Alanya, turkuaz denizi ve altın rengi kumlarıyla olduğu kadar pek çok aktivite ve doğa sporuna da olanak sağlayan doğasıyla ziyaretçilerine unutulmaz deneyimler vadediyor. Gezilecek yerleri, denizi, plajları ve gece hayatı ile ülkemizin gerek yerli, gerekse yabancı ziyaretçi açısından en gözde yerlerinden birisi.

Akdeniz Bölgesi’deki Antalya‘ya bağlı, enerjisi yüksek gezginler için vazgeçilmez bir destinasyon olan Alanya’nın ziyaretçileri, Alanya Kalesi başta olmak üzere pek çok antik kentin içerisinde yer alan diğer tarihi kaleleri, Türkiye’nin en iyi plajları seçilen eşsiz plajlarını, birer doğa harikası olan mağara oluşumlarını, yayla ve nehirlerini görme şansına sahip oluyorlar.

Alanya Gezilecek Yerler

1. Alanya Kalesi ve Kızılkule

Alanya Kalesi

Alanya’nın simgesi olan Alanya Kalesi, Alanya ilçe merkezinde, Alanya-Antalya yolu üzerinde yer alıyor. Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından 1221’de yaptırılan kale, Dış Kale, Orta Kale ve İç Kale olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Aya Yorgi Kilisesi, Kanuni Sultan Süleyman Camii, Akşabe Sultan Türbesi, Selçuklu Hamamı, Arasta, Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi, Sultan Alaaddin Sarayı, irili ufaklı sarnıçlar, deniz feneri ve zindanın yer aldığı Alanya Kalesi’nde bir de Alaeddin Keykubat döneminde eklenen ve Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden biri olan Kızılkule bulunuyor. Doğu surları ile kasabanın kıyısını koruyan kuzey surlarının birleştiği noktada yer alan Kızılkule, Alanya Limanı’nın doğusunda, tüm limana ve tersaneye hâkim bir noktada bulunuyor. Adını inşasında kullanılan kırmızı renkli tuğladan alan Kızılkule’nin giriş kapısında, sultanın armasını taşıyan ve rozetlerle süslü bir yazıt yer alıyor. Yazıtta, tersanenin Selçukluların Sinop’tan sonra ikinci deniz üssü olması nedeniyle Alaaddin Keykubat’a “İki Denizin Sultanı” unvanı verildiği yazılı.

2. Antik Kentler

Syedra Antik Kenti

Syedra Antik Kenti

MÖ. 3. yüzyılda, bugünkü Kargacı ve Seki Köyleri’nin sınır oluşturduğu bir tepede kurulan bir Roma kalıntısı olan Syedra Antik Kenti, Alanya ilçe merkezine uzaklığı 20 kilometre mesafede yer alıyor. Denizden 3 km. kadar uzaklıkta büyükçe bir tepe üstüne kurulan büyük şehir Syedra şehrinin merkezini oluştururken yörede bulunan kitabelerden ve gerekse de MS. 138-161 yılları arasında Marcus Aurelius ve Antonius adlarına basılan paralardan, kentin Roma kalıntısı olduğu anlaşılmış. Anıtsal giriş kapısının lentosu hala sağlam bulunan kentin sütunlu caddesinin iki yanında, yapı ve mozaikler ile şehrin içinde muhtemelen su deposu olarak kullanılmış üç havuz bulunuyor.

Selçuklu Tersanesi

Yapımına 1227’de başlanan Selçuklu Tersanesi, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad’ın Alaiye (Alanya) kentini almasından altı yıl sonra Kızılkule’nin yakınında inşa edilmiş ve bir yılda bitirilmiş bir yapı. Kemerli beş gözden oluşan tersanenin denize bakan cephesi 56.5, derinliği ise 44 metre olarak yapılmış. Tersanenin bir yanında mescit öteki yanında muhafız odası mevcut olup gözlerden birinde ise zaman içinde körlenmiş bir kuyu bulunuyor. Tersane için seçilen yer gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde planlanarak güneyden gelebilecek tehlikelere karşı, iki katlı, iki odalı bir kule ile güçlendirilmiş. Selçukluların Akdeniz’deki ilk tersanesi olan Alanya Tersanesi’nin giriş kapısındaki yazıt, Sultan Keykubat’ın armasını taşıyor ve rozetlerle süslü.

