş. Bu yapıların her biri şehrin zenginliğini ve önemini simgeliyor. Meydanda 1905’te her ikisi de mimar Ignac Alpar tarafından inşa edilen ve karşılıklı duran yapılardan biri ise Borsa Binası. Alpar’ı ülke çapında meşhur eden Vajdahunyad Kalesi haricinde meydandaki bu yapıların en büyüğü olan Borsa Binası (Tözsdepalota), Özgürlük Meydanı’nın batı yakasında yükseliyor. Neoklasik tarzda inşa edilen yapının etkileyici kısmı ise giriş kısmı. İki devasa tapınağa benzeyen kule ile taçlandırılmış bina 1948’de borsa binası işlevini yitirerek Macar Televizyonu’nun genel müdürlüğü haline gelmiş.

8. Sovyet Anıtı

budapeste sovyet anitiBudapeşte’de kalan az sayıdaki Sovyet anıtlarından biri olan Sovyet Anıtı, Özgürlük Meydanı’nın ortasında ilk göze çarpan yapı. Karoly Antal tarafından yapılmış olan anıt 1944-1945 yılları arasında hayatını kaybeden Sovyet askerlerine adanmış. Dev bir göbek taşının üzerinde orak ve çekicin yer aldığı, altında ise Sovyet askerlerinin savaştaki görüntüsünün tasvir edildiği anıtta ayrıca komünist yıldızı da bulunuyor. Günümüzde Macarların pek hoşlanmadığı bu heykel, yalnızca Sovyet rejimini hatırlatmakla kalmıyor aynı zamanda eskiden kaybedilmiş topraklara bir hakaret gibi algılanıyor.

9. Macar Ulusal Bankası

Magyar Nemzeti BankMimar Ignar Alpar’ın diğer yapısı olan Macar Ulusal Bankası (Magyar Nemzeti Bank), Özgürlük Meydanı’nın doğu yakasında bulunuyor. Klasik tarzda yapılmış olan bina ve heykeltıraş Karoly Sennyei’nin dış cephede kireç taşı üzerine yapmış olduğu para ve ticaret sembolleri binaya büyük bir anlam katıyor. Yeni ile eskiyi ayıran bu otobüs istasyonu 1948 ile 1949 yılları arasında Macar mimar Nyiri Istvan tarafından yapılmış. 2004’ten bu yana Design Terminal ismiyle bir tasarım evi olarak kullanılıyor.

10. Párisi Udvar

Yirminci yüzyılın başlarında yapılan ve görkemli cam tavanı ile hayranlık uyandıran heykellerle süslü Párisi Udvar, Budapeşte’nin Art-Deco ve gotik mimaris sitllerde inşa edilmiş alışveriş merkezi. Paris’teki Passage des Panoramas’dan esinlenerek tasarlanan yapı, kentin en eski meydanlarından biri olan Ferenciek Tere’de bulunuyor.


Buda Yakasında Görülecek Yerler

Buda Yakası‘nın en önemli yerleri, görkemli Kale Bölgesi’nde bulunan gotik Matthias Kilisesi ve adeta kutsal bir görüntüye sahip olan kubbesiyle Kraliyet Sarayı. Yemyeşil bir bölge olan şehir parkında ülke kahramanlarının heykellerini görebilir, dünyaca ünlü tabloları ve freskleri inceleyebilirsiniz. Yorulduğunuz zamansa kentin meşhur termal kaplıcalarında bir buhar banyosuna girip tüm yorgunluğunuzu atabilirsiniz.

1. Matthias Çeşmesi

budapeste matthias cesmesiKral Matthias ve güzel Ilonka efsanesinden esinlenilerek hayata geçirilen Matthias Çeşmesi, bir av sahnesini tasvir ediyor. Heykelin en tepesindeki Kral Matthias, elinde tuttuğu tatar yayı ile bir geyiğin yanında gururla dururken tasarlanmış. Ayaklarında ise üç av köpeği yer alıyor. Solda ise, Ilonka hikâyesini ilk kayıt altına alan İtalyan tarihçi Galeotto Marzio, diğer tarafta ise hikâyenin başkahramanı Szep Ilonka, küçük bir geyiği beslerken görülüyor. Çeşmeye bozuk para atmak çok popüler zira bu sayede Budapeşte’ye bir kez daha gelineceğine inanılıyor.

