Alanya‘nın simgesi ve en turistik mekânı olan Alanya Kalesi, Alanya ilçe merkezinde, Alanya-Antalya yolu üzerinde yer alıyor. Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan ve denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerinde bulunan tarih kale Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından 1221’de yaptırılmış.

Üç sıra olmak üzere surlarının uzunluğu yaklaşık 7 kilometreyi bulan Alanya Kalesi’nin, 83 kulesi, 140 burcu ve kentin su gereksinimi sağlamak üzere pek çok su sarnıcı bulunuyor. Eski ismi Alaiye Kalesi olan Alanya Kalesi, saray, cami ve lahit gibi çok sayıda tarihi eser barındırıyor.

alanya-kalesi-antalya

Alanya’daki Kandeleri Burnu’nu oluşturan dağın üzerinde yer alan Alanya Kalesi, ilk kez Tryhos adıyla bilinen Romalı korsanlar tarafından MÖ. 2. Yüzyılda yaptırılarak uzun süre korsanların sığınağı olarak kullanılmış. Bizanslıların burada yeni bir kale yaptırmasının ardından, Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad kaleyi aldıktan sonra, burada tekrar bir kale inşa ettirmiş. Selçuklu sultanının yaptırdığı kalenin sur ve kuleleri, savunma yönünden olduğu kadar Selçuklu mimarisine teşkil ettiği örnek bakımından da büyük bir değere sahip. I. Alaeddin Keykubad tarafından Selçuklulara katılan kale ardından sırasıyla Karamanoğulları ve Memluk idaresine geçerek son olarak 1471’de Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilmiş.

alanya-kalesi

Dış Kale, Orta Kale ve İç Kale olmak üzere üç bölümden oluşan Alanya Kalesi’nde, Aya Yorgi Kilisesi, Kanuni Sultan Süleyman Camii, Akşabe Sultan Türbesi, Selçuklu Hamamı, Arasta, Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi, Sultan Alaaddin Sarayı, irili ufaklı sarnıçlar, deniz feneri ve zindan yer alıyor. İç Kale bölümünde Aya Yorgi adıyla bilinen küçük bir kilise, limanın doğusunda ise kaleye koridorla bağlı bulunan Kızılkule bulunuyor. 33 metre yüksekliğinde ve 12.50 metre genişliğinde olan kule, Alaeddin Keykubad’ın yaptırdığı bitişiğindeki tersaneyi koruyor.

Alanya yarımadasını çeviren kale surları, Akdeniz’e doğru dimdik iniyor. Kıyıda yükselen burç, tarihte idam cezalarının ifa edildiği yer olması dolayısıyla günümüzde “Adam asacağı” ismiyle anılıyor. Eğrikapı, Kocakapı, Ortakapı, İskelekapısı adında, üçer katlı dört kapıdan girilen kale; dış kale, iç kale ve orta kalede bulunan kapılar, kale kapısından çok saray kapılarına benzer şekilde kitabelerle süslü.

Deniz ve kara yoluyla güç ulaşımı nedeniyle tarih boyunca en iyi korunmuş yapılardan biri olan Alanya Kalesi’nin yarımadanın zirvesinde açık hava müzesi olarak değerlendirilen İç Kale bulunuyor. Burada Alaeddin Keykubad’ın sarayı yer alıyor. Araç trafiğine açık bulunan ve günümüzde de yerleşimin sürdüğü alana yürüyerek yaklaşık 1 saatte çıkılabiliyor. Kalenin ortasında yer alan yonca yaprağı planlı küçük Bizans kilisesi olan Aya Yorgi Kilisesi ise halen ayakta duruyor.

Alaeddin Keykubad döneminde eklenen ve Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden biri olan sekizgen planlı ve her köşe genişliğinin 12.5 metre olduğu Kızılkule, Alanya Limanı’nda yer alıyor. Kızılkule’nin inşası için Alaeddin Keykubad isteği üzerine, dönemin ünlü mimarı Ebu Ali Reha Halep’ten Alanya’ya çağırılmış ve adını da inşasında kullanılan kırmızı renkli tuğladan almış. Kale surlarının kilit noktasını teşkil eden Kızılkule’nin yapımında Antikçağ’a ait devşirme malzemeden yararlanılarak yüzdeki mazgalları, gözetleme pencereleri, düşmana zift ve kaynar su dökmeye yarayan önleri peçeli delikleri hâlen görülebilir durumda. Kale kompleksi içindeki tersane ise Selçukluların denizle ilk buluşmasını simgeliyor.

Giriş kapısında, sultanın armasını taşıyan ve rozetlerle süslü olan yazıtta, bu tersanenin Selçukluların Sinop’tan sonra ikinci deniz üssü olması nedeniyle Alaaddin Keykubad’a verilen “İki Denizin Sultanı” unvanı yer alıyor. Doğu surları ile kasabanın kıyısını koruyan kuzey surlarının birleştiği noktada yer alan Kızılkule, Alanya Limanı’nın doğusunda, tüm limana ve tersaneye hâkim bir noktada bulunuyor.

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here