Leartis-Learti Antik Kenti

Büyük Kilise olarak bilinen ve Alanya kıyı boylarındaki irili ufaklı tepe yamaçlarında kurulu olan Leartis-Learti, Alanya merkeze 22 kilometre mesafedeki kilise, hamam, sarnıç, küçük bir stadyum tiyatro, sütunlu cadde ve tapınaklardan oluşuyor. Stadyumun güney kısmında yer alan kilisede, freksler ve kartal bacağı, öküz başı kabartmaları ile kitabelere rastlanıyor. Trayan ile imparatoriçe Herinnia Etruscill adlarına para basılan kentte bulunan kitabelerden elde edilen bilgilere göre MS. Birinci ila üçüncü yüzyıllar arasında en parlak dönemini yaşadığı biliniyor. Şehirde yer alan tapınaklardan ise Zeus, Megistos, Apollon ve Cesar’a ait olanlar bilinenler arasında.

Iotape Liman Kenti

Alanya’nın 30 kilometre doğusunda yer alan gezilecek yerler arasındaki Iotape Liman Kenti, Kral Antichus’un eşi Iotape’nin adını taşıyor. Bugünkü Akdeniz kıyı yolunun tam ortasından geçtiği Iotape’nin bir de limanı bulunuyor. Yarımada şeklinde   oldukça yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş Iotape Kalesi’ne çıkış zor olsa da, buradaki manzaradan Alanya’yı ayaklar altına seriyor. Iotape Antik Kenti’nin caddesi, hamamı, kilisesi, nekropol ve akropolü ile tek odalı, üstü kapalı mezar odaları yer alıyor. 

Hamoxaia Antik Kenti

Alanya merkezden yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta Ulaş Plajı’nı geçip Elikesik Köyü’ne dönüldüğünde, köyden toprak bir yolla ulaşılabilen ve Sinek Kalesi olarak bilinen Hamoxaia Antik Kenti, Alanya’nın kuzeybatısında yer alıyor. Muazzam bir manzarası bulunan bu nokta, Antik Çağ coğrafyacısı Strabon tarafından gemi yapımında kullanılan kerestelerin elde edildiği, özellikle de sedir ağaçlarının bol olduğu bir yer olarak anlatılıyor. Roma dönemi öncesi inşa edildiği düşünülen kentte, en yüksek noktada yer alan Hellenistik dönem özellikleri taşıyan bir kule bulunuyor. Kentin en önemli kalıntılar ise, çeşme, havuz, yarım daire planlı, oturma sıraları halen görülebilen yazıtlarla donatılmış geniş bir eksedra, dini yapı komleksi ve nekropolden oluşuyor. Hermes’e ait bir tapınağın varlığını gösteren kentin, MS. 100 ila 200 yılları arasında zengin olmayan küçük fakat Coracesium’a bağlı bir topluluk olarak yaşamını sürdürdüğü biliniyor. Kalıntıların önemli bölümü ise Roma ve Bizans dönemlerine ait.

3. Cami, Mescit ve Türbeler

Süleymaniye Cami

Alanya Suleymaniye Cami

Alaeddin ve Kale Cami olarak da bilinen Süleymaniye Cami, 1231’de Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad tarafından şehrin yeniden imarı esnasında İç Kale’nin hemen dışına inşa edilmiş. 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın yeniden imar ettiği tek minareli cami moloz taştan kare şeklinde inşa edilmiş. Kapı ve pencerelerindeki ahşap işlemelerin Osmanlı ahşap işlemeciliğinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen caminin, iskelet üzerine oturan tuğla bir kubbesi bulunuyor. Akustik özellikleri sağlamak için ise kubbenin askısı olarak görev yapan parça üzerinde bir düzineden fazla sayıda küçük küp yer alıyor.