2. Trinity Meydanı

budapeste trinity meydaniBuda yakasının kalbi olan Trinity Meydanı, Buda’nın en önemli yerlerinden biri olan Matthias Kilisesi’nin haricinde, kilisenin tam karşısındaki Eski Buda Belediye Binası’nı (Regi Budai Varoshaza) da barındırıyor. On sekizinci yüzyılın başlarında İtalyan mimar Venerio Ceresola tarafından yapılan, beyaz renklerin hâkim olduğu ve Barok tarzı mimarinin en güzel örneklerinden biri olan yapı, 1710-1873 yılları arasında Buda’nın belediye binası olarak kullanılmış. Buda, Obuda ve Pest’in birleşmesiyle kapatılan binanın köşesindeki Athene Heykeli, elinde bir mızrak ve üzerinde Buda’nın simgesi bulunan bir kalkan taşıyor.

3. Lajos Batthyany Heykeli

Lajos Batthyany HeykeliBatthyany Meydanı’nın güney tarafında kalan heykel, Lajos Batthyany’i onurlandırmak adına yapılarak 2007’deki açılış töreninden bir yıl sonra, Batthyany’nin 200. yaşını kutlamak için buraya yerleştirilmiş. Heykelin yaratıcısı olan Geza Stremeny, eserini, mermerden bir gemi güvertesinin üzerinde duracak şekilde tasarlamış. Bir pelikanın yavrusunu kendi kanı ile besleyişinin tasvir edildiği figür Batthyany ailesinin sembolü olmuş.

4. Beyaz Haç Konağı

beyaz hac konagi budapestBatthyany Meydanı’nın batısına doğru ilerlediğinizde White Cross Inn’e sınır olduğunu görüyorsunuz. Rokoko tarzında yapılmış binanın tarihi on sekizinci yüzyıla dek uzanarak iki evi tek bir çatı altında topluyor. Budapeşte’nin ilk konaklardan biri olan bina, aralarında İmparator Joseph II ve meşhur çapkın Giacomo Casanova gibi ünlü isimleri ağırlamış. Bir hikâyeye göre burada kaldığı zamanların birinde hastalığından kurtulmak için bir kaplıcaya giden Casanova, burada yaşayan bir kızı baştan çıkarmış. Sonunda da  kızın babası tarafından şehrin dışına dek kovalanmış.

5. Hirsch Evi

budapeste hirsch eviBatthyany Meydanı No.3 ise bir başka ilginç yapı olan Hirsch Evi’nin adresi. On sekizinci yüzyılın sonlarından kalma binanın cephesi Louis XVI tarzında dekore edilmiş. Duvarda bulunan rölyeflerin dört mevsimi sembolize ettiği yapı, aynı zamanda Dört Mevsim Evi (Negy Evszak Haz) olarak da biliniyor.

6. Macar Kültür Vakfı

macar kultur dernegi budapesteTrinity Meydanı’nın kuzeyinde ise Macar Kültür Vakfı binası bulunuyor. Orta Çağ’dan kalmış gibi bir görünüme sahip olsa da aslında yirminci yüzyılın başlarında Neo-Gotik tarzda inşa edilmiş bir yapı olan vakıfta kültürel etkinlikler, sergiler, gösteriler ve konferanslar düzenleniyor.

Budapeşte görülecek yerler sayılanlarla sınırlı değil. Özellikle kenti yürüyerek keşfedebilir, geceleri ışıl ışıl parlayan yapıları Tuna Nehri üzerinde katılabileceğiniz tekne turunda bambaşka bir deneyim yaşayabilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki makaleBudapeşte Gezilecek Yerler
Sonraki makaleSzéchenyi Kaplıcaları, Budapeşte
Seyahat Yazarı, Blogger. “Yolda olmak” duygusuna âşık birisi. Aslında veteriner hekim, bilgi yönetimi okudu, marka yönetimi üzerine MBA yaptı. 14 yıl çalıştığı şirketiyle yolları ayrılınca, hayallerinin peşine düşüp, uzak masal ülkesi Yeni Zelanda’ya gitti. 22 ay boyunca Okyanusya ve egzotik Asya ülkelerinde seyahat etti.

3 YORUMLAR

  1. Çok güzel yazılar..
    Elinize sağlık..))
    Yalnız Budapeşte de Gül Babanın türbesinden bahsetseniz daha da sevinirdim..

  2. Ayakkabı Heykelleri ne kadar da üzücü 🙁 Kurşuna dizilip nehre atılmak ne kadar vahşice. İnsanların barbarlıklarından tiksiniyorum.

  3. Budapeşte’nin heykelleri de kendine özgü. Buda yakasında, Şemsiyeli Kadınlar Heykelleri var, Obuda Müzesi’nin hemen yanında.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here