Emir Bedrüddin Cami

Andızlı Cami olarak da bilinen Emir Bedrüddin Cami adını, hemen yanındaki andız ağacından alıyor. Tophane Mahallesinde bulunan cami, 1227’de Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Yalılar Emiri Emir-ül Haç Zade Bedrüddin Ömer tarafından yaptırılmış. Selçuklu mimari özelliklerini taşıyan ve kesme taştan yapılan caminin minberi de Selçuklu ahşap oyma sanatının en güzel örneklerinden birisi olarak kabul ediliyor. 1725’te onarım gördüğünü anlatan kitabesi de bulunana camiye, Kızılkule minaresinin aşağısındaki bir kapıdan giriliyor. Yapının son cemaat yerinin altında büyük bir Selçuklu sarnıcı ve yol aşağısında Arap Kuyusu denilen eski bir kuyu bulunuyor.

Akşebe Sultan Mescidi

Akşebe Sultan Mescidi

Alanya Kalesi’nin ilk kumandanlarından olan Akşeba Sultan tarafından 1230’da yaptırılan mescidin batısında kendine özgü mimarisi olan ve kırmızı tuğladan örülen bir minaresi bulunuyor. Dış cephesi taş, içiyse tuğladan inşa edilen yapının biri mescit, diğeri de Akşebe’nin ve sahibi bilinmeyen birkaç mezarın bulunduğu bölümden oluşan iki odası bulunuyor.

Tophane Mescidi

On dokuzuncu yüzyıl Osmanlı yapısı olan Tophane Mescidi yerel ustaların geleneksel yapım teknikleriyle restore edilmiş. Üst kat tavan kaplamaları o dönem Alanya’nın geleneksel yapılarında kullanılan sedir ve karaçam olan yapının kapısı çevresindeki aynı dönem yapılarda görülen masif ahşaptan yapılmış.

Sitti Zeynep Türbesi

On altıncı yüzyıl Osmanlı eseri olan Sitti Zeynep Türbesi, dikdörtgen planlı, moloz taş ve kireç harcı ile inşa edilmiş. Cephesi doğuya bakan “L” görünümlü caminin sağındaki kapıdan aynalı tonozla örtülü kare planlı bir mekâna giriliyor. Buranın solunda zemin seviyesinden yüksekte, sivri kemerli küçük bir kapı ile kare planlı mescit bölümüne geçilen yapının bu bölümü ise batıdan sivri tonozlu ve doğu-batı doğrultulu uzun bir mekân birleştirilmiş. Ortasında ise moloz taşlı sıva ile yapılmış sanduka biçimli mezar yeri bulunuyor.

4. Kiliseler

Hıdrellez Kilisesi

Torosların Akdeniz’e bakan eteğinde, ne zaman kurulduğu bilinmeyen ancak kitabesinde 23 Nisan 1873’te onarımdan geçirildiği yazan Hıdrellez Kilisesi, Alanya ilçe merkezine 10 kilometre mesafedeki Hacı Mehmetli Köyü sınırları içerisindeki Hıdır İlyas mevkiinde yer alıyor.

Bir süre kadınlar mahfili yapılarak cami olarak da kullanılan Hıdrellez Kilisesi, Müslümanlarca da kutsal olarak kabul edilip turistler tarafından da ziyaret ediliyor. Hacı Mehmetli Köylülerinin her yıl Hıdırellez Haftasında baharı karşılamak için ziyaret ettikleri kilise, harika bir Alanya ve Akdeniz manzarasına sahip. Hıdır İlyas mevkiinde aynı zamanda, içinde sarnıcı olan bir şapel de bulunuyor.

1924’te yaşanan nüfus mübadelesiyle Türkçe konuşan Alanyalı Ortodoksların Yunanistan’a yerleşerek burada Neo İonia ilçesini kurmalarıyla önceki vatanları olan Alanya ile kardeş şehir olunmuş. Halen torunlarının ziyaret ettiği köydeki kilisenin Hristiyanlar tarafından kullanılan ismi Agios Georgios, yani Aziz Georgi Kilisesi. Benzerlerine Antalya Kaleiçi’nde de rastlanana kilise küçük apsisli ve dikdörtgen planlı bir taş yapı. Tavan süslemeleri ve freskler bozulan Hıdrellez Kilisesi’nin Grekçe ve Kramanlıca yazılan kitabesi Alanya Müzesi‘nde sergileniyor.

Aya Yorgi Kilisesi

Aya Yorgi Kilisesi, Alanya

Hagios Georgios olarak bilinen Aya Yorgi Kilisesi, Alanya Kalesi’ndeki İç Kale saray kalıntısının hemen karşısında yer alıyor. Bizans dönemine ait küçük bir kilise olan Aya Yorgi, MS.6. yüzyılda yapıldığı düşünülen yonca planlı, bozulmuş da olsa halen iç duvarlarında fresklerin bulunduğu bir kilise. İç Kale’de Selçuklu dönemine ait olmayan tek yapı olan Aya Yorgi, dini önemi artınca zaman içerisinde piskoposluk haline getirildiği biliniyor. Alanya’nın Türk-İslam dönemi öncesinden günümüze ulaşabilen ender bir yapı olan kilise, kale ile birlikte koruma altında bulunuyor. Alanya’da görülmesi gereken yerler arasında.

Kalenin güney doğu sur duvarına tamamen bitişik ve üst örtüsü kubbeli olan taş yapının doğusunda ise mihrabı yer alıyor. Kullanım bakımından kalenin üç dönemini yansıtması açısından ilginç olan Aya Yorgi, ilk zamanlar Hellenistik dönem kulesine ait 6 metre genişliğindeki kare planlı bir kule olan yapının üzerine Bizans döneminde bir kilise inşa edilmiş. Selçuklu döneminde ise eski sur duvarlarının yapımı sırasında kilise korunmuş ve mescit olarak kullanılmış.

5. Kervansaraylar

Şarapsa Kervansarayı

Sarapşa Kervansarayı

Alanya ilçe merkezine on beş kilometre mesafede, Alanya-Antalya kara yolu üzerindeki bir tepede yer alan Şarapsa Kervansarayı, Sultan Alaaddin Keykubad’ın oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1236 ila 1246 yılları arasında yaptırılmış.

Dikdörtgen planlı yapının doğusunda gözetleme kulesine benzeyen bir minare bulunuyor. On bölmeli han tipinde olan yapının tamamen taşla yapılan kuzey ve güney duvarları, dıştan birer payanda yerleştirilerek dayanıklılığı arttırılmış. Hanın solunda, kapısı kuzeye açılan bir mescit ve aynı zamanda bir tabhane amaçlı kullanılan bir bölüm bulunuyor.

Alara Kervansarayı

1232’de Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan bir mimari kompleks olan Alara Kervansarayı, Kervan Müzesi, cami, kilise, su kaynağı ve hamam içeriyor. Alara Nehri yakınlarında Alanya ilçe merkezinden 35 kilometre mesafede yer alan saray, Alanya-Manavgat sınırını oluşturan Alara Çayı’nın denizden dokuz kilometre kuzey yönünde inşa edilmiş. İki bin kilometrelik bir alan üzerine kesme taştan inşa edilen saray çevresinde, nöbetçi kulübesi, bugün bile tüm özelliğini koruyan çeşmesi, mescidi ve hamamı bulunuyor.

6. Plajlar

İncekum Plajı

Antalya-Alanya kara yolunun yirmi altıncı kilometresinde yer alan İncekum Plajı, Avsallar Belde sınırları içerisinde bulunuyor. Maviyle yeşilin, deniz ve ormanın iç içe olduğu İncekum, aynı zamanda bir mesire yeri. Tertemiz sığ denizi ve adını veren incecik kumu ile, Alanya’nın en gözde plajlarından.

Damlataş Plajı

Damlataş Plajı

Damlataş Mağarası’nın önünde, Alanya Kalesi’nin eteklerinde yer alan Damlataş Plajı, Alanya’ya özgü ince kuma ve berrak denize sahip. Kumsalı oldukça geniş olan plajın arkasında pek çok turistik tesis bulunuyor.

Kleopatra Plajı

Alanya Kleopatra Plaji

Tarihi yarımadanın batısında, Damlataş Mağarası’nın önündeki kıyıda yer alan ve Mavi Bayraklı bir plaj olan Kleopatra Plajı, kayalarla çevrili havuz görünümünde bir doğal plaj. Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra ile Roma İmparatoru Antonius’un yüzdüğü söylenen plajın yarımadaya doğru uzanan ve iri taşlardan oluşan küçük koyu da Kleopatra Koyu ismiyle anılıyor. Deniz dibi ve su canlılarının rahatlıkla izlenebildiği Kleopatra Koyu, berrak deniziyle ünlü.

Ulaş Plajı

Antalya-Alanya kara yolunun beşinci kilometresinde bulunan ve küçük bir koy şeklinde olan Ulaş Plajı, deniz-güneş-kum keyfi kadar, dinlenme yeri, restoranı ve piknik yerleriyle de tercih ediliyor.

7. Mağaralar

Damlataş Mağarası

Damlataş Mağarası

Alanya şehir merkezine üç kilometre uzaklıkta bulunan Damlataş Mağarası, 1948’de liman inşaatında kullanılacak taş için ocak açılması sırasında bulunmuş. Sarkıtlardan damlamaya devam eden su damlaları ve birbirinden güzel binlerce sarkıt ve dikitler süslü nedeniyle Damlataş adını alan mağarada 15.000 senede oluşmuş sütunlar yer alıyor. Tarihi Alanya Kalesi’nin batı kıyısında bulunan mağaranın girişinde 50 metrelik geçitten sonra silindirik bir boşluktan tabana iniliyor. Isısı yaz-kış 22.3 °C olan Damlataş Mağarası’nın astıma iyi gelen dört vasfı olduğu tespit edilmiş. Ortamda bulunan karbondioksit, yüksek oranda nem gibi unsurların ilk ikisinin astıma iyi geldiği, diğer ikisinin de yardımcı faktör olarak kabul edildiği biliniyor.

Dim Mağarası

Alanya Dim Mağarasi

Alanya’ya 11 km uzaklıkta bulunan Dim Mağarası, deniz seviyesinden 232 m yükseklikte Cebeli Reis Dağı’nın batı yamacında yer alıyor. Dört galeriden oluşan mağara Alanya’dan Kestel Beldesi üzerinden, Dim Çayı vadisinden ve Tosmur Beldesi üzerinden kara yoluyla ulaşım mümkün. 360 metre uzunluğa ve 10-15 metre genişliğe sahip olan Dim Mağarası’nda zengin sarkıt, dikit ve traverten oluşumları yer alıyor. Mağaranın sonunda, girişten 17 metre derinde küçük bir göl bulunuyor.

Fosforlu Mağara

Fosforlu Mağara

Damlataş Mağarası tarafında bulunan ve küçük bir kayıkla içine girilebilen Fosforlu Mağara, yapı itibariyle jeolojik değere sahip farklı bir doğal güzellik. Geceleri içi aydınlık olan ve fosforlu parıltılarının gündüz de görülebildiği mağara adını bu özelliğinden alıyor. Antik dönem deniz
mağaraları olduğu bilinen Fosforlu Mağara’nın sıra dışı ışık efektleri görülmeye değer.

Kadıini Mağarası

Çatak Mağarası olarak da bilinen Kadıini Mağarası, Alanya ilçe merkezinden 15 kilometre uzaklıktaki Oba Kasabası ile Bademağacı Köyleri’nin sınırındaki Çatak mevkiinde bulunuyor. Çevrede bulunan piknik yerleri ise yöreye ayrı bir canlılık veriyor

Korsanlar Mağarası

Antik bir deniz mağarası olduğu düşünülen Korsanlar Mağarası, efsaneye göre etrafa korku saçan korsanların soygunlardan elde ettikleri malları depoladıkları ve kaçırdıkları kızları tuttukları yermiş. Mağara tahminen 10 metre genişliğinde 5 metre yüksekliğinde olan mağaranın ağız kısmından tekne geçişine izin veren mağara içerisinde cami kubbesi gibi insanın üzerini örten rengârenk taşlar bulunuyor.

Aşıklar Mağarası

Tarihi Alanya Yarımadası’nın denize yakın yamacında iki girişli bir mağara olan Aşıklar Mağarası’na, Cilvarda Burnu’na doğru teknelerin yanaşmasıyla kayalara tırmanılarak ulaşılıyor. 75 metre uzunluğundaki mağaranın Damlataş tarafındaki ağzı, denizden on beş metre kadar yüksekte yer alıyor.

Hasbahçe Mağarası

Alanya ilçe merkezinden dört kilometre uzaklıktaki Küçük Hasbahçe Mahallesi’nde yer alan Hasbahçe Mağarası Damlataş Mağarası’ndan daha büyük. Serin ve sabit mağara ısısı nedeniyle narenciye ürünlerini depolamak için kullanılıyor.

8. Müzeler

Alanya Arkeoloji Müzesi

Alanya Arkeoloji Müzesi

Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden getirilen Tunç Çağı, Urartu, Frig ve Lidya dönemine ait eserlerle 1967’de açılan Alanya Arkeoloji Müzesi bölgedeki kazı çalışmalarından çıkan eserlerle müze genişletilerek zenginleşmiş. Arkeoloji ve Etnografya olmak üzere iki bölümden oluşan müzede, Alanya çevresinde bulunup sergilenen en eski tarihli eser, MÖ. 625’e ait Fenike dilinde bir taş yazıt. En önemli eseri ise mitolojide dramatik bir öyküsü olan ve MS. İkinci yüzyıl tarihli bronz döküm Herakles heykeli. Alanya Arkeoloji Müzesi’nde Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans dönemine ait eserlerle, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait Türk-İslam eserleri sergileniyor. Etnografya bölümünde Alanya çevresinden derlenen ve bölgenin folklorik özelliklerini yansıtan, yörük kilimleri, ala çuvallar, heybeler, giysiler, işleme örnekleri, silahlar, günlük kullanım kapları, takılar, el yazmaları ve yazı takımları gibi objeler; müze bahçesinde de Roma, Bizans ve İslam dönemlerine ait taş eserler bulunuyor.

Hüseyin Azakoğlu Kent Müzesi

Şekerhane Mahallesi’nde bulunan ve sahipleri tarafından kültürel amaçlı kullanılmak için Alanya Belediyesine bağışlanan Azakoğlu Konağı, geleneksel Alanya evlerinin en güzel örneklerinden biri olarak Alanya Azakğlu Kent Müzesi adı altında ziyaretçilerini ağırlıyor. Ayakta kalmış tarihi Alanya evlerinden biri olarak tescillenen yapı, Alanya’nın kent belleğini ve kent kimliğinin korunmasında önemli katkı sağlayacak bilgi ve belgeler içeriyor.

Atatürk Evi Müzesi

Alanya Atatürk Evi Müzesi

İkinci meşrutiyet döneminde yapıldığı tahmin edilen ve Atatürk’ün 18 Şubat 1935’te Alanya’yı ziyareti esnasında kaldığı ev, sahibi Rıfat Azakoğlu tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağışlanmış. Bakanlık tarafından müzeye dönüştürülen evde, Atatürk’e ve o döneme ait çeşitli belge ve eşyalar sergileniyor.

9. Sportif Etkinlikler

Alanya Triatlonu

Her yıl ekim ayı içinde düzenlenen, Alanya Belediyesi ile Türkiye Bisiklet Yarış Federasyonu tarafından dağ bisikleti yarışları olarak bilinen Alanya Triatlonu, yüzme, bisiklet yarışı ve koşu olmak üzere üç unsuru içeriyor. Uluslararası düzeyde sportif bir etkinlik olan triatlon, 1991’den bu yana düzenleniyor.  Kuvvet ve dayanıklılık becerilerinin çok iyi olmasını gerektiren, rüzgâr, yağmur, dalga gibi çevresel koşullardan etkilenebilen bu spor dalı Eurosport TV tarafından dünyaya yayınlanıyor.

Rafting

Alanya Rafting

Alanya’nın rafting için en elverişli bölgelerinden olan ve Alanya’nın altı kilometre doğusunda denize dökülen Dimçay Nehri üzerinde yer alan Alraft Tesisleri rafting için biçilmiş kaftan. Alanya ilçe merkezine 20 kilometre mesafede yer alan tesis, her yıl yerli-yabancı pek çok ziyaretçi ve sporcu ağırlıyor.

Dağcılık

Akdağ ve Cebelireis Dağları’nda trekking ve amatör dağcılığa elverişli olan bölgeler bulunuyor. Özellikle bu amaca uygun olarak Turizm Bakanlığı tarafından Kış Sporları Turizm Merkezi ilan edilen Akdağ, tercih edilen bir bölge.

10. Aktiviteler

Yat Gezileri

Alanya’nın muazzam kıyılarını sahiller boyunca dolaşan, mağaraları ve plajları gezen tekne turları Alanya’yı farklı açılardan görme ve yaşama fırsatı sunuyor. Antik kule surlarından başlayan ve Korsanlar Mağarası gibi antik deniz mağaralarına uğrayarak, sıra dışı kumuyla büyüleyici bir plaj olan Cleopatra Plajı’na kadar süren turlarda, İncekum Koyu’nda öğle yemeği ve yüzme molası veriliyor. Zaman zaman yunusları da görebileceğiniz turlarda büyüleyici koylar ve eşsiz doğa manzaraları sunuyor.

Sapadere Kanyonu 

Sapadere Kanyonu

Doğa sporlarını sevenler için oldukça güzel bir deneyim olan Sapadere Kanyonu, tırmanma ekipmanları olmadan nefesleri kesen bir doğaya sahip. Kavisli ve uçurumları olan dağ yollarından geçerek aşacağınız kanyonda, yılın en sıcak mevsiminde bile en fazla 12°C’ye ulaşan Serde Nehri’ne kavuştuğunuzda bir güzel bir mola veriyorsunuz. 600 metrelik yürüyüşün sonundaki en çekici nokta ise şelale. Burada yüzebilir, bitki örtüsü ve yaban hayatıyla günün kalanını daha da keyifli geçirebilirsiniz.

Alanya’nın eşsiz doğasında jeep safariquadrocycle safari ve Dimçay Nehri’nde rafting sporları yapabileceğiniz gibi, Manavgat Nehri’nde yat turuna çıkabilirsiniz. Alanya’ya 30 kilometre mesafedeki Okudzalar Mevki’inde bulunan Aqua Park Water Planet’te suyun en eğlenceli halini yaşayabilir, rengârenk balıkları ve sualtı canlılarını yakından görmek için dalış yapabilir, Alanya’ya 18 kilometre uzaklıkta bulunan Dolphinarium’u ziyaret ederek çocuklarınız kadar siz de yunus ve fokların unutulmaz gösterilerini izleyebilirsiniz. Dilerseniz Alanya   sınırları içerisinde bulunan alanlarda camping ve oto-karavan olanaklarından yararlanabilir, tatlısularda balık tutabilirsiniz.

Alanya’ya gelmişken Türkiye’nin deniz, kum ve güneş tatilinin başkenti Antalya’ya da uğrayabilir, kıyıların keyfini sürmeye devam edebilirsiniz.

2 YORUMLAR

NEDEN BİR YORUM YAZMIYORSUN?

Please enter your comment!
Please enter your